Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1013, sondan 5224. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 59. ayetidir. A'raf Suresi 59. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 5485 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (9) م (8) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
لقد ارسلنا نوحا الى قومه فقال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره اني اخاف عليكم عذاب يوم عظيم
Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
Sûrenin başlarında Hz. Âdem hakkında bilgi verilmişti. 59-93. âyetlerdeyse Hz. Nûh ile daha sonraki bazı peygamberlerin kendi toplumlarıyla ilişkileri ve dinlerini tebliğ çabaları özetlenmekte; ardından değerlendirme mahiyetinde bazı açıklamalar yapıldıktan sonra 103-156. âyetlerde Hz. Mûsâ’nın tebliğ faaliyetleri, kendi kavmiyle ilişkileri, Firavun ve yandaşlarına karşı verdiği mücadeleye geniş olarak yer verilmekte; daha sonra yine İsrâiloğulları’nın dinî, ahlâkî ve sosyal hayatlarıyla ilgili karakteristik özellikleri anlatılmaktadır.
Kur’an-ı Kerîm’de geçmiş peygamberler hakkında bilgiler verilirken olayların –tarihî bakımdan önem taşısa bile– dinî çerçeve dışındaki ayrıntılarına girilmediği, esas itibariyle bu olayların ibret alınacak yönlerinin öne çıkarıldığı görülmektedir. Bu suretle Hz. Muhammed’in davetine muhatap olan kişilerin ve toplumların eski yanlışları tekrar etmemeleri istenmiş; aksi halde Allah’ın, inkârcılık ve kötülüklerde direnen eski inkârcı topluluklara verdiği cezaların, belâ ve musibetlerin benzerlerini İslâm’a karşı direnip düşmanlık gösterenlere de er geç dünyada veya âhirette vereceği uyarısında bulunulmuştur.
Âyetin ilk cümlesinde Nûh’un “resul” yani elçi olduğu belirtilmekte (Hz. Nûh hakkında bilgi için bk. Hûd 11:25-35); Hz. Nûh’un burada aktarılan ifadesinin ilk cümlesinde onun kavmini Allah’a ibadet etmeye çağırdığı, ikinci cümlesinde bu ibadetin gerekçesi olarak Allah’tan başka ilâh bulunmadığını, yani tevhid akîdesini tebliğ ettiği, son cümlesinde de inkârcıları “büyük bir günün azabı” ile tehdit ederek âhiretin gerçek olduğuna işaret ettiği bildirilmektedir. Bu son cümledeki “azap” ile Nûh tûfanının kastedildiği de düşünülebilir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Nuh’u elçi olarak kavmine biz göndermiştik de “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!” demişti.
Andolsun, Nûh'u kavmine gönderdik; “Ey kavmim!” dedi, “Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum.”
Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. “Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum.” dedi.
Andolsun Biz Nuh'u kendi toplumuna (elçi) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, (sadece) Allah'a kullukta bulunun, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, (böyle giderseniz) sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
Andolsun ki Nuh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Şüphe yok ki ben, büyük bir günün azabına uğrayacağınızdan korkuyorum.
Ahd-i atıyk'te "Tekvin" bölümünün 6-8. babları, Nûh Peygambere ve tufana aittir.
Abdullah Parlıyan
Gerçek şu ki, biz Nuh'u kendi toplumuna gönderdik: “Ey kavmim!” dedi “Yalnızca Allah'a kulluk edin. O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur ve olamaz. Doğrusu ben, dehşetli azabıyla büyük bir günün gelip, sizi bulmasından korkuyorum.”
Andolsun ki, Nûh'u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak kavmine gönderdik. Nuh:
“Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. Ben sizin adınıza, büyük bir günün azâbından korkuyorum." dedi.
Biz Nuh'u kavmine gönderdik. O da: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.
Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (halkına bir elçi olarak) gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.'
Andolsun, biz Nûh'u Peygamber (olarak kavmine) gönderdik de o, şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah'a ibadet ve itaat edin. Sizin için ondan başka bir ilâh yoktur. Ben, üzerinize gelecek çok büyük bir günün azâbından hakikaten korkuyorum.”
Andolsun ki Nuh’u milletine peygamber olarak gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka mabudunuz yoktur. Doğrusu sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”
Andolsun ki Nuh'u da (resul olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a (gönülden boyun eğin ve yalnızca O'na) kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek olan) büyük bir günün azabından korkuyorum.”
And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.
Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum."
Celâlım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azâbı inmesinden korkuyorum
Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: «Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum».
Şânım hakkı için, Nûh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik; bunun üzerine(onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur!(2) Şübhesiz ki ben, sizin üzerinize büyük bir günün azâbından korkuyorum!”
(2)“Nev‘-i beşerin (insanlığın) en nûrânîsi ve en mükemmeli olan umum peygamberler(aleyhimüsselâm) bil-icmâ‘ berâber لٓاَ اِلٰهَ اِلَّا هُوَ [O’ndan başka ilâh yoktur] deyip zikrediyorlar ve parlak ve musaddak (doğrulanmış) olan hadsiz mu‘cizâtlarının kuvvetiyle, tevhîdi (Allah’ın birliğini) iddiâ ediyorlar ve beşeri, hayvanât mertebesinden melekiyet derecesine çıkarmak için, onları îmân-ı billâha(Allah’a îmâna) da‘vet ile ders veriyorlar.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 109-110)
İlyas Yorulmaz
Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Kavmine “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin, sizin için ondan başka ilah yok. (Eğer ondan başkasına kulluk ederseniz) büyük bir günün azabının size gelmesinden korkuyorum” demişti.
Biz Nuh/u kavmine göndermiştik. O da «— Ey kavmim! Tanrıya tapın, O/ndan başka sizin için tapacak yoktur. Çünkü ben üzerinize büyük bir günde [²] azap gelmesinden korkuyorum» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 59. Ayet Açıklaması
[2] Tufan günü veya kıyamet günü.
Kadri Çelik
Hiç şüphesiz Nuh'u kavmine gönderdik. “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum” dedi.
Gerçekten biz Nûh’u,halkına ilâhî mesajı bildiren bir elçi olarak görevlendirmiştik. Nûh, “Ey halkım!” demişti, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin, O’ndan başka otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğeceğiniz bir efendiniz, bir ilâhınız yoktur! Doğrusu ben sizin için, zalimleri helak edecek olan büyük bir günün azâbından korkuyorum!”
And olsun, Nûh’u kavmine rasûl gönderdik!
Dedi ki: -“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur.
Ben, çok büyük bir günün azabının size olmasından korkuyorum”.
Yemin olsun Biz Nûh’u kendi toplumuna (Peygamber olarak) gönderdik. O (toplumuna): “Ey Kavmim! (Sadece) Allah’a kulluk edin. Sizin için Ondan başka bir ilâh, yoktur. Gerçekten ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.” dedi.
GERÇEK ŞU Kİ, Biz Nûh'u kendi toplumuna 45 gönderdik: “Ey kavmim!” dedi, “yalnızca Allah'a kulluk edin: O'ndan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Gün'ün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!” 46
Doğrusu biz Nuh’u kendi toplumuna elçi olarak gönderdik. O da dedi ki: – Ey kavmim, Allah’a kulluk edin, zira sizin ondan başka bir ilahınız yoktur. Şüphesiz ki ben sizin korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkarım. 11/...49,71.
DOĞRUSU Biz Nûh’u kendi toplumuna göndermiştik. Dedi ki: “Ey Kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilâhınız yok. Kuşkusuz ben, korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.”
Andolsun ki, Nûh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Muhakkak ki, ben sizin üzerinize büyük bir günün azabından korkuyorum.»
Celalim hakkı için, Biz Nûh'u resul olarak halkına gönderdik. “Ey halkım! ” dedi, “Yalnız Allah'a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir. ”
Eski Yunan, Mısır, Hint, Çin ve Babil edebiyatlarında da Hz. Nuh (a.s.) kıssasına benzer kıssalar vardır. Hatta Avustralya, Yeni Gine, Malaya, Burma, Amerika’nın çeşitli yerlerinde de benzeri anlatımlar vardır. Bütün bunlar bu anlatımların, Hz. Âdem’in çocuklarının dağılmadan önceki ortak taraflarını dile getirmiş olabileceğini gösterir. Olayın aslı vardır, fakat her yer, kendi tasavvur ve tahayyüllerini ortaya koymaktadır.
Süleyman Ateş
Andolsun Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabın(ın inmesin)den korkuyorum."
Nuh’u halkına elçi göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ey halkım! Allah’a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Ben başınıza zor bir günün azabının gelmesinden korkuyorum.”
Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki:-Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!
And olsun, Biz Nuh'u da kavmine peygamber göndermiştik. O da “Ey kavmim,” dedi. “Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Aksi takdirde başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.”
Yemin olsun ki biz, Nûh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum."
Taḥḳīḳ biz gönderdük Nūḥı ḳavmine eyitdi: İy ḳavmüm ṭapuñuz Tañrıya,sizüñ andan özge tañrıñuz yoḳdur. Taḥḳīḳ ben ḳorḳarın sizüñ üstüñüze bir günüñ ‘aẕābından ki ulu gündür.