Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1019, sondan 5218. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 65. ayetidir. A'raf Suresi 65. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3763 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (7) م (5) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
والى عاد اخاهم هودا قال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره افلا تتقون
Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
Muhtemelen Âd, Yemen’in Uman ile Hadramut arasındaki Ahkāf denilen geniş çöl bölgesinde yaşamış eski ve önemli bir Arap toplumudur (Kur’an’ın 46. sûresi Ahkāf ismini taşır; ayrıca bk. Fecr 89:6-9). İsmini, Hz. Nûh’un oğlu Sâm’ın üçüncü kuşaktan torunu Âd’dan aldığı söylenir. Bu kavim, İslâm’ın zuhurundan asırlarca önce yok olup yitmekle birlikte Araplar arasında bazı hatıraları anlatılmaktaydı.
Hûd aleyhisselâm ise bir görüşe göre Âd’ın soyundan, başka bir görüşe göre Âd’ın dedesi Sâm’ın diğer bir oğlunun soyundandır. İslâm kaynaklarında çoğunlukla şeceresi Nûh oğlu Sâm oğlu İrem oğlu Avs (Us) oğlu Âd oğlu Halud (veya Hâris) oğlu Rebâh (Reyâh) oğlu Abdullah oğlu Hûd şeklinde Hz. Nûh’a bağlanır. Kabrinin Hadramût’ta, Kâbe’nin civarında, Şam’da, Filistin’de bulunduğu yolunda değişik rivayetler vardır. Bir rivayete göre Hz. Hûd, kavminin cezalandırılması üzerine Yemen’deki Şihr bölgesine göç etmiş, iki yıl sonra vefat etmiş ve Hadramut’taki Berehût vadisine defnedilmiştir. Burada ona atfedilen kabir önemli bir ziyaret merkezidir.
Hz. Nûh hakkındaki âyetlerde yer alan diyalog ve tartışmaların benzeri, hemen hemen aynı ifadelerle bu âyetlerde de geçmektedir. Burada ilgili peygamberlerin sözleri aynen aktarılmış olabileceği gibi, sözler değişik olmakla birlikte, öz ve anlam itibariyle konuları birbirinden farklı olmadığı için benzer ifadelere döküldüğü de düşünülebilir.
Hz. Hûd kavmini ikna etmeye çalışırken Allah’ın onlara olan lutuflarından bilhassa ikisini hatırlatmaktadır: a) Allah’ın Nûh’tan sonra onları “halifeler” kılması. b) Onları sağlam yapılı ve güçlü yaratması. Bunlardan ilki, Âd kavminin tûfandan sonra ilk teşkilâtlanan ve yeryüzünü imar faaliyetlerine girişen nesil olduğunu; ikincisi de Nûh soyundan gelen öteki kabilelere göre daha iri yapılı insanlardan oluştuğunu gösterir. Ancak “Allah yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı” meâlindeki cümleden, bu toplumun bireyleri arasında geniş bir sevgi ve dayanışma bulunduğu anlamının çıkarılabileceği de düşünülmüştür (bk. Râzî, XIV, 157-158). Peygamberleri onlara, bu nimetlerin asıl sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak buna göre davranmaları gerektiğini, kurtuluşlarının buna bağlı olduğunu bildirmiştir.
Mehmet Okuyan
Âd (kavmine) de kardeşleri Hud’u (göndermiştik) de “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. (Hâlâ) [takvâ]lı (duyarlı) davranmayacak mısınız?” demişti.
Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u gönderdik. O dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?”
Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. “Ey halkım! Allah'a kulluk edin ve sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Yine de takva sahibi olmayacak mısınız?” dedi.
Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud’u (gönderdik. Kavmine:) “Ey kavmim, Allah’a kulluk (yolunu tutun), sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınmayacak mısınız?” deyip (Hakka davet etmişti).
"Kardeşleri" demekten maksat cinslerinden, milletlerinden demektir. Ad, İslâm kaynaklarına göre Nûh Peygamberin torunu İrem'in torunudur. Bunun kavmi, Hadaramut'la Umman arasındaki çölde yaşardı. Hûd, Ahd-i Atıyk'te, Tekvin bölümünde, Nûh Peygamberin oğullarının soylarından bahsedilirken Aber diye geçer. Batı mütercimlerine göre bu Aber, Hûd'dur (Savary: Le Koran, Paris - 1951, s. 217, not, 2. Tekvin, 10, 21-25).
Abdullah Parlıyan
Ve Âd toplumuna da, kardeşleri Hûd'u gönderdik. O da “Ey kavmim!” dedi onlara. “Yalnızca Allah'a kulluk edin. O'ndan başka gerçek ilâhınız yok; hal böyleyken yine de O'na karşı sorumluluk bilinci duymayacak mısınız?”
Âd kavmine de soydaşları-kardeşleri Hûd'u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Hûd:
“Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibâdet edin. Ondan başka tanrınız yok. Hâlâ Allah'a sığınmayacak, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkmayacak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?" dedi.
Ad (halkına da) kardeşleri Hud'u (bir elçi olarak gönderdik.Hud, kavmine:) 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hala korkup-sakınmayacak mısınız?' dedi.
Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u gönderdik. O, şöyle dedi: “- Ey kavmim Allah'a ibadet edin. Sizin O'ndan başka hiç bir ilâhınız yoktur. Hâlâ (O'nun azabından) korkmıyacak mısınız.”
Ad milletine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Artık sakınmayacak mısınız?”
Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Siz hâlâ (Allah'ın azabından) sakınmayacak mısınız?”
Âd kavmi, Nuh kavmi gibi isyanları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayarak yok olan eski bir Arap kabilesidir. Âd, Hz. Nuh’un torunlarından olan Avs’ın oğludur. Hz. Nuh’un oğlu Sam, Sam’ın oğlu İrem, İrem’in oğlu Avs, Avs’ın oğlu da Âd’dır. Âd kavminin putperest bir millet olduğu “Semud” ve “Hetar” adında iki büyük putları bulunduğu söylenir. Umman ile Aden’in doğusuna düşen Hadramut arasında yaşadıkları sanılmaktadır. Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alan bir bölgedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Ad milletine de, kardeşleri Hud'u gönderdik "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur, karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.
Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). O dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hâla sakınmayacak mısınız?»
Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.
Âd kavmine de kardeşleri Hûd Peygamberi gönderdik, ey kavmim dedi Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhınız daha yok, hâlâ siz onu azâbından sakınmıyacak mısınız?
Âd (kavmine) de kardeşleri Hûdü (gönderdik). O, (kavmine şöyle) dedi: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. (Hâlâ Allahdan) korkmayacak mısınız»?.
Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Hiç (Allah'dan) sakınmaz mısınız?”
Âd kavmine de nesil itibariyle kardeşleri olan Hud/u gönderdik. Hud onlara dedi ki: «— Ey kavmim! Tanrıya tapın, O/ndan başka sizin için tapacak yoktur. Daha O/nun azabından sakınmayacak mısınız?
Ad kavmine de,kardeşleri gibi yakından tanıdıkları arkadaşları ve soydaşları Hûd’uelçi olarak görevlendirdik. Hûd, “Ey halkım!” dedi, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin O’ndan başka otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğeceğiniz bir efendiniz, birilâhınız yoktur! Şu hâlde, dürüst ve erdemlice bir hayat yaşayarak kötülüğün her çeşidinden korunmayacak mısınız?”
Âd’e de kardeşleri Hûd’u (rasûl gönderdik).
Dedi ki: -“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur.
Sakınıp korunmaz mısınız?”.
Âd (toplumuna1 da) kardeşleri Hûd’u (gönderdik. O toplumuna): “Ey kavmim! (Yalnız) Allah’a kul olun, sizin için Ondan başka bir ilâh yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?” dedi.
1 Âd Kavmi: Eski bir Arap kavmi olan bu toplumun yaşadığı belde, Yemen ile Umman arasındaki, Ahkâf’tır. Âd Kavmi; haksız yere büyüklük taslayan, güçlü-kuvvetli, muhteşem sarayların süslediği İrem (Fecr: 6-8) diye anılan büyük bir şehirleri olan, heykellere tapan, zorba, zalim, yeryüzünde kendilerinden daha güçlü bir şeyin bulunmadığına inanan bir toplum idi. Bu toplumun liderinin Şeddâd olduğu rivâyet edilir. Bu topluma Hûd (a.s.) peygamber olarak gönderilmiş fakat bunlar, Hûd (a.s.)’ın peygamberliğini kabul etmemişlerdi. Hûd (a.s.)’ın tebliği karşısında iyiden iyiye hırçınlaşan Âd kavmi, heykellerinin kendilerini koruyacaklarından oldukça emin idiler. Hâkimiyetin kayıtsız-şartsız kendilerine ait olduğu iddiasına iman etmişlerdi. Sürekli olarak; “Biz azâba uğratılacak da değiliz” (Şuara: 138) diyerek kendi kendilerini ikna etme yoluna gidiyorlardı. Hûd (a.s.)’ın tebliğini kabul eden müminlere, işkence etmekten asla çekinmeyen Âd kavmi, alay ederek: “Haydi tehdit ettiğin azâbı getir” sloganına sarılmıştı. Kısa bir süre sonra azâbın belirtileri görüldü. Akarsular kurumaya, yeşillikler sararmaya başladı. Ünlü İrem bağları birer birer yok oluyordu. Kuraklık etrafı kasıp kavuruyordu. Sonunda Âd kavmi üzerlerine doğru gelen ve yağmur bulutu zannettikleri korkunç bir rüzgârla helak olmuşlardı. Böylece şirk’in ve zulmün cezasını bu dünyada gördüler. (Kamer: 18-20) Hûd (a.s.) ve beraberinde bulunan mü’minleri Allah bu azaptan korumuştur. Bk. (Ahkâf: 24-28, Kamer: 18-20)
Muhammed Esed
VE ‘ÂD [toplumuna da] kardeşleri Hûd'u [gönderdik]. 48 “Ey kavmim!” dedi (onlara), “yalnızca Allaha kulluk edin: O'ndan başka tanrınız yok. Hal böyleyken yine de O'na karşı sorumluluk bilinci duymayacak mısınız?”
Âd kavmine de, soydaşları Hud’u gönderdik. Hud, onlara: – Ey kavmim! Sadece Allah’a kulluk edin, zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız? Dedi. 11/50
ÂD’A[1203] da soydaşları[1204] Hûd’u (gönderdik).[1205] “Ey kavmim!” dedi, “yalnızca Allah’a kulluk edin! Sizin O’ndan başka ilâhınız yok. Şu hâlde hâlâ (O’na ortak koşmaktan) sakınmayacak mısınız?”
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 65. Ayet Açıklaması
[1203] ‘Âd hakkında ayrıntılı bir açıklama için bkz: 89:6, not 9.
[1204] Lafzen: “kardeşleri”. Çevirimizin gerekçesi için bkz: 11:61, not 75.
[1205] Hz. Hûd, Eski Ahid’de Eber adıyla anılır (Tekvin, 10:42).
Ömer Nasuhi Bilmen
Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (peygamber gönderdik) Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?»
Âd kavmi, Güney Arabistan’dan başlayarak Doğu Arabistan’dan Irak’a kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada hüküm süren bir devlet kurmuştu. Hz. Hud (a.s.)’a ait olduğu söylenen bir kabir Hadramut tarafında bulunmaktadır. 19. asrın ortalarında bulunan kitabelerde Hz. Hud’dan bahseden metinler bulunmuştur. İlk Âd kavminin soyunun kuruduğu, Hz. Hud’a inananların ise felaketten kurtulup Âd adı ile devam ettiği anlaşılıyor. M.Ö. 1800 yıllarında yer almış bir kitabede Hz. Hud’un bağlılarından bahsedilmektedir.
Süleyman Ateş
Ad(kavmin)e de kardeşleri Hud'u (gönderdik): "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'dan başka tanrınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.
Ad halkına da kardeşleri Hud’u gönderdik. Dedi ki “Ey halkım! Allah’a kul olun; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Allah’tan çekinip kendinizi korumayacak mısınız?”
Âd kavmine de, kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, onlara:-Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Korkmuyor musunuz?” dedi.
Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. O da “Ey kavmim,” dedi. “Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Hâlâ Ona karşı gelmekten sakınmıyor musunuz?”