Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1033, sondan 5204. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 79. ayetidir. A'raf Suresi 79. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4607 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (9) م (4) ص (2) bulunuyor.
Arapça Metin
فتولى عنهم وقال يا قوم لقد ابلغتكم رسالة ربي ونصحت لـكم ولكن لا تحبون الناصحين
Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.
Kur’an’da yeri geldikçe eski toplumların, gurur ve kibre kapılarak hak dini kabul etmemekte direnip büyüklük taslayan zorbaları hakkında müstekbir; bunların zayıf ve âciz gördüğü, baskı altına alıp yönlendirmek istedikleri kitle hakkında da müsted‘af deyimleri kullanılır. İşte zorbalar kesimi, Sâlih’e inananlar arasındaki yoksul ve kimsesiz müminleri inançları dolayısıyla kınamış; onların inandığı şeyleri kendilerinin reddettiklerini açıkça bildirmişlerdir. Sonunda kibir ve inatları yüzünden basîreti bağlananlar, verdikleri sözü çiğneyerek deveyi kestiler. Bu, onların asla yola gelmeyeceklerinin açık bir ifadesiydi. Bu sebeple şiddetli bir depremle eski inkârcı kavimlerin âkıbetine mâruz kaldılar. Fahreddin erRâzî, 79. âyetteki sözleri, inkârcıların helâk olması üzerine Sâlih peygamberin üzüntüsünden dolayı söylemiş olabileceğini belirtir (XIV, 167). Hz. Peygamber Tebük Gazvesi sırasında askerleriyle birlikte Semûd kalıntılarının bulunduğu Hicr’e gelmiş, askerler Semûd halkının içtiği kuyulardan su içmişler, ardından hamur yoğurup ekmek yapmışlar, yemek hazırlamışlar; fakat Resûlullah yemeği dökmelerini, ekmekleri develere yedirmelerini emretmiş, sonra onları konakladıkları yerden kaldırarak devenin su içtiği kuyunun başına götürmüş; önceki davranışının sebebini açıklarken de, “Onların yaşadığı felâketin sizin de başınıza gelmesinden kaygılandım” buyurmuştur (Müsned, II, 117). Başka bir rivayette Resûlullah’ın yine Hicr’de bulunduğu bir sırada Hicr halkının başına gelenlerden duyduğu üzüntüyü dile getiren ve yanındakileri, bu olaydan ibret alıp ders çıkarmaya teşvik eden sözler söylediği belirtilmektedir (Buhârî, “Megåzî”, 80; Müslim, “Zühd”, 38; Müsned, II, 58, 72).
Mehmet Okuyan
(Salih) onlardan yüz çevirip kendilerine şöyle demişti: “Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size Rabbimin mesajını ulaştırdım ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Sâlih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim! Andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Salih, onlardan yüz çevirdi de ey kavmim dedi, andolsun ki ben size Rabbimin bildirdiği haberleri tebliğ ettim ve öğüt verdim ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Salih onlardan yüz çevirdi ve: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Fakat siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz” dedi.
Sâlih de o zaman onlardan uzaklaştı:
“Ey kavmim, Andolsun ki, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
(Salih) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiğini ulaştırdım ve size öğüt verdim; ama siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz."
O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: 'Ey kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.'
Salih onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “- Ey kavmim, ben size Rabbimin elçiliğini tamamen tebliğ ettim, size nasihat ettim, fakat siz öğüt verenleri sevmezsiniz.”
Bunun üzerine Salih, onları bıraktı. Ve: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Rabbimin mesajını size ilettim, size samimi davrandım. Fakat siz, samimi davrananları sevmiyorsunuz” dedi.
(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki, siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”
Salih de onlardan yüz çevirdi ve "Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.
Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Döndü de onlardan ey kavmim! Dedi: ben size rabbımın risaletini tamamiyle tebliğ ettim ve nasıhat ettim, hayrınıza çalıştım ve lâkin nasihat edenleri sevmezsiniz
O da onlardan yüz çevirdi ve (kendi kendine) şöyle dedi: «Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin elçilerini tebliğ etmişimdir. Size hayrhahlık göstermişimdir. Fakat siz hayrhahlârı sevmezsiniz ki».
(Sâlih) artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: “Ey kavmim! Yemîn olsun ki size Rabbimin (vahiy olarak) gönderdiklerini teblîğ ettim ve size nasîhat ettim; fakat (siz)nasîhat edenleri sevmiyorsunuz.”
Salih inkârcılardan yüz çevirdi, sonra kavmine “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajlarını tebliğ ettim ve size öğüt verdim, ama siz kendinize öğüt verenleri sevmiyorsunuz.” dedi.
Salih olanlardan yüz çevirip dedi ki: «— Ey kavmim! Ben Rabbimin ahkâmına ait haberlerini size eriştirdim, size hayırhahlıkda bulundum. Fakat siz hayırhahları sevmezsiniz.
Bunun üzerine Salih de onlardan yüz çevirdi ve “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve size iyiliğinize öğütler verdim. Lâkin siz, iyiliğinize öğüt verenleri sevmediniz” dedi.
Sâlih, bu müthiş olaydan sonra oradan ayrıldı. Bakışlarını öteye çevirerek, “Ey benim isyankâr halkım; ne olurdu, sözümü dinleyip zulüm ve haksızlıklardan vazgeçseydiniz! Oysa, ben size Rabb’imin mesajını iletmiş,bu korkunç âkıbetten kurtarmak için size içtenlikle öğüt vermiştim! Ne var ki siz, öğüt verenlerden hiç hoşlanmıyorsunuz!” dedi.
Salih onlardan yüz çevirdi.
-“Ey kavmim! And olsun, rabbimin risaletini size tebliğ ettim! Size nasihat ettim; ama Nasihat Edenler’i sevmezsiniz” dedi.
(Salih) de: “Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin gönderdiği (gerçekleri) duyurdum ve öğüt verdim. Meğer siz öğüt verenleri sevmiyormuşsunuz.” diyerek dönüp gitti.
Ve [Salih] onlardan yüz çevirdi: “Ey kavmim!” dedi, “gerçek şu ki, ben Rabbimin mesajlarını ilettim ve güzelce öğüt verdim size; (ama) siz güzel öğüt verenleri sevmediniz.”
Salih ise, onları arkalarında bırakırken şöyle söylendi: – Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim. Ne var ki siz öğüt verenleri hiç sevmiyorsunuz. 88/21, 23/70, 43/78
Ve (Sâlih) onları ardında bırakırken “Ey kavmim!” diye mırıldanmıştı,[1214] “Doğrusu ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiş ve size samimi davranmıştım; ne var ki siz samimi davrananları hiç sevmiyorsunuz!”
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 79. Ayet Açıklaması
[1214] Nebinin bu sözü, helâke uğrayan kavminin geride kalan enkazına bakarak söylediği açık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: «Ey kavmim! Ben size Rabbimin risâletini muhakkak ki, tebliğ ettim ve sizin için öğüt verdim. Velâkin siz hayırhâh olanları sevmezsiniz.»
(Salih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.
Salih onlardan ayrıldı ve şöyle dedi: “Ey halkım! Rabbimin sözlerini size ulaştırmış ve iyiliğiniz için çaba göstermiştim. Ama siz iyiliğe çalışanları sevmiyorsunuz.”
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 79. Ayet Açıklaması
[*] Allah elçileri o halkın içindeyken onlara azap etmez. (Bkz.: Enfal 8:33)
Şaban Piriş
Salih ise, onlardan yüz çevirip:-Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz, dedi.
Salih yüzünü onlardan çevirdi, “Ey kavmim, ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim,” dedi. “Lâkin siz nasihatçileri sevmezsiniz.”
Nihayet, Sâlih onlardan yüzünü döndürüp şöyle dedi: "Ey toplumum! Andolsun ki, Rabbimin mesajını size tebliğ ettim, size öğüt verdim; ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."