Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5442, sondan 795. ayet; 71. sure ve Nûh Suresinin 23. ayetidir. Nûh Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 5656 olarak hesaplanmıştır. Nûh Suresinin toplam ebced değeri 75308 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقالوا لا تذرن الهتكم ولا تذرن ودا ولا سواعا ولا يغوث ويعوق ونسرا
Tefsir kaynaklarında burada geçen isimlerin, aslında Âdem’in çocuklarına veya sâlih kişilere ait isimler olduğu bildirilmektedir. Buna göre sâlih kişilerin ölümünden sonra, önceleri onların anılarını canlı tutmak ve hâtıralarına saygı gösterip şefaatlerini dilemek amacıyla heykelleri yapılarak her birine temsil ettiği sâlih kişinin ismi verilmiş; fakat zamanla kutsallık yüklenen bu heykellere tanrı gözüyle bakılıp tapılmıştır. Kaynaklar bu heykellerin Câhiliye dönemi Arapları’nın da tanrıları arasında yer aldığını kaydetmektedir. Nitekim Araplar çocuklarına “Vedd’in kulu, Yegūs’un kulu” anlamında Abdü Ved, Abdü Yegūs adlarını veriyorlardı (bk. Zemahşerî, IV, 164; Râzî, XXX, 143; Şevkânî, V, 346). Muhtemelen bunların isimleri Nûh’un gemisinde bulunan müminler tarafından sonraki nesillere anlatılmış, onlar da tanrılarına bu isimleri vermişlerdir.
Mehmet Okuyan
Şöyle demişlerdi: “Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd’i, Suvâ‘ı, Yeğûs’u, Ye‘ûk’u ve Nesr’i terk etmeyin!”
Bunlar Hz. Nuh zamanında kendilerine tapınılan çeşitli putların isimleridir. Bunların, çeşitli Arap kabilelerinin tapındığı putlar olduğu da ileri sürülmektedir. Buna göre, [Vedd] Kelb’in, [Süvâ‘] Hüzeyl’in, [Yeğûs] Tayy’in, [Ye‘ûk] Hemdân’ın, [Nesr] ise Himyer’in putu olarak tanıtılmaktadır. Ayrıca [Vedd]’in “erkek”, [Suvâ]‘’ın “kadın”, [Yeğûs]’un “arslan”, [Ye‘ûk]’un “at”, [Nesr]’in de “kartal” suretinde sembolleştirildiği ifade edilmektedir (Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], c. XXX, s. 143).
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Sakın ilâhlarınızı bırakmayınız, hele Vedd'den; Süva‘'dan, Ye‘ûs'tan, Ye‘ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyiniz.”[681]
1- Aşk ilahı. 2- Nesli veren ilah. 3- Yağmur ilahı. 4- Güç ilahı. 5- Gök ilahı.
Ahmet Akgül
Ve (bu arada kâfirler birbirlerine) dediler ki: “Sakın kendi ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i bırakmayın (ve Nuh’a aldanmayın) !” (Yani bu tapındıklarınıza ve tâbi olduğunuz hayat tarzına sahip çıkın, Nuh’un peşine takılmayın, diye birbirlerini kışkırttılar.)
Ved, Devmet-ül-Cendel'de, Beni-Kelp kabilesinin putudur (Sıre, 83). Süva, Beni-Hüzeyl'in taptığı puttur. Yeguus, Mezhac boyunun putudur. Yauk da Yemen'de, Hemdan'daki bir puttur. Nesr, Himyer'deki bir puta verilen addır (Aynı kitap, 84). İbn-i Abbas ve Katâde, bunların Nûh peygamberin kavmine ait putlar olup sonradan Araplar tarafından da kabul edildiğini söylemişlerdir. Bunların, Adem Peygamberle Nûh Peygamber arasındaki devirde yaşayan temiz kişiler olduğu, sonradan heykelleri yapılarak bunlara tapılmaya başlandığı da rivayet edilmiştir. Vakıdi'ye göre Ved, bir erkek, Süva' kadın, Yaguus arslan, Yaug at, Nesr de kartal şeklindeydi (Mecma, 2, 636-537).
Abdullah Parlıyan
Ve sakın Tanrılarınızı terketmeyin dediler. Özellikle Vedd'i, Süva'ı, Yegûs'u, Yeûk'u ve Nesr'i bırakmayın dediler.
Bir de (ileri gelenler, yardakçılarına) şöyle dediler: Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın. Hele (en büyükleri olan) Vedd'i, Suva'ı, Yeğûs'u, Ye'ûk'u, Nesr'i, asla bıramayın...
(*) Sevgi ilahı, karanlıklar ilahı, yardım ilahı, savunma ilahı ve kuvvet ilahı demek olup Arapların eski putlarının adlarıdır. Bu beş putun her dilde isimleri ayrı olmakla beraber mahiyet itibariyle bütün kâfir toplumlarda mevcutturlar.
Besim Atalay
Hem de, dediler ki: «Tanrınız bulunan Veddi, Suvaı, Yavusu, Yâuku, Nesri hiç bırakmayınız !»
Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd'i, Suvâ'ı, Yeğûs'u, Ye'ûk'u, Nesr'i, asla bırakmayın!”
Ayette geçen ve hiçbir özellikleri olmayan putlar, Nûh Peygamberin kavminin taptığı en meşhur putlardı.“Vedd” Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalûb bin Vebûre’nin ilahı idi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi. “Suvâ’” Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklinde yapılmıştı. “Yeğûs” Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Bu da dişi bir aslan suretindeydi. “Ye’ûk” Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvân’ın mabuduydu. At şeklinde yapılmış bir puttu. “Nesr” Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kulâ’nın mabudu idi. Bu put da bir akbaba şeklinde yapılmıştı.
Diyanet İşleri (Eski)
İnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler.
(Halk tabakasına:) «Sakın tapdıklarınızı bırakmayın. Hele «Ved» den, «Suvaa'» dan, «Yeğuus» dan, «Yeuuk» dan ve «Nesr» den zinhar vaz geçmeyin» dediler.
(2)Bunlar, Nûh kavminin en çok ehemmiyet verdikleri putlarıydı. İsimleri ise vaktiyle yaşamış sâlih kimselere âid idi. Bu kişiler vefât ettiğinde şeytan o kavme, bu sâlih insanların hâtırasını unutturmamak için âbideler dikmelerini ve bu mübârek zatların isimlerini onlara vermelerini telkīn etti. O zaman heykel yapımına dâir bir yasak da yoktu. Çünki daha önceleri puta tapınma diye bir şey söz konusu değildi. Ancak nesiller değişti, işin aslı unutuldu, şeytanın uzun va‘deli bu çirkin hesâbı tuttu ve sonunda bazı insanlar putlara tapmaya başladılar. (İbn-i Kesîr, c. 3, 554)
İlyas Yorulmaz
Kendi aralarında “İlahlarınızı bırakmayın, vedd’i, suva’yı, yegus’u yeuk’u ve nesr’i terk etmeyin” dediler.
(Vedd, Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalüb bin Vebure’nin ilahı idi. Onlar bu ilahları için Dumet’el Cendel denilen yerde bir tapınak inşa etmişlerdi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi.Suva, Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklindeydi. Yanbu’ya yakın Ruhat denilen yer dolaylarında bunun tapınağı bulunmaktaydı.Yeğus, Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Mezhiçliler Yemen ve Hicaz arasındaki Cürş denilen bir yerde bu putu dikmişlerdi. Dişi bir aslan biçimindeydi.Yeûk, Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvan’ın mabuduydu, at şeklindeydi.Nesr, Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kula’nın mabudu idi. Belühe makamındaki bu put bir akbaba şeklindeydi.)
Mahmut Kısa
“Kamuoyunu Nûh’a karşı kışkırtmak için, insanları toplayıp dediler ki: “Bu adam, sizin hayat tarzınızı kökünden değiştirmek istiyor! O hâlde, sakın ilâhlarınızı bırakmayın; özellikle de, inanç ve ideolojinizin birer simgesi hâline gelen Vedd’i ve Suva’yı, bir de Yeğus’u, Yeuk’u ve Nesr’i asla terk etmeyin! Yani, hayatınıza yön veren değerlere ve bu değerleri temsil eden atalarınıza, önderlerinize, efendilerinize sahip çıkın ve ne pahasına olursa olsun, vahiy kaynaklı değerlerin hayata egemen olmasına izin vermeyin!”
1 Bunlar, Lût toplumunun taptıkları putlarının isimleridir. Daha sonra müşrik Arapların da bu putlara taptıkları ve Abd’ül-Vedd, Abd’ül-Yeğûs gibi isimleri kullandıkları olmuştur. Tefsirlerde bunlarla ilgili birçok rivâyet varsa da; bâtılı tasvirin bir faydası olmayacağı düşüncesiyle, bu rivâyetlere yer verilmemiştir.
Muhammed Esed
çünkü onlar [kendilerine uyanlara]: ‘Tanrılarınızı hiçbir zaman terk etmeyin: ne Vedd ne Suvâ’, ne Yeğûs, ne Ye‘ûk ve ne de Nesr'i terk etmeyin!’ demişlerdi. 14
[5335] Râzî’nin de isabetle belirttiği gibi bu putlar kesinlikle nüzul dönemi Araplarının taptıkları putlar arasında yer alıyordu. Abdu Vedd, Abdu Yeğus isimleri konuluyordu. Vedd ve Tayy’ın putu Yeğûs erkek, Huzeyl’in putu Suva‘ dişi tanrıça, Yemen-Hemdanlıların putu Ye‘ûk at sûretinde, Himyerli Zulkela’ın putu Nesr kartal/akbaba sûretindeydi. Bu putların Nûh kavminden sonraya nasıl intikal ettiği ise yoruma açıktır. Vahiy burada, inkârcı muhataplarına çizgisini izledikleri aklın sefaletini tanıtmaktadır. Verdiği mesaj nettir: aynı yolu izleyenler aynı akıbeti paylaşırlar.
[5336] İbn Abbas’a göre bu beş put Hz. Nûh’un kavminden sâlih zatlardır. Bu zatlar ölünce arkadan gelenler onların evlerini kutsal adak yeri edindiler. Bu zatların isimlerini o sunaklara verdiler. Bir zaman sonra yeni nesiller bunlara tapmaya başladılar (Buhârî, Tefsir 398).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dediler ki: «Tânrılarınızı bırakmayınız, ne Vedd'i, ne Süva'ı, ne Yegûs'u, ne Yeûk'u ve ne de Nesr putlarını terkeylemeyiniz».
(2) İbni Abbas’ın bildirdiğine göre, bu put isimleri, aslında salih kimselere ait idi. Onlar öldükten sonra, Şeytan o kavme, “Toplantı yerlerinizin karşısına bunlar için anıtlar dikin ve onların adlarını verin” diye telkinde bulundu. Önceleri bunlara tapan yoktu; fakat onlar ölüp gittikten sonra, bu isimlerin sahipleri hakkındaki bilgiler de unutuldu ve insanlar onlara tapmaya başladı. (Buhârî, Tefsir 71:1.)
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "İlahlarınızı sakın bırakmayın! Ved'di, Süva'ı asla bırakmayın! Yeğus'u, Yeuk'u, Nesr'i de bırakmayın!"