Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5444, sondan 793. ayet; 71. sure ve Nûh Suresinin 25. ayetidir. Nûh Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 4236 olarak hesaplanmıştır. Nûh Suresinin toplam ebced değeri 75308 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
مما خطيـاتهم اغرقوا فادخلوا نارا فلم يجدوا لهم من دون الله انصارا
Bu âyet Nûh’un sözü değil, Allah’ın kelâmı olup inkârcılar hakkında verilen hükmü ve uygulanan muameleyi haber vermektedir. Nûh kavminin, günahları yüzünden tûfanda boğularak dünyada hak ettikleri cezaya çarptırıldıkları, âhirette de cehenneme gönderilecekleri bildirilmiş; böylece dolaylı olarak onlar gibi putlara tapan Araplar da uyarılmıştır (Nûh tûfanı ve kapsamı hakkında bilgi için bk. Hûd 11:36-44).
Mehmet Okuyan
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular ve ateşe sokuldular ve (o zaman) Allah’ın peşi sıra hiçbir yardımcı da bulamadılar (bulamayacaklar).
Merhum Elmalılı’nın ifadesiyle suda boğulmakla ateşe atılmak iki zıt azabın bir arada oluşunu ifade eden üstün bir “tıbak sanatı”dır. Gerçekten de su ve ateş birbirinin zıddı kavramlar olmasına rağmen, demek ki suda boğulurken de ateş azabını andıran bir yürek yangını yaşanmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Onlar hataları yüzünden boğuldular. Ardından ateşe atılacaklar. Allah'a karşı kendilerine yardım edecek kimseler bulamayacaklar.
1- Allah'a karşı kendilerine yardım edebilecek kimse bulamadılar.
Ahmet Akgül
(İşte bu yüzden) Onlar, (inkâr ve) hataları dolayısıyla (dünyada) suda boğuldular, sonra (ahirette de) ateşe sokuldular. O durumda Allah'ın dışında hiçbir yardımcı da bulamadılar.
Böylece onlar günahları yüzünden büyük bir tufanda boğuldular ve öteki dünyanın ateşinde yanmaya mahkum edildiler ve kendilerini Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamadılar.
Onlar her türlü günaha girmelerine sebep olan bir kısım tutum ve davranışları yüzünden tufanda boğuldular. Ateşe atıldılar. Kendilerine, Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden yardım eden de bulamadılar.
Bunlar, hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular, sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.
Yaptıkları hatalarının sonucunda sularda boğuldular ve (hesap gününde de) ateşe atılacaklar. Bundan sonra onlar, Allah’dan başka kendilerine yardım edecek hiçbir kimseyi bulamazlar.
Böylece zâlimler, bir türlü vazgeçmedikleri günahlarından dolayı, o meşhur tufanda boğulup gittiler ve hemen ardından kabir hayatında “ateş”in karşısına, kıyâmetten sonra da cehennem ateşine atıldılar ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak hiçbir yardımcı da bulamadılar.
İşte bunlar sadece bu hatalarından dolayı suda boğuldular, sonra da cehenneme sokuldular. Ve kendilerini Allaha kar-şı koruyacak bir yardımcı da bulamadılar.1
1 Bu âyetin, Hz. Nûh (a.s)’ın duâsı arasında mu’tarıza olarak kullanılmasından, bu toplumun sonunun ne olacağının Hz. Nûh’a önceden haber verildiği anlaşılabilir.
Muhammed Esed
Böylece onlar, günahları yüzünden [büyük bir tufanda] boğuldular ve [öteki dünyanın] ateşinde yanmaya mahkum edildiler; 16 ve kendilerini Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.
Sonunda işledikleri günahları sebebiyle boğulup gittiler ve cehennemi boyladılar. 7/59...64, 10/71…73 Kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak hiçbir yardımcı da bulamadılar.
[5338] Bu âyet kadim dünyanın kabircilik kültünü İslam’a mal etmek isteyenler tarafından istismar edilmiştir. Mukâtil ve kelbî gibi ilk müfessirlerin de teyit ettiği üzere, bu âyetteki yakma, kabirde değil âhirette gerçekleşecektir. Zımnen: Dünyada su, âhirette ateşle cezalandırıldılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Günahlarından dolayı suda boğuldular, sonra ateşe atıldılar. Artık kendileri için Allah'ın ötesinde yardımcılar bulamadılar.