Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5461, sondan 776. ayet; 72. sure ve Cin Suresinin 14. ayetidir. Cin Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 2328 olarak hesaplanmıştır. Cin Suresinin toplam ebced değeri 66593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وانا منا المسلمون ومنا القاسطون فمن اسلم فاولئك تحروا رشدا
“Haksızlığa sapanlar”dan maksat inanç ve amelde doğruluktan, adaletten sapanlardır. Bunlar, özellikle Allah’a ortak koşmakla hem hakikat çizgisinden saptıkları hem de böylece kendilerine haksızlık ettikleri için âyette “zalimler” anlamına gelen kāsitûn sıfatıyla nitelendirilmişlerdir (İbn Âşûr, XXIX, 236). Nitekim bir âyet-i kerîmede şirk büyük bir haksızlık (zulüm) olarak nitelenmiştir (Lokmân 31:13).
Mehmet Okuyan
İçimizden (Allah’a) teslim olanlar da yoldan sapanlar da var. (Allah’a) teslim olanlar, doğru yolu arayıp (bulmuş olan)lardır.
Ayette geçen [el-kâsıtûne] kelimesi “iman ve İslam yolundan sapıp zulme dalanlar” anlamına gelmektedir.,Kur’an’da sadece bu ayette geçen [teharrav] fiili “araştırmak” manasına gelmektedir. Bu nedenle Hira da “arayış” anlamını içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
“Bizden Allah'a teslim olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar doğruyu araştıranlardır.”
“Ve elbette bizden (cinnlerden) Müslüman olanlar da vardır, zulmedenler de (bulunmaktadır) . İşte (Allah'a) teslim olanlar, artık onlar 'gerçeği ve doğruyu' araştırıp-bulanlardır.”
Ve gerçekten de bizden, Müslüman olanlar da var, gerçekten sapıp zulmedenler de; artık kimler Müslüman olursa onlardır doğruluk yolunu arayıp bulanlar.
Cinler devamla: “Ve gerçekten bizden müslümanlar da var, yaratılış gayesi dışında yaşayanlar da. Artık kim müslüman olmuş ise, en iyi yolu aramış ve bulmuştur.
“İçimizde İslâm'ı yaşayan müslümanlar da var. Hak yoldan sapan zalimler de var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru huzurlu ve aydınlık yolu arayanlardır.”
Gerçekten bizim içimizde (Kur'an'a ve Peygambere iman eden) müslümanlar da var, bizden (iman etmiyen) zalimler de var. Müslüman olanlar, işte onlar hidayeti arayanlardır; (ve ona lâyık bulunanlardır).
"İçimizde, kendini Allah'a vermiş olanlar da, yazık edenler de vardır. Kendini Allah'a veren kimseler, işte onlar, doğru yolu arayanlar, ona layık olanlardır."
“Doğrusu biz ki, bizden Müslüman olanlar da var ve içimizden (hak yoldan)sapanlar da var. Fakat kim Müslüman olursa, işte onlar doğru yolu aramışlardır.”
Bizim içimizden Allah’ın indirdiğine teslim olanlar olduğu gibi, Allah’ın indirdiğine karşı haksızlık yapan zalimlerde var. Rabbine teslim olan kimse, onlar doğru olana hemen sarılanlardır.
“Gerçi aramızda, Allah’a böyle yürekten boyun eğenler olduğu gibi, onu hiç düşünmeden inkâr eden zâlimler de var. Fakat şunu bilin ki, her kim Allah’a yürekten teslim olursa, işte yalnızca onlardır, doğruya ve gerçeğe ulaşanlar.”
Ama içimizde kendilerini Allah'a teslim edenler bulun[duğu doğrud]ur, tıpkı kendilerini zulme kaptıranlar bulunduğu gibi. Kendilerini Allah'a teslim edenler doğru ile eğriyi ayırd etme bilincine ulaşanlardır;
Bununla beraber, içimizden Allah’a tam teslim olanlar da var, kendisine kötülük edenler de; ama her kim Allah’a teslim olursa, işte onlar doğru bir bilinç İnşâ etmenin hakkını verenlerdir.
«Ve muhakkak ki, bizden müslümanlar da vardır ve bizden mütecavizler de vardır, artık kimler İslâmiyet'e nâil olmuşlar ise, işte onlar doğru yolu araştırmışlardır.»
"Nihayet, bizden Allah'a teslim olanlar da var, haksızlığa sapıp çizgiden çıkanlar da var. Allah'a teslim olanlar, işte onlar, doğruyu ve hayrı aramışlardır.