Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5484, sondan 753. ayet; 73. sure ve Müzzemmil Suresinin 9. ayetidir. Müzzemmil Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 4115 olarak hesaplanmıştır. Müzzemmil Suresinin toplam ebced değeri 67081 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Önceki âyetler, ilâhî mesajı alarak onu kendi mânevî dünyasına yansıtması ve insanlara tebliğ etmesi için Hz. Peygamber’i psikolojik yönden hazırlamaya yönelikti. Bu âyetler ise mânevî hazırlıkla birlikte tebliğin nasıl yapılması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğretmektedir. Bunlar, daima Allah’ı anarak O’ndan yardım istemek, samimi kalp ile O’na yönelmek, O’nun gücüne dayanmak ve koruyuculuğuna güvenmek; inkârcıların kendisi hakkında söyledikleri “sihirbaz, kâhin, şair, mecnun” gibi yakışıksız sözlere, iftiralara aldırmamak, bunlara sabırla göğüs germek ve böyle durumlarda bu tür sözleri söyleyenlerle gereksiz ve verimsiz bir tartışma ve çatışma ortamına girmektense onlardan uzaklaşmaktır (krş. En‘âm 6:68). Mekke döneminin ilk zamanlarda inkârcıların, Resûlullah’a ve yeni müslüman olan az sayıdaki insana karşı tutumları daha çok sözlü sataşma şeklindeydi. Âyette Hz. Peygamber’in gittikçe şiddetlenecek olan bu olumsuz davranışlar karşısında takınacağı tavır belirlenmektedir. Buna göre Resûl-i Ekrem’in gerek üstün ahlâkı gerekse tebliğ görevi onun kötülüğe kötülükle karşılık vermesini engelleyecek; dolayısıyla o, –korktuğu, âciz olduğu için değil– ödevi gerektirdiği için düşmanlarının haksız sözlerine, sataşmalarına katlanmayı bilecektir. Onun, bu tür saldırganlardan “uygun bir şekilde uzaklaşması” da fiziksel anlamda uzaklaşmaktan çok, onlarla tartışma ve çatışmaya girişmekten, karşılık vermekten kaçınmak şeklinde yorumlanmıştır. Nitekim hicrete kadar Hz. Peygamber’in tutumu da burada belirtildiği şekilde olmuştur.
Mehmet Okuyan
(Allah) doğunun da batının da Rabbidir. Kendisinden başka ilah yoktur. (Sadece) O’nu [vekil] (güven kaynağı) edin!
1- Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.
Ahmet Akgül
(Allah) Doğu’nun ve Batı’nın (bütün yönlerin ve ülkelerin) Rabbidir. O'ndan başka İlah yoktur. Şu halde (yalnızca) O'nu vekil tut (Allah’ın va’adine güvenip sarıl).
[Not: Gece ibadeti, huzurlu ve sürekli zikir, sadece Allah’a tevekkül ve teslimiyet, dünyanın geçici nimet ve zevklerini kalpten atıvermek… Bunların hepsi İslam tasavvufunun da prensipleri konumundadır. Asr-ı Saadet’te Tasavvufun kendisi vardı, fiilen yaşanmaktaydı, ancak ismi konulmamıştı. Maalesef günümüzde ise, ismi vardı, ama birçok tarikatta tasavvufun kendisi ve hakikati kaybolmuş veya yozlaşmıştı.]
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbidir doğunun ve batının, yoktur ondan başka tapacak, artık ona dayan, onu koruyucu say.
Cemal Külünkoğlu Müzzemmil Suresi 9. Ayet Açıklaması
O, bütün zamanların ve mekânların mutlak Hâkimidir. Ne Doğu tarihin ilk süper gücü olan Pers İmparatorluğunun ne de Batı Romalılarındır. Doğudaki ve batıdaki bütün devletler, ülkeler, milletler Allah’ındır ve oralardaki tek otorite de O’dur. Güneşin doğduğu ve battığı bütün yerlerin sahibi Allah’tır ve her şey O’nun kudretiyle varlığını sürdürmektedir. “… Gerçek şu ki, yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ancak, istikbal Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır…” (A’râf 7:128)
Diyanet İşleri (Eski)
O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut.
O Allah ki, doğunun ve batının Rabb’idir; bütün zamanların ve mekânların Hâkimidir; doğudaki ve batıdaki, geçmiş ve gelecek tüm ülkelerin, bütün doğuş ve batışların, tüm doğan ve batanların gerçek Hükümdarıdır! O’ndan başka boyun eğilecek, hükmüne kayıtsız şartsız itaat edilecek hiçbir otorite, hiçbir ilâh yoktur; öyleyse, sen üzerine düşeni yap ve ötesini Allah’a bırak! O’nun yardım ve himayesine sığın ve hayatına yön verecek bir efendi, güvenilir bir koruyucu olarak kendine yalnızca O’nu vekil edin!
8,9. (Ey Muhammed!) Rabbinin adını sürekli an ve bütün varlığınla, doğunun da batının da Rabbi ve tek ilâh kendisi olan, O (Allah’a) yönel ve (yalnız) Onun himayesine sığın.
Mustafa İslamoğlu Müzzemmil Suresi 9. Ayet Açıklaması
[5382] Zımnen: Doğu İran’ın, batı Roma’nın değildir. Oralar da dahil, her yer Allah’ındır. Bkz: “Bilin ki yer-yurt Allah’ındır, kullarından tercih edeni/tercih ettiğini oraya mirasçı kılar.” (7:128). Kur’an mü’minlerine daha o günden hedef göstermektedir. Râzî der ki: “Hiçbir kalemin gücü bu âyeti tefsire kafi gelmez”.
Ömer Nasuhi Bilmen
(O) Maşrikin de, mağribin de Rabbidir, O'ndan başka ilâh yoktur. O halde O'nu vekil ittihaz et.