Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5625, sondan 612. ayet; 77. sure ve Mürselât Suresinin 3. ayetidir. Mürselât Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 2, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 1540 olarak hesaplanmıştır. Mürselât Suresinin toplam ebced değeri 71828 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
İlk üç âyette üzerlerine yemin edilerek muhatapların dikkatleri çekilen şeyler bazı tefsircilere göre rüzgâr, fırtına, bulut gibi tabiat olaylarıdır (bk. Zâriyât 51:1-4). Diğer tefsircilere göre ise daha sonraki üç âyette olduğu gibi bunlarla da Cebrâil, melekler, vahiy ve kitap kastedilmiştir. Melekler, vahyi getirirken rüzgârlar gibi esmişler, yeryüzünde Allah’ın dinini yaymışlar, getirdikleri vahiy sayesinde inkârcılık ve cehalet yüzünden ölü hale gelen ruhlar dirilmiş, hak ile bâtıl birbirinden ayrılmış, insanların tövbe edip arınmaları sağlanmıştır (Zemahşerî, IV, 202; bilgi için bk. Râzî, XXX, 264-268; İbn Âşûr, XXIX, 419-423; Ateş, X, 264-266).
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile bâtılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir. [703][704]
Maksat rüzgârdır. Yalnız 4. âyette gerçekle aslı olmayanı ayırt edenler, meleklerdir, Kur’ân âyetleridir diyenler de vardır. Rüzgâr anlamına alınca bulutları ayırdedenler demek olur.
Abdullah Parlıyan
bulutları yayıp süren rüzgarlara veya hakikat tohumlarını yaydıkça yayanlara veya bulutları yayıp dağıtan meleklere.
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilen (melek)lere, her şeyi kökünden koparan (fırtına)lara, gerçekleri yayan (Kur’an âyet)lerine, hak ile bâtılı ayıran, gerek mazur kılmak, gerekse uyarmak için öğüt veren (Peygamber)lere yemin olsun ki; elbette size söz verilen kıyamet, kesinlikle1 kopacaktır.2
1 Buradaki (اِنَّمَا) hasr edatı olmayıp (اِنَّ) ve (مَا)’nın bitişik yazılış şeklidir ve tercüme ona göre yapılmıştır.2 İlk beş âyette sayılan sıfatların, mevsufları zikredilmediği için bunların ne olduğunu tam olarak bilmek, mümkün değildir. Ancak yukarıda, parantez içlerinde bu sıfatlardan hareket edilerek bunların ihtimâl dâhilinde olan mevsufları, birer örnek olarak belirtilmeye çalışılmıştır. Bunların tamamının, melek isimleri olmaları da mümkündür. Her şeyin en doğrusunu ancak Allah bilir.
Muhammed Esed
Düşün bu [mesaj]ları, [hakikati] dört bir yana yayan,