Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5655, sondan 582. ayet; 77. sure ve Mürselât Suresinin 33. ayetidir. Mürselât Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 920 olarak hesaplanmıştır. Mürselât Suresinin toplam ebced değeri 71828 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
O gün hesaplar görülüp herkesin gideceği yer belli olduktan sonra görevliler inkârcılara, dünyada yalan saymış oldukları cehenneme doğru yürümeleri için âyetlerde geçtiği gibi hitap edeceklerdir. Müfessirler “üç bölüklü gölge”den maksadın cehennem yakıtlarının çıkardığı, üçe ayrılmış yoğun duman olduğunu söylemişlerdir (Taberî, XXIX, 146). Âyetlerde cehennemin fırlattığı kıvılcımların benzetildiği “kasr” kelimesinin farklı anlamları bulunmakla birlikte (bk. Râzî, XXX, 277; Şevkânî, V, 415-416) bunlar içinde cehennem tasvirine en uygun olanı “hurma kütüğü” olduğu için meâlde bu anlam tercih edilmiştir. Kıraat farkları dikkate alınarak 32 ve 33. âyetlere şöyle de mâna verilmiştir: “Cehennem, kütükler gibi kocaman kıvılcımlar fırlatır. Her bir kıvılcım birer sarı (kızgın) deve gibidir” (Şevkânî, V, 416).
Mehmet Okuyan
O (kıvılcımlar) sanki sarı (kızgın) halatlar gibidir.
Kur’an’da sadece burada geçen [şerar] kelimesi “kıvılcım, ışık huzmesi”, [el-kasr] kelimesi ise “büyük kütük” veya “köşk” manasına gelmekte, böylece ateşin durumunu anlamada veya boyutunu ve şiddetini kavramada önemli mesajlar içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
29,30,31,32,33. Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.
Cemal Külünkoğlu Mürselât Suresi 33. Ayet Açıklaması
Ayette geçen “cimale” terimi “cemel” kelimesinin çoğuludur. “Cemel”, kökü itibariyle hem halat hem de deve anlamına gelmektedir. Yukarıdaki ayetlerin genel muhtevasına bakıldığı zaman “deve” kelimesi edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile kıvılcım arasında bir münasebet bulunmadığı için “cimale” terimi “halat” olarak tercüme edilmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
32,33. O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
(Bu kıvılcımlar birbirini izledikçe, her biri çayıra yayılmış otlayan birer sarı deveyi andırır. Bunlar kıvılcımlardır. Ya peki bu iri kıvılcımları saçan ateşin kendisi acaba nasıl bir şey!)
Mahmut Kısa
“Patlayarak etrafa saçılan bu kıvılcımlar, sarı halatlar, sarı develer gibi havada iz bırakacak!”
Mustafa İslamoğlu Mürselât Suresi 33. Ayet Açıklaması
[5507] Veya: “Sapsarı develerin gövdeleri gibi”. Tercihimiz, “gemileri zapteden halatlar” anlamına gelen cumâlâtun (t. cumâletun) okuyuşuna dayanmaktadır.