Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5666, sondan 571. ayet; 77. sure ve Mürselât Suresinin 44. ayetidir. Mürselât Suresi 44. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1141 olarak hesaplanmıştır. Mürselât Suresinin toplam ebced değeri 71828 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 3 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 37:80, 37:121, 37:131 ayetleridir.
Râzî, Şevkânî gibi müfessirler, sûrenin bütünündeki konuların uyumunu dikkate alarak bu âyetlerde âhiretteki durumları özetlenen “takvâ sahipleri” ile bilhassa Allah’a ortak koşmaktan sakınan müminlerin kastedildiğini belirtirler. Râzî âyetteki takvâ kelimesinin itaatkâr olan ve olmayan bütün müminleri kapsadığını önemle hatırlatır (XXX, 281-282; Şevkânî, V, 417). Ancak gerek takvâ kavramının Kur’ân-ı Kerîm’deki genel anlamı gerekse burada “takvâ sahipleri”nin niteliğini ve ödüllerini açıklayan 43-44. âyetler, kavramın burada da hem imanı hem itaati kapsadığını göstermektedir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Anlaşılıyor ki dünyada yapılanlar “sebep”, mahşerdeki ödüller ise “sonuç”tur.
Bayraktar Bayraklı
43,44. Kendilerine, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi âfiyetle yiyiniz, içiniz” denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.
İşte biz, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler, askerî erkân ve müslümanları böyle mükâfatlandırırız.