Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5752, sondan 485. ayet; 79. sure ve Nâzi'ât Suresinin 40. ayetidir. Nâzi'ât Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 1671 olarak hesaplanmıştır. Nâzi'ât Suresinin toplam ebced değeri 59952 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Kıyamet gününde insanlar mutlular ve bedbahtlar olarak iki kısma ayrılacaklardır. Özgür iradesiyle dünyayı âhirete tercih edip ömrünü inkâr, isyan ve taşkınlıkla geçirerek tövbe ve iman etmeden Allah’ın huzuruna çıkanlar bedbahtlardır; bunların barınacakları yer ise cehennemdir. Rabbinin huzurunda hesap vereceğine inanan ve o huzura günahkâr olarak çıkmaktan korkarak nefsini kötülüklerden sakındıranlar ise bahtiyar kimselerdir; bunların barınacakları yer de cennettir.
Mehmet Okuyan
40,41. Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.
Ahmet Akgül
Her kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsini hevâdan (kötü ve çirkin arzulardan) sakındırırsa,
Rabbinin, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar ve cezalar üzerindeki hükümranlığının, her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan, günahlardan ve haramlardan akıllarını kullanarak men edenlerin de yurtları vardır.
40,41. Kim de (kıyâmet günü) Rabbisinin makamından (huzûrunda durmaktan)korkmuş ve nefsi(ni), (kötü) arzulardan men' etmişse, artık şübhesiz (o kimse için) varılacak olan yer, ancak Cennettir!
Buna karşılık, her an ve her yerde Rabb’inin huzurunda ve O’nun gözetimi altında olduğu bilinciyle davranan, O’nun emirlerine karşı gelmek ve huzur-u ilâhîde mahcup duruma düşmekten korkan ve kendisini kötü arzulardan alıkoyanlara gelince,
Süleymaniye Vakfı Nâzi'ât Suresi 40. Ayet Açıklaması
[*] Büyük günah işlememiş olanlar güzel yaşamış sayılır ve daha güzeli ile karşılanırlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır" (Necm 53:31–32) Onlar sıkıntı çekmeden cennete girerler. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Önceden en güzeli ile karşılayacağımızı bildirdiklerimiz Cehennemden uzak tutulacaklardır. Onun uğultusunu bile duymayacaklar ve sürekli canlarının çektiği şeyler içinde olacaklardır. Melekler, "bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır." (Enbiya 21:101-103) Büyük günah işlediği halde tevbe edip kendini düzeltenler de bu kesime girerler. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Rahman'ın kulları Allah ile beraber başka bir tanrıyı yardıma çağırmazlar. Haklı bir sebep yoksa Allahın dokunulmaz kıldığı canı öldürmezler; zina etmezler. Kim bunları yaparsa günaha girer. Kıyâmet günü onun azâbı katlanır ve orada itibarsız olarak sürekli kalır. Ama tevbe eden, inanan ve iyi iş yapan başka. Allah onların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah bağışlar, ikram eder." (Furkan 25:68-70)
Şaban Piriş
Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..