Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1197, sondan 5040. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 37. ayetidir. Enfal Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 81 ve toplam ebced değeri ise 6494 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ليميز الله الخبيث من الطيب ويجعل الخبيث بعضه على بعض فيركمه جميعا فيجعله في جهنم اولئك هم الخاسرون
Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Bedir Savaşı’nda, başlarında Ebû Cehil olmak üzere on Kureyş zengini bizzat harbe katılmanın yanında her gün birer deve keserek savaşçılara ikram ediyorlardı, buna rağmen yenildiler. Uhud Savaşı’nda intikam almak istediler; Ebû Süfyân, taşradan gelip Mekke civarına yerleşen gariban takımından (ehâbîş) 2000 kişi kiralayarak savaşa sürdü, ancak bu savaşta da istedikleri sonuca ulaşamadılar; çünkü bu savaşta, kendilerine ulaşan bilginin aksine Hz. Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer ölmemişlerdi. Arkadan Hendek Savaşı oldu, bu savaşta da Medine’yi günlerce kuşatma altında tuttular, fakat sonuç alamadan bırakıp gittiler. Müslümanların bütün istedikleri Allah’ın gösterdiği yolda yürümek, O’nun rızâsına uygun bir hayat düzeni kurmaktı. Müşrikler ise bunu onlara çok görüyor, yollarını kesmek istiyor, bu maksatla büyük harcamalar yapıyor, mal ve canlarından oluyorlardı. Bütün bu fedakârlık ve harcamaların sonu hüsran oldu, yenildiler ve acı çektiler. Sonunda iyi ile kötü, pis ile temiz, doğru yolda olanla yanlış yolda olan birbirinden ayrıldı, herkes hür iradesi ile seçtiği yolda yürüdü. Bu yolun sonu iyiler için Allah rızâsı ve cennet, kötüler için ise Allah’ın gazabı ve cehennem oldu, bu her zaman da böyle olacaktır.
Mehmet Okuyan
(Bu toplama), Allah’ın kirliyi (kâfiri) temizden (müminden) ayıklaması ve (bütün) kötülerin bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup hepsini istifleyerek, hepsini cehenneme atması içindir. İşte onlar, kaybedenlerin ta kendileridir.
Ayetteki [liyemîze] fiilindeki [lâm/li] edatı, “sonunda” anlamında da yorumlanabilir. Bu durumda ayet şöyle tercüme edilebilir: “Sonunda Allah kirliyi temizden ayıklayacak (mümini kâfirden ayıracak) ve (bütün) kötülerin bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup hepsini istifleyerek, onu (hepsini) cehenneme atacaktır. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.”
Bayraktar Bayraklı
Bu toplanma, Allah'ın murdârı temizden ayırması ve bütün murdârların bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup yığarak cehenneme atması içindir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Ki Allah, pis olanı temiz olandan ayırsın, pis olanları birbirinin üzerine koyup, hepsini bir araya getirsin, sonra hepsini Cehennem'e doldursun. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.
Bu, Allah'ın murdar olan (küfür ve kötülük ehlini), pak ve temiz olan (iyi niyetli ve istikametli mü'minlerden) seçip ayırması (herkesin ayarını ortaya koyması) ; murdar (olanların) bir kısmını bir kısmının üzerine (musallat) kılıp, (birbirlerinin pisliğini ortaya çıkarması, sonra) hepsini yığınlar halinde cehenneme atması içindir. İşte bunlar (dünya ve ahirette) hüsrana uğrayanlardır.
Böylece Allah murdarı temizden, yani Allah'tan gelen gerçeklere inanmayıp, örtbas eden inkârcıyı mü'minden ayırt etsin de, murdarı ve kötüyü birbiri üstüne yığıp, hepsini toptan cehenneme yerleştirsin içindir. İşte her bakımdan aldanmış olacak olanlar böyleleridir.
Böyle olması Allah'ın murdarı temizden ayıklaması ve murdar olanları birbiri üstüne yığıp topluca cehenneme atması içindir. İşte bunlar ziyana uğrayacak olanlardır.
Bu, Allah'ın murdar olanı temizden ayırdetmesi; murdarı, bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp tümünü biriktirerek cehenneme atması içindir. İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır.
Allah murdar kâfiri, pâk mü'minden ayırdetmek için kâfirleri mağlûp eder ve murdarın bir kısmını bir kısmı üzerine koyup hepsini biriktirerek cehenneme atar. İşte bunlar, nefislerine ziyan ve yazık edenlerdir.
Ki Allah, pis olanları temizlerden ayırsın. Pisleri birbirinin üzerine getirerek hepsini toplasın ve onları Cehenneme koysun. İşte asıl zarar edenler onlardır!
(Bütün bunlar) Allah'ın kötü olanı iyi ve temiz olandan ayırması, kötü olanı kendi türünden olanla yan yana getirip bir araya toplaması ve (nihayet) onları topluca cehenneme koyması içindir. İşte hüsrana uğrayanlar onlardır.
36,37. Doğrusu inkar edenler mallarını Allah'ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah'ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.
(Bu toplama) Allah'ın murdarı temizden ayıklaması (mümini kâfirden ayırması) ve bütün murdarların bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup hepsini yığarak cehenneme atması içindir. İşte onlar ziyana uğrayanların kendileridir.
Allah, murdarı temizden ayırdetmek için ve bir de murdar kısmını birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. İşte bunlar o hüsran içinde kalanların ta kendileridir.
Ki Allah murdarı temizden ayırsın ve murdar kısmı birbirinin üzerine bindirib hepsini teraküm ettirsin de topunu Cehenneme koysun, işte bunlar, o hüsran içinde kalanlar
ki Allah, murdarı (kâfiri) temizden (mü'minden) ayırd etsin, murdarı birbiri üstüne koyub topunu birden yığsın da onu cehenneme atsın. Onlar, en büyük zarara uğrayanların ta kendileridir.
Ki Allah, pis olanı temizden (kâfiri mü'minden) ayırsın ve kötüleri birbiri üstüne koyup hepsini yığsın da onu Cehenneme atsın!(1) İşte onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.
(1)“Evet mâdem ki bu âlem, nev‘-i beşerin (insanlığın) imtihan meydanıdır ve müsâbaka (yarışma)yeridir; iyilikle fenâlığın birbirinden tefrîk edilemeyecek (ayrılamayacak) derecede muhtelit ve karışık olmaları lâzımdır ki, insanların dereceleri tezâhür etsin (ortaya çıksın). İmtihan ve tecrübe zamanları bittikten sonra, fenâ insanlar: وَمْتاَزُوا الْيَوْمَ اَيُّهاَ الْمُجْرِمُونَ hitâbıyla, yani: ‘Ey mücrimler! Bir tarafa çekiliniz!’ diye olan tüyler ürpertici, sâikavâri (yıldırım gibi), şiddetli emr-i İlâhîye ma‘ruz kalacakları gibi; iyi insanlar da فاَدْخُلُوهاَ خاَلِد۪ينَ hitâbıyla: ‘Dâimî kalmak üzere Cennete giriniz!’ diye olan Cenâb-ı Hakk’ın mün‘imâne, şefîkāne, lütufkârâne (ni‘met veren Allah’a yakışır, lütuf ve şefâat eder bir tarzdaki)emirlerine mazhar olacaklardır. İnsanlar böyle iki kısma ayrıldıktan sonra, kâinât tasfiye ameliyâtına uğrayacak (temizlenecek). Kötülüğü, şerri, zarârı tevlîd eden (doğuran) maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennemin techîzâtı(cihazları) ikmâl edilecek (tamamlanacak); iyiliği, hayrı, nef‘i (menfaati) doğuran maddelerin de bir tarafa çekilmesiyle Cennetin techîzâtı ikmâl edilecektir (tamamlanacaktır).” (İşârât’ül-İ‘câz, 193)
İlyas Yorulmaz
Allah temiz olanla pis olanları ayırt etmek için (insanları deniyor) ve pis olanların bazılarını diğer pis olanlarla aynı tutuyor ve onların hepsini kayda geçiriyor. Sonra bu kayıtlar cehennemde bire bir aynen uygulanıyor, böyleleri kendilerine yazık etmiş olanlardır.
37, 38. Allah napâki pâktan [⁴] ayırt edecek, napâki birbirine yığıp hepsini biriktirecek, sonra hepsini Cehenneme koyacak. İşte ziyankârlar onlardır. Kâfir olanlara de ki küfür ve adavetten vazgeçerlerse onların geçmişleri yarlıganır. Eğer küfür ve adavete dönerlerse evvelkiler hakkındaki âdet bunlara da vâki olur [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Enfal Suresi 37. Ayet Açıklaması
[4] Kâfiri mü'minden.[5] Onların başına gelenler bunların da başına gelir.
Kadri Çelik
Bu, Allah'ın, temizi kirliden ayırması ve kirli şeyleri üst üste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.
Ki böylece Allah, ahlâkî yönden çirkin ve pis olan kâfirleri, her bakımdan güzel ve temiz olan müminlerden seçip ayıklasın ve bütün pislikleri birbiri üzerine yığıp hepsini cehenneme yollasın! İşte tam anlamıyla kaybedenler bunlardır.Bu yüzden, ey Müslüman!
Allah bunu pislikleri temizlerden ayırt etmek ve bu pislikleri üst üste koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte bunlar, gerçekten hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
ki böylece Allah kötü ve bayağı olanı iyi ve temiz olandan ayırsın da, kötü ve bayağı olanı kendi türünden olanla yan yana getirip [hükmü altında] hepsini bir araya toplasın ve (nihayet) onları topluca cehenneme yerleştirsin. İşte her bakımdan aldanmış olacak olanlar böyleleridir.
Böylece Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak ve pis olanları birbiri üzerine yığıp hepsini bir araya toplayacak ve hepsini cehenneme dolduracak. İşte bunlar gerçekten kaybedenlerdir. 9/28- 95, 7/149, 40/85, 58/19
(ki), Allah pisliğe batmış olanı tertemiz olandan seçip ayırsın; ve pisliğe batan herkesi birbiri üzerine istif ederek tümünü cehenneme doldursun: işte onlardır büsbütün kaybedenler.
Tâ ki, Allah Teâlâ habîsi temizden ayırdetsin. Ve habîs olanın bazısını bazısı üzerine kılıp hepsini toplasın. Artık onu cehenneme koysun. İşte ziyana uğramış olanlar, ancak onlardır.
Ta ki Allah murdarı temizden ayırsın ve murdarları birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya yığsın ve topunu birden cehenneme doldursun. İşte her şeylerini kaybedenler bunlardır. [10, 28; 30, 14; 36, 59]
(Sürüleceklerdir) Ki, Allah, murdarı temizden ayıklasın ve bütün murdarları birbiri üzerine koyup yığsın da hepsini cehenneme atsın. İşte ziyana uğrayanlar onlardır.
Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak ve pis olanları birbiri üzerine yığıp hepsini bir araya toplayacak ve cehenneme atacaktır. İşte onlar, hüsrana uğrayanlar onlardır!
Allah böylece habisi temizden ayırt eder; sonra habisleri üst üste yığar ve hepsini toplayıp Cehenneme tıkar. İşte onlar hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.
Böylece Allah, pisi temizden ayıracak, pis kısmı birbirleri üstüne yığıp hepsini bir yerde toplayarak tümünü cehenneme sokacak. Hüsrana uğrayanların da kendileridir bunlar.