Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1199, sondan 5038. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 39. ayetidir. Enfal Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 3697 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقاتلوهم حتى لا تكون فتنة ويكون الدين كله لله فان انتهوا فان الله بما يعملون بصير
Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’nin de kaydettiği gibi (Ahkâmü’l-Kur’ân, II, 854) âyetin “fitne ortadan kalkıncaya ve dinin tamamı Allah için oluncaya kadar...” kısmını iki şekilde anlamak mümkündür: 1. “Dünyada veya bölgede hiçbir müşrik kalmayıncaya ve herkes müslüman oluncaya kadar.” 2. “Din ve vicdan hürriyeti yerleşinceye, herkesin serbestçe dinini yaşaması imkânı doğuncaya ve böylece hak olsun bâtıl olsun din seçimi ve dinî hayat baskıya değil, samimi inanca dayanıncaya kadar.” Biz ikinci anlayışı tercih etmiş bulunuyoruz (ayrıca bk. el-Bakara 2:193; en-Nisâ 4:75-76).
Mehmet Okuyan
[Fitne] (baskı ve zulüm) kalmayıncaya ve bütünüyle din de yalnızca Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkârdan) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görendir.
Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayette dikkat çeken en önemli nokta, kimlerle savaşılacağının unutulmamasıdır. Ayette geçen [hum] “onlar” zamirinin kimleri karşıladığı bilinmez ve görülmezse, durduğu yerde duran, kimseyle savaşmamış, hiç kimseyi yerinden yurdundan etmemiş kişilerle de savaşılması gerektiği sanılabilmektedir. Oysa burada ayet bir bağlam içerisinde geçmekte ve müslümanlarla savaşan, onları yurtlarından çıkaran, dahası küfür ve şirkten vazgeçmeyip bunlarda ve düşmanlıkta kararlı ve ısrarcı olan, mabetten ve Allah yolundan engelleyen söz konusu saldırgan müşrik Mekkelilerle savaşılması gerektiği hükmü verilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Yeryüzünde fitne/din farklılığının getirdiği baskı ortadan kalkıp din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşınız. İnkâr ve fitneden vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.
1- Baskı ve zulüm. 2- Allah'ın yasalarının belirleyici ve egemen güç olması sağlanıncaya kadar. (2:193)
Ahmet Akgül
(Ülkenizde ve yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya, (temel insan haklarına aykırı tüm fesat odakları kurutuluncaya ve böylece) Dinin (adalet düzeninin) hepsi Allah’ın (rızasına uygun) oluncaya kadar (zalim ve kâfirlerle) çarpışın (ve mücadeleyi bırakmayın) . Şayet (zulüm ve fitneden) vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir (siz de onları kendi hallerine bırakın).
Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din, tamamıyla Allah'a münhasır oluncaya dek savaşın onlarla. Savaştan vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah, onların yaptıklarını görür.
Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve insanların Allah'ın dininin egemenliğini kabul etmelerine kadar onlarla savaşın. Eğer inkâr ve fitneden vazgeçer direnmeyi bırakırlarsa bilin ki, Allah onların edip eylediği herşeyi görmektedir.
Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, Allah için şer'î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaş. Eğer akıllarını kullanarak inkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracak.
Yeryüzünde fitne (şirk) kalmayıp din, tamamıyla Allah'ın oluncaya (ondan başkasına ibadet edilmeyinceye) kadar onlarla savaşın, cihad yapın. Eğer küfürden vazgeçerlerse, Allah yaptıklarını görür ve mükâfatlarını verir.
Fitne kalmayıncaya, bütün din ve ibadet Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer son verirlerse, muhakkak Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.
Ve artık (yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya ve insanların kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah'a adanıncaya kadar onlarla savaşın. Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa (savaşmayı bırakın). Muhakkak ki Allah yaptıklarını hakkıyla görendir.
Bkz. 2:193Burada başlamış bir savaş vardır. Ve bu savaşın başlama sebebi zulümdür, baskıdır, Müslümanların yurtlarından çıkarılmaya zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve özgürlüklerinin ellerinden alınmasıdır. Her iki âyetin ilk cümlesi, bunu açıkça özetlemektedir. “Dinin ve insanların kulca yönelişlerinin Allah’a adanması” demek, Müslümanların inandıklarını özgürce yaşayacak ortamı oluşturmaları ve bu konuda yapılan saldırılara karşılık vermeleri için aldıkları savaş emrini yerine getirmeleri demektir. Yoksa yeryüzündeki bütün inanç sistemlerinin yok edilmesi, hangi adla olursa olsun İslâm’ın dışında hiçbir ekolun, sistemin, düşüncenin kalmaması, kültürlerin ortadan kaldırılması için savaşmak değildir. Öyle olsaydı Kur’an, “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirun, 109:6) demezdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.
Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.
Baskı ve zulmu ortadan kaldırıncaya ve dini sadece ALLAH'a ait kılıncaya dek onlarla savaşın. Düşmanlığa son verirlerse, elbette ALLAH yaptıklarınızı Görür.
(Yer yüzünde) bir fitne kalmayıncaya ve dîn tamâmiyle Allahın oluncaya kadar onlarla muhaarebe edin. Eğer vaz geçerlerse (onları bırakın). Şübhesiz ki Allah, ne yapacaklarını hakkıyle görücüdür.
Artık fitne kalmayıncaya ve din tamâmen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! O hâlde (küfürden) vazgeçerlerse, artık şübhesiz ki Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla görücüdür.
Bu çelişkiler (fitne) ortadan kalkıncaya ve dinin tamamı Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer Allah’ın dini ile mücadele etmekten vaz geçerlerse, bilsinler ki Allah yaptıklarını görmektedir.
Hiçbir fitne [⁶] kalmayıncaya, bütün din Allah için [⁷] oluncaya kadar onlarla kıtalda bulunun. Onlar küfürden vazgeçerlerse onları salıverin. Çünkü Allah işlediklerini görür [⁸].
Ey iman edenler! Allah’ın dinine karşı savaş açan, insanî ve ahlâkî değerleri hiçe sayan, inanç, ibâdet ve düşünce özgürlüğüne zincir vuran bütün fitne ve kötülük odakları tamamen yok edilip ortadan kaldırılıncaya ve yönetimde mutlak otorite ve egemenlik anlamına gelen din, tamamen ve yalnızca Allah’ın irâdesine uygun bir hâle gelinceye ve böylece, Kur’an’ın belirlediği adâlet, özgürlük ve barış ortamı tüm dünyada egemen oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer zulüm ve haksızlıktan vazgeçerlerse, kendilerini kurtarmış olurlar. Unutmasınlar ki, Allah yaptıkları her şeyi görmektedir ve hak ettikleri mükâfâtı onlara elbet verecektir!
(Ey îman edenler!) Ortalıkta fitne kalmayıp, Allah’ın dini (yeryüzüne) tamamen egemen oluncaya kadar,1 o (kâfirlerle) savaşın.2 Eğer (Allah’tan başkasına tapmaktan) vazgeçerlerse muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını görür.3
1 Peygamber (s.a.v): “Ben bütün insanlar, ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ deyinceye kadar onlarla savaşmakla görevlendirildim. Onlar, onu demedikçe benden canlarını kurtaramazlar.” buyurmuştur. (Müslim, Buhari, Kurtubî, Taberî)2 Yani, Allah’ın kullarını başkalarına veya başkalarının kullarına mahkûm eden bâtıl dinler ve felsefi sistemler, Allah’ın dini karşısında tamamen yok oluncaya ve yeryüzünde kimse Allah’tan başkasına itaate zorlanmayıncaya kadar, kendilerine kitap verilen ve verilmeyen kâfirlerle savaşın.3 Bu ve benzeri âyetlerden, yeryüzünün tamamının Müslümanlar için, “vâdedilen topraklar” olduğu, İslâm’ın emrettiği “cihadın bölgesel olmayıp, evrensel“ olduğu ve bunun da hiçbir mazeretle ihmal edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 193, Âlu İmrân: 19, 85, Mâide: 3, Ahzab: 27, Fâtır: 39)
Muhammed Esed
Ve artık zulüm ve baskı kalmayıncaya, ve [insanların] kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah'a adanıncaya kadar onlarla savaşın. 39 Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa bilin ki, Allah onların edip-eylediği her şeyi görmektedir; 40
İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp din tamamen Allah’ın oluncaya/inanç özgürlüğü sağlanıncaya kadar onlarla savaşın! Eğer baskı ve zulümden vazgeçerlerse, Allah onların yaptıklarını görmektedir. 2/193256, 57/4
Artık onlarla zulüm ve baskı[1363] sona erinceye ve hayatın Allah’a adanmasına (yönelik tüm baskılar kaldırılıncaya) kadar[1364] savaşın! Ne ki baskıya bir son verirlerse, unutmayın ki Allah onların yaptığı her şeyi görmektedir.
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 39. Ayet Açıklaması
[1363] Fitnenin “zulüm ve baskı” anlamı için bkz: 5:41, not 43 ve 9:49, not 64.
[1364] Lafzen: “din tamamen Allah’ın oluncaya kadar”. Bizim âyetin dış bağlamına uygun serbest çevirimizi hemen arkadan gelen cümle doğrulamaktadır. Savaşın amacı saldırgan tarafın saldırganlığına ve inanca yönelik baskılarına son vermektir. Bunun en açık delili Mumtehane 8 ve 9. âyetlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar ile bir fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah için oluncaya kadar cihadda bulunun. Bunun üzerine (küfürlerine) nihâyet verirlerse şüphe yok ki, Allah Teâlâ yapacak oldukları şeyleri tamamiyle görücüdür.
Dünyada fitne kalmayıp din, tamamen Allah'a ait oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer fitneden vazgeçerlerse, onları bırakın. Allah zaten onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir. [2, 193; 9, 5-11]
Burada genel tefsire göre “fitne” şirk, “din” ise itaat ve kulluktur. Fitne’nin tefsiri için Bakara, 191 âyetine bkz.
Süleyman Ateş
Fitne (baskı) kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (baskıya) son verirlerse muhakkak ki Allah, ne yaptıklarını görmektedir.
Onlarla savaşın ki fitne (savaş sebebi) oluşmasın; din, bütünüyle Allah’ın dini olsun. Eğer savaşa son verirlerse (siz de son verin) onların ne yaptıklarını gören Allah’tır.
Onlarla, fitneden(9) eser kalmayıncaya ve din Allah için oluncaya kadar(10) savaşın. Eğer vazgeçerlerse, hiç kuşkusuz, Allah onların yaptıklarını görmektedir.
(9) Bk. 2:191.(10) Allah’tan başkasına kulluk edilmez oluncaya kadar. Veya, insanlar, herhangi bir baskı altında olmaksızın yahut inançlarından dolayı cezaya uğrama endişesi taşımaksızın, sadece Allah için kulluk edebilecek hale gelinceye kadar.
Yaşar Nuri Öztürk
Fitne kalmayıncaya ve din tümüyle Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Vazgeçerlerse kuşkusuz ki Allah, ne yaptıklarını iyice görecektir.