Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1169, sondan 5068. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 9. ayetidir. Enfal Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 4954 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Burada Allah’ın yardımı bin melek aracılığı ile gerçekleşmiştir. Yoksa Allah Teâlâ dileseydi, tek bir melekle ya da aracısız olarak doğrudan doğruya yardım ederdi.
Bedir Savaşı’nda müslümanların hazırlık ve güçleri yetersizdi. Onlara nisbetle nicelik yönünden güçlü olan ve daha Mekke’den çıkarken savaşı göze almış bulunan müşrikler karşısında galip gelebilmek için ilâhî yardıma ve moral güce ihtiyaç vardı. Savaş kaçınılmaz hale gelince müminler iman ve tevekküllerinin gereği olarak Allah’a sığındılar, O’ndan yardım dilediler. O gün Hz. Peygamber’in rabbine nasıl yakardığını Hz. Ömer şöyle anlatıyor: “Bedir günü gelince Resûlullah, kendi arkadaşlarının 305, müşriklerin ise 1000 kişi kadar olduğunu görerek hemen kıbleye döndü, ellerini kaldırdı ve rabbine yalvarmaya başladı: ‘Allahım, bana olan sözünü yerine getir, vaad ettiğini ver! Allahım eğer şu bir avuç müslümanı helâk edersen yeryüzünde şirk koşmadan sana ibadet eden kimse kalmayacak!’ O, kıbleye dönük vaziyette ellerini her an biraz daha semaya doğru uzatarak durmadan rabbine yalvarıyordu; öyle ki sonunda abası omzundan sıyrılıp yere düştü, Ebû Bekir gelip abasını yerden alarak omzuna örttü, sonra onu kucakladı ve şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın elçisi! Artık yeter, O sana vaad ettiğini kesin olarak verecektir!’ Bu hadise üzerine 9. âyet nâzil oldu” (Müslim, “Cihâd”, 58). Bu savaşta Allah’ın vaadinin ve Hz. Peygamber’in duasının neticesi hâsıl olmuş, yardıma gönderilen meleklerin bizzat savaşa katılarak düşmana karşı neler yaptıkları bazı sahâbîler tarafından görülerek nakledilmiştir (Müslim, “Cihâd”, 58).
Bedir Savaşı’nda meleklerin müslümanlara yardımı Âl-i İmrân sûresinin 124-125. âyetlerinde de zikredilmiştir. Orada önce 3000 melekle yardım edileceği, bu yetmezse 2000 melek daha gönderileceği, yardımcı melek sayısının 5000’e çıkarılacağı müjdelenmiştir. Açıklamakta olduğumuz 9. âyette ise yardıma gönderilen melek sayısı “peşi peşine gelen binlik kuvvetle” şeklinde ifade edilmiştir. Bu rakamlar arasında ilk bakışta bir uyumsuzluk var gibidir. Ancak Arapça’daki ifade özelliği veya olayın tarihî bağlamı ve konusu göz önüne alındığında bir uyumsuzluk bulunmadığı görülecektir. Araplar “birçok” yerine “bin, binlerce” kelimelerini de kullanmaktadırlar. Buna göre mâna “birçok melek ile...” demektir. Olaya tarihî tecrübe açısından bakıldığında görülecektir ki savaşlarda takviye güçleri toptan değil, ihtiyaca göre arka arkaya gönderilmekte, bu taktiğin düşman üzerindeki etkisi daha fazla olmaktadır.
Allah bir şeyin olmasını murat edince onun maddî plandaki sebebini de yaratır. Her şey O’nun iradesi ve kudreti ile hâsıl olur. Sünnetullah diye de ifade edilen ilâhî âdete, kural ve kanunlara göre sonuç, kulun irade ve fiiline de bağlanmışsa bu takdirde insan üzerine düşeni yapacaktır. Bedir Savaşı’nda müslümanlar kendilerine düşeni yapmışlardır, Allah vaad ve murat ettiği için zafer kazanılacaktır. Bazılarınca bunun hem kendileri hem de yardım konusunda etkileri görülen melekler gönderilerek yapılmasının hikmeti, “zaferin müjdesi olsun ve bu sayede kalpler yatışsın, sonuç hakkında güven oluşsun” diyedir.
Mehmet Okuyan
Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da “Şüphesiz ki ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim.” (diyerek) size cevap vermişti.
Yüce Allah Bedir Savaşı’ndan önce müslümanların kendisinden yardım istediklerini hatırlatmakta ve kendilerine bin melekle yardım edeceğini söylediğini ifade etmektedir. Savaş öncesi şartlara bakıldığında, görünen haliyle durum müslümanların kesin olarak aleyhindeydi. Çünkü müşrik ordusu yaklaşık bin kişi olduğu için müslümanların üç katından daha fazla bir sayıya ulaşmışlardı. Hem süvarileri itibariyle hem de mühimmat, techizat anlamında, belki daha da önemlisi büyük bir moral ve galibiyet havası içerisinde oluşları, ister istemez müslümanlarda bir tedirginliğe sebebiyet veriyordu. Bu yüzden Allah’tan yardım istemişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Hani siz Rabbinizden yardım ve destek diliyordunuz. O da sizin dileğinize şöyle cevap vermişti: “Hiç kuşkunuz olmasın, ben size meleklerden birbiri ardınca bin tanesiyle yardım ulaştıracağım.”
Hatırlayın ki, o vakit siz Rabbinizden yardım dilemiştiniz de, O da hemen, “Ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim” diyerek duanıza icabet etmişti.
Hani, siz, Rabbinizden imdat istemiştiniz de Rabbiniz, şüphe yok ki ben, birbiri ardınca binlerce melekle size yardım edeceğim diye duanızı kabul etmişti.
Hani, yardım için Rabbinize yalvarıp yakarmıştınız da, O da bunun üzerine, size şöyle cevap vermişti: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim.”
Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz:
“Ben de, işte ardarda bin melekle size yardım gönderiyorum" diye duanızı kabul buyurarak Rabbiniz dileğinizi yerine getirmiştir.
9.Tirmizi`nin Ömer bin Hattab (r.a.)`dan rivayet ettiğine göre Bedir`de Müslümanlarla müşrikler karşı karşıya geldikleri sıra Resulullah (a.s.) müşriklerin bin kişi kendi ashabının ise üç yüz on küsur (bazı rivayetlere göre 314) kişi olduğunu görünce kıbleye dönerek ellerini açtı ve Rabbine dua etmeğe başladı: "Ey Allah`ım! Bana vaad ettiğini gerçekleştir. Ey Allah`ım! Eğer İslâm halkından olan şu küçük topluluğu yok edersen yer yüzünde sana ibadet edilmez" diye dua etti. Bu şekilde cübbesi üzerinden düşünceye kadar ellerini kaldırıp Rabbine dua etti. Bu ayeti kerime de Resulullah (a.s.)`ın bu duası ile ilgili olarak indirildi.
Ali Bulaç
Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: 'Şüphesiz ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediciyim' diye cevap vermişti.
O vakit Rabbinizden yardım ve zafer istiyordunuz da O size: “- Gerçekten ben arka arkaya bin Melâike ile imdad ediyorum.” diye duanızı kabul buyurmuştu.
Hatırlayın ki, siz (Bedir'de güçlü düşman ordusuna karşı) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.
Resûlullah (s.a.) kendi arkadaşlarının azlığını, müşriklerin de çokluğunu görünce, kıbleye yönelerek iki elini uzattı ve şöyle dua etti: «Allah’ım! Bana verdiğin sözü yerine getir. Allah’ım! Bu cemaatı helâk edersen artık yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmayacak!» Resûlullah (s.a.) bu duayı devamlı olarak okudu. Allah Teâlâ da onun duasını kabul ederek bin melek ile yardım etti. İşte bu âyette buna işaret edilmektedir.
Edip Yüksel
Sizi kurtarması için Rabbinize yalvarıyordunuz, ve O da, "Ben sizi birbiri ardınca bin melekle destekleyeceğim," diye size karşılık vermişti.
Hani siz Rabbinizden imdâd istiyordunuz da O da: «Muhakkak ki ben size meleklerden birbiri ardınca bin (lercesi) ile imdâd ediciyim» diyerek duanızı kabul buyurmuşdu.
(1)Resûl-i Ekrem (asm), Bedir Harbi başlamadan evvel ashâbının azlığı, müşrik kuvvetlerin çokluğu sebebiyle kıbleye dönüp, mübârek ellerini açarak: “Yâ Rab! Bana va‘d ettiğin zaferi ihsân eyle! Eğer şu cemâati helâk edecek olursan, artık yeryüzünde sana ibâdet edecek kimse kalmaz!” diye devamlı olarak niyâz ediyordu. Cenâb-ı Hakk, Habîbinin bu duâsını kabûl etti ve yardım için bin melek gönderdi. Bu melekler atlar üzerinde, beyaz elbiseli ve beyaz sarıklı insanlar şeklinde görülmüştü. Rivâyetlerde sarıklarının, omuzlarından aşağı sarkan taylasanları da olduğu bildirilmektedir. Sarığın, Allah’ın hoşnûd olduğu İslâmî bir giyecek olduğu bu rivâyetten de anlaşılmaktadır. (Kurtubî, c. 2:4, 193-196)
İlyas Yorulmaz
(Savaşta) Rabbinizden yardım istemiştiniz. Sonra Rabbiniz “Birbirine denk güçteki bin adet melekle elbette sizin imdadınıza yetişeceğim” diye cevap vermişti.
Hani siz, en güçlü silahlarla donanmış düşman ordusuna karşı Rabb’inizden yardım istiyordunuz; O da bunun üzerine, “Ben, birbiri ardınca yeryüzüne inecek olan bin melek ile size elbette yardım edeceğim!” diye duânıza cevap vermişti.Aslında bu vasıfları taşıyan kahramanların, meleklerin desteğine bile ihtiyacı yoktu. Nitekim:
Rabbinizden (daha sonra da) yalvararak yardım istemiştiniz.1 O, da: “Ben, size peş peşe gelen bin melek ile yardım edeceğim.”2 diyerek duânızı hemen kabul buyurmuştu.3
1 Hz. Ömer’den; Peygamberimiz, müşriklere baktı bin kişiler, bir de ashâbına baktı üç yüz on küsur kişi. Bunun üzerine kıbleye döndü ve iki elini uzatıp, “Ey Allah’ım bana verdiğin sözü yerine getir, Ey Allah’ım şu, beş on kişiden oluşan Müslümanlar, helâk olursa, yeryüzünde sana ibâdet eden kalmayacak.” diye duâ ediyordu. Bu esnada omuzundan ridâsı yere düştü. Ebû Bekir, hemen kalkarak ridâsını tekrar omuzuna koydu ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Rabbine yalvarışın, yeter artık. O, sana verdiği sözü mutlaka yerine getirecektir.” dedi. Ardından da bu âyet indirildi. (Buhari, Müslim) 2 Bu kadar meleğe ne gerek vardı? Allah, dilediğini meleksiz yapamaz mıydı? Dememek için durum 10. âyette açıklanmaktadır. Bu sayı, sonra üç bine daha sonra da beş bine, çıkarılmıştır. Bk. (Âlu İmrân: 124)3 İşte Allah, kendisine gerçekten yapılan duâları, anında böylece kabul buyurur. Önemli olan, duâyı önce fiili, sonra da sözlü olarak ve yalnız Allah’a has kılarak yapabilmektir. Bk. (Bakara: 186)
Muhammed Esed
Hani, yardım için Rabbinize yakarıyordunuz; ve O da bunun üzerine size şöyle cevap vermişti: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!”
Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da size: – Birbiri ardınca gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diye cevap vermişti. 8/62- 64- 65- 66, 10/103, 21/88, 30/47, 40/51
[1333] Zımnen: Kulun gücünün bittiği yerde Allah’ın yardımı yeter. O anın “bittim noktası” olduğunun delili, Rasulullah’ın şu duasıdır: “Allah’ım! Eğer şu bir avuç insanın yok olmasına izin verirsen, yeryüzünde kulluğu sana tahsis eden kimse kalmayacak!”
Ömer Nasuhi Bilmen
O zaman ki, Rabbinizden imdat istiyordunuz. «Şüphe yok ki, size ardı ardına meleklerden bini ile imdat ediciyim,» diye sizin için (duanıza) icabet buyurdu.
Bedir’e çıkarken Hz. Peygamber (a.s.) ashabı ile istişare etti: Hedef Şam’dan gelen Kureyş kervanı mı olsun, yoksa Kureyş ordusu mu?” Ashabın bir kısmı savaş hazırlığı ile çıkmadıklarından kervanı istediler. Peygamberimiz ordu ile karşılaşıp hücum eden düşman kuvvetini kırmak istiyordu. Yüzünde burukluk hasıl oldu. Durumu anlayan Sa’d b. Ubade, Mikdad, Sa’d. b. Muaz (r.a) gibi zatlar, sonuna kadar fedakârlığa hazır olduklarını bildiren, cesaret verici güzel sözler söylediler. Düşman üç misli askeri ve savaş hazırlığı ile zorlu idi. Efendimiz: “Allah’ım, zafer vâdini gerçekleştir. Bu cemaat helâk olursa artık yeryüzünde Sana ibadet edecek kimse kalmayacak.” diye dua etti. Allah te’yidini lütfetti.
Süleyman Ateş
Siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: "Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım edeceğim," diye duanızı kabul buyurmuştu.
Hani siz, Rabbinizden yardım ve destek diliyordunuz; O, sizin dileğinize şöyle cevap vermişti: "Hiç kuşkunuz olmasın, ben size, meleklerden birbiri ardınca bin tanesiyle yardım ulaştıracağım."
ol vaķt kim arķa virmek isteridüñüz çalabuñuzdan yaña pes uy virdi size “bayıķ ben meded eyleyiciven size biñ-ile firiştelerden biribiri ardınca geliciler.”