Tevbe Suresi 8. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1243, sondan 4994. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 8. ayetidir. Tevbe Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 77 ve toplam ebced değeri ise 5710 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
كيف وان يظهروا عليكم لا يرقبوا فيكم الا ولا ذمة يرضونكم بافواههم وتأبى قلوبهم واكثرهم فاسقون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
كيفوانيظهرواعليكملايرقبوافيكمالاولاذمةيرضونكمبافواههموتأبىقلوبهمواكثرهمفاسقون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Keyfe ve-in yazherû ‘aleykum lâ yerkubû fîkum illen velâ żimme(ten)(c) yurdûnekum bi-efvâhihim vete/bâ kulûbuhum veekśeruhum fâsikûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Nasıl (onların bir sözü) olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda söz de antlaşma da gözetmezlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar; (oysa) kalpleri yüz çeviriyor. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Evet Allah ve Peygamber'i katında onların nasıl antlaşması olabilir? Eğer onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de antlaşma gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi razı ederler; fakat kalpleri sizi istemez. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar.¹
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Saldırgan müşriklere) Nasıl (güven) olabilir ki!.. Eğer üzerinize galip gelirlerse size karşı ne "akrabalık bağlarını", ne de "sözleşme kurallarını" gözetip-tanırlar. (Belki) Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, (ama) kalpleri ise karşı koyar. (Mü’minlere kin ve nefret doludurlar.) Onların çoğu fasık kimselerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Nitekim onlar size üstolsaydı hakkınızda ne bir yakınlık gösterirlerdi, ne bir ahde riayet ederlerdi. Onlar, sizi ancak ağızlarıyla hoşnut ederler, yüreklerindeyse düşmanlık ve gadir var ve onların çoğu, buyruktan çıkmış kişilerdir.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Antlaşmaları nasıl mümkün olabilir ki? Eğer düşmanlarınız size karşı üstünlük sağlasalardı, size karşı ne bir sorumluluk, ne de akrabalığı gözetirlerdi. Onlar size dilleriyle yaranmaya çalışırlar, ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar; ve onların çoğu ilâhî sınırları aşan günahkarlardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlarla antlaşmalar nasıl devam edebilir? Eğer onlar size bir üstünlük sağlarlar, ellerine fırsat geçerse, ne yemin, ne akrabalık hatırı dinlerler, ne de antlaşma gözetirler. Yarım ağızla sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Kalpleri, akılları o kadarına da razı olmaz. Onların çoğu doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmiş fâsıktır, âsi ve bozguncudur.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Nasıl olur ki, eğer onlar size üstün gelecek olsalardı ne bir yakınlık bağı ne de bir antlaşma gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar ama kalpleri istemiyor. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Nasıl olabilir ki!.. Eğer size karşı galip gelirlerse size karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip-tanırlar. Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalbleri ise karşı koyar. Onların çoğu fasık kimselerdir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Müşriklerle nasıl sözleşme olabilir ki, size galib gelseler hakkınızda ne bir yemîn, ne de bir sözleşme gözetmezler. Ağızları ile sizi râzı etmeğe çalışırlar, fakat kalbleri geri çekilir. Onların çoğu küfürde ısrar eden fasıklardır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Nasıl antlaşma olur? Onlar size galip gelseler, sizden ne akrabalığı ne de antlaşmayı gözetmezler. Ağızları ile sizi razı ediyorlar, fakat kalpleri bunu reddediyor. Ve onların çoğu da fasıktırlar. (Hak ve yasalara riayet etmezler.)
Besim Atalay
Besim Atalay
Nice kim, onlar sizi yenselerdi, ne hısımlık, ne de ahit tanırlardı, ağızdan sizleri hoşnut kılarlardı, yürekleri kaçınırdı, onların pek çoğu buyrumları tutmayanlar
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Nasıl olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor. Çünkü onların çoğu yoldan çıkmışlardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Nasıl olabilir ki? Size üstün gelselerdi ne bir akrabalık ilişkisini gözetirlerdi, ne de bir anlaşmayı... Ağızlarıyla sizi pasifleştirecek hoş sözler söylerler, fakat kalpleri tersini ister. Çokları yoldan çıkmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlarla nasıl sözleşme olabilir ki, sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçse, hakkınızda ne bir antlaşma gözetirler, ne de bir yemin. Dil ucuyla sizi hoşnud etmeye çalışırlar, fakat kalbleri o kadarına da razı olmaz. Zaten onların çoğu fasıktırlar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Evet, nasıl olabilir ki: size bir zafer bulsalar hakkınızda ne bir zimmet gözetirler ne de bir yemin, ağızlariyle sizi hoşnud etmeğe çalışırlar, kalbleri ise iba eder durur, zaten ekserisi insanlıktan çıkmış fasıklar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Onların) nasıl (ahdi olabilir) ki eğer size galebe ederlerse hakkınızda ne bir yemîn, ne de bir vecîbe gözetib tanımazlar. Sizi ağızlariyle (gûyâ) hoşnud ederler, (fakat) kalbleri dayatır. Onların çoğu faasık (adam) lardır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Nasıl (bir andlaşmaları olabilir ki)? Eğer (onlar) size galib gelselerdi, hakkınızda ne bir yemin, ne de bir ahd (söz) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnûd ederler, fakat kalbleri(buna) yanaşmaz! Onların çoğu (sözlerinde durmayan) fâsık kimselerdir.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Hâlbuki onlar size galip gelselerdi, size karşı ne akrabalık sorumluluklarını, nede sizi korumayı düşünüp gözetmeyeceklerdi. (Siz galipsiniz diye) Kalpleri size karşı oldukları halde, dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar. Onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Şâyet onlar galip gelselerdi hakkınızda ne karabete [¹] ne ahte riayetkâr olmayacak olanlarla nasıl ahit olabilir? Onlar sizi ağızlarıyle hoşnut ederler, yürekleri ise ondan çekinir. Onların pek çoğu da fâsıktır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Nasıl (anlaşmaları) olabilir ki? Size üstün gelselerdi ne bir yakınlık ve ne de bir anlaşma gözetirlerdi. Kalpleriyle asla istemezlerken, sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar ve çokları zaten fasıklardır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Evet, ihâneti alışkanlık hâline getiren bu insanların imzaladığı antlaşmaların nasıl hukûkî bir geçerliliği olabilir ki? Değil mi ki onlar, sizeveya müttefikiniz olan güçsüz kabîlelere üstünlük sağladıklarında, ne size verdikleri yemini tanıyorlardı, ne de yaptıkları antlaşmayı! Şimdi de kalkmış, doğruluktan, ahde bağlılıktan dem vurarak dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar fakat kalpleri tam tersini söylüyor, zaten onların çoğu, ahlâk, insaf, adâlet, erdemlilik nedir bilmeyen yoldan çıkmış kimselerdir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Sizin aleyhinize gelişme olursa, sizin hakkınızda ne akrabalık bağı gözetirler, ne de andlaşma! Nasıl da, sizi ağızlarıyla razı ediyorlar; kalbleri reddediyor! Onların çoğu yoldan çıkıp sapmış / fâsıklardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Allah’ın ve Elçisinin onlarla herhangi bir antlaşması) nasıl mümkün olabilir ki? Eğer size karşı onların ellerine bir fırsat geçse onlar, sizin gözünüzün yaşına bakmadıkları gibi sizin kişisel hukukunuzu da gözetmezler.1 Sadece sizi dillerinin ucuyla hoşnut etmeye çalışırlar, fakat kalpleri bu kadarına bile râzı olmaz. Çünkü onların çoğunun karakteri bozuktur.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Başka] nasıl [olabilirdi ki?] 14 Eğer [düşmanlarınız] size üstün gelselerdi [size karşı] ne bir sorumluluk ne de bir koruma yükümlülüğü 15 taşıyacaklardı. Onlar size dilleriyle yaranmaya çalışıyorlar, ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar; zaten onların çoğu fasık kimselerdir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Antlaşmalarının nasıl bir değeri olabilir ki, eğer onlar size üstün gelselerdi ne ettikleri yeminlere ne de yaptıkları ahit/antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlarken içten içe size diş biliyorlar, zaten onların çoğu yoldan çıkmış fasık kimselerdir. 2/100, 3/118- 119, 5/59, 8/56- 57, 9/50, 48/25
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Düşmanlarınızın) size galip gelmeleri hâlinde, size karşı ne bağlayıcı bir yükümlülük ne de anlaşmadan doğan bir sorumluluk üstlenmemişken, (başka) nasıl olabilirdi ki? Sözleriyle sizi hoş tutmaya çalışırken, yürekleri onları yalanlamaktadır; zira onların çoğu (fıtratın gösterdiği) yoldan sapmış kimselerdir.[1413]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Nasıl olabilir! Ve eğer size bir galip gelecek olsalar sizin hakkınızda ne bir yemine ve ne de bir ahde riayette bulunmazlar. Onlar sizi ağızlarıyla hoşnut ederler. Kalpleri ise çekinir ve onların çoğu fâsık kimselerdir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Evet, onların nasıl ahitleri olabilir ki, eğer size galip gelecek olurlarsa sizin hakkınızda ne ahit, ne yemin, ne hukuk, hiç bir şey gözetmezler. Ağızlarıyla güya sizin gönlünüzü alırlar, kalpleri ise nefret duyup kaçınır. Çünkü onların ekserisi Allah'ın yolundan çıkmış fâsıklardır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Evet (Allah ve Elçisi yanında onların) nasıl (ahdi olabilir)? Eğer onlar size galib gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de andlaşma gözetmezlerdi. Ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez. Çokları da yoldan çıkmışlardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Böyle bir söz nasıl olabilir ki? Bunlar sizi alt etseler ne bir antlaşma akıllarına gelir ne de size karşı sorumlulukları. Onlar ağızlarıyla sizi memnun ediyorlar ama kalpleri bunu istemiyor. Onların çoğu, yoldan çıkmış fasıklardır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Nasıl antlaşmaları olabilir ki, galip gelselerdi size karşı ne yakınlık, ne de antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Kalpleriyle istememelerine rağmen dilleriyle sizi hoşnut etmek istiyorlar. Onların çoğu fasıktır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O müşriklerle nasıl bir ahit olabilir ki, onlar size üstün geldiklerinde size karşı ne bir yemin gözetirler, ne bir taahhüt. Ağızlarıyla sizi hoşnut ederler; kalpleri ise bunun tersini söyler. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onların ahdine nasıl güvenilebilir! Eğer üzerinizde egemenlik kurarlarsa, sizinle ilgili ne bir antlaşmaya saygı duyarlar ne de bir yemine. Ağızlarıyla size hoşnutluk sunarlar, fakat kalpleri inat eder durur. Ve onların çoğu gerçeğe uzak düşmüş sapıklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
nite ya'nį daħı eger žafer bulalar üzerūñūze śaķlamayalar sizden ħıśımlıķ ne daħı 'ahd ķavl. ħoşnūd eylerler sizi aġızları-y-ıla daħı ķabūl eylemez göñülleri. daħı eyregi anlaruñ ŧa'atdan çıķıcılardur.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Anlar ‘ahd üstine durmaḳ ıraḳdur sizüñ üstüñüze. Ri‘āyet eylemezler siz‐den and içmegi, ‘ahd eylemegi. Rāżī iderler sizi aġızları‐y‐la, yüreklerimen‘ ider aġızları‐la söyledüklerini. Daḫı anlaruñ çoġı fāsıḳlardur.