Tevbe Suresi 90. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1325, sondan 4912. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 90. ayetidir. Tevbe Suresi 90. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 80 ve toplam ebced değeri ise 6706 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وجاء المعذرون من الاعراب ليؤذن لهم وقعد الذين كذبوا الله ورسوله سيصيب الذين كفروا منهم عذاب اليم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وجاءالمعذرونمنالاعرابليؤذنلهموقعدالذينكذبوااللهورسولهسيصيبالذينكفروامنهمعذاباليم
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vecâe-lmu’ażżirûne mine-l-a’râbi liyu/żene lehum veka’ade-lleżîne keżebû(A)llâhe verasûleh(u)(c) seyusîbu-lleżîne keferû minhum ‘ażâbun elîm(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Bedevîlerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Göçebelerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye gelmişlerdi. Allah’a ve Elçisine yalan söyleyenler ise (evlerinde) oturmuşlardı. Onlardan kâfir olanlara yakında elem verici bir azap gelecektir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Bedevîlerden kendilerine izin verilmesi için özür beyan edenler geldi. Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeden geri kalıp oturdular. Onlardan inkâr edenlere, can yakıcı azap gelecektir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Özür beyan eden Bedevi Araplar, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Resul'üne yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara yakında can yakıcı bir azap dokunacaktır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Bedevilerden (cihada katılmamak için) özür uyduranlar, kendilerine izin verilmesi için gelip (asılsız bahaneler sıralamışlardı) . Allah'a ve Elçisine yalan söyleyenler de (rahatları ve menfaatleri hatırına yerlerinde) oturup kalmışlardı. Onlardan inkâr edenlere pek acı bir azap dokunacaktır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bedevilerin bir kısmı özür dilemek ve izin almak için geldi, Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler de oturup kaldı. İçlerinden kafir olanlar, elemli bir azaba uğrayacak.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve bu arada, savaştan bağışlanmalarını istemeleri yönünde, arzedilecek birtakım özürleri olan bedevîler, izin almak için peygambere geldiler. Allah'ı ve O'nun elçisini yalanlamaya kalkışanlarsa, sadece evde kalmakla yetindiler. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere, pek çetin bir azap gelip çatacaktır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Bedevî Araplar'dan mazeret beyan edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Rasûlüne ikiyüzlü davranarak yalan söyleyen münafıklar da evlerinde oturup kaldılar. Onlardan kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara can yakıp inleten müthiş bir azap isabet edecektir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bedevilerden özür beyan edenler kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Peygamberine karşı yalan söyleyenlerse yerlerinde oturdular. Onlardan inkar edenlere acıklı bir azap erişecektir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Bedevilerden özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı. Onlardan inkâr edenlere pek acı bir azab isabet edecektir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bedevilerden özür ileri sürenler, Tebük savaşından geri kalmak için kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Rasûlüne yalan söyliyenler de (Yerlerinden kıpırdamayıp) oturdular. Şüphe yok ki, bunlardan kâfir olanlara çok acıklı bir azab isabet edecek.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bedevilerden özür uyduranlar, gelip kendilerine izin verilmesini istediler. Allah ve Resulünü yalanlayanlar ise, yerlerinde oturup (izin dahi istemediler.) Allah, onlardan kâfir olanların başlarına elem verici bir azap gönderecektir.
Besim Atalay
Besim Atalay
İzin verilmesiyçin, göçebe Araplardan bir takımları, özür göstererek izin almaya geldiler sana, Allah ile, peygamberin yalanlayan kimseler oturmuşlardır, onlardan kâfir olanlara, ağrıtıcı azap var
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler, hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere, er geç elim bir azap isabet edecektir.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bedevilerden, izin almak üzere, özür beyan eden kimseler geldiler. Allah'a ve Peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeksizin geri kaldılar. Onlardan kafir olanlar can yakıcı azaba uğrayacaktır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Bedevîlerden, (mazeretleri olduğunu) iddia edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve Resûlüne yalan söyleyenler de oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem verici bir azap erişecektir.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Araplardan özür uyduranlar, izin almak için sana geldiler. ALLAH ve elçisini yalanlayanlar böylece oturdular. İnkarcılarına acı bir azap dokunacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Bedevilerden özür bahane edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler de oturdular kaldılar. Bunlardan kâfir olanlara acıklı bir azap isabet edecektir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bedevîlerden özürbahane edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler, Allaha ve Resulüne yalân söyleyenler de oturdular, muhakkak bunların kâfir olanlarına elîm bir azab isabet edecek
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Bedevilerden özür dermiyan edenler kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allaha ve Resulüne yalan söyleyenler de oturub kaldılar). İçlerinden kâfir olanları pek acıklı bir azâb çarpacakdır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve bedevîlerden özür bahâne edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler; Allah'a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise oturdu. Onlardan inkâr edenlere yakında (pek) elemli bir azab isâbet edecektir!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah’ı ve elçisini yalanlayıp oturanlar olduğu gibi, bedevi araplardan savaşa gitmemek için sana özür beyan edip, izin istemeye gelenler var. Gerçekten onların içinden inkâr edenlere acıklı bir azap isabet edecek.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Bedevilerden özür dileyenler kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve peygamberine yalan söyleyenler de oturup kaldılar, onlardan kâfir olanlara acıklı azap isabet edecektir.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Bedevîlerden savaşa katılmamak için özür belirtenler, (hiç değilse) kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve resulüne yalan söyleyenler ise oturup kaldılar (ne geldiler, ne de özür dilediler). Onlardan küfre sapanlara, elem verici bir azab erişecektir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Medîne çevresindeki çöllerde göçebe bir hayat süren bedeviler arasından, savaşa katılmalarını engelleyecek geçerli mâzeretleri bulunanlar, kendilerine izin verilmesi için Peygamberin huzuruna kadar geldiler. Öte yandan, Medîne’ye gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek Allah’a ve Elçisine karşı yalan söyleyen kabîleler ise, gelip özür beyân etme zahmetine bile katlanmadan, evlerinde oturmayı tercih ettiler. Ama şunu iyi bilin ki, bunların arasından böyle yalan söyleyerek nankörlük edenlere, yakında can yakıcı bir azap erişecektir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bedevî Arablar’dan Ma’zeretliler / Özür Beyan Edenler kendilerine izin verilmesi için geldi. Allah’a ve O’nun rasûlüne yalan söyleyenler oturdu. Onlardan inkâr edenlere acıveren bir azap isabet edecektir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Bedevî Araplar bile kendilerine izin verilmesi için özürlerini bildirmeye geldiler de Allah’a ve Rasûlüne yalan söyleyen (bu münâfıklar) oturdular kaldılar. Bunların kâfir olanlarına, mutlaka acıklı bir azap, gelip çatacaktır.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
VE BU ARADA savaştan bağışık tutulmaları 122 yönünde arzedilecek birtakım özürleri olan bedevîler [Elçi'ye] geldiler; Allah'ı ve O'nun Elçisi'ni yalanlamaya kalkışanlarsa [sadece] evde kalmakla yetindiler. 123 Hakkı inkara yeltenen böylelerine pek çetin bir azap gelip çatacak.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Özür beyan eden çöl Arapları, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara acı bir azap dokunacaktır. 3/167, 9/49- 93
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
BEDEVÎLERDEN mazeret ileri sürenler, hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler;[1510] Allah ve Rasûlü’nü yalanlayanlar ise oturup kaldılar. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere, er geç acıklı bir azap dokunacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bedevilerden mazeret dermeyan edenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah Teâlâ'ya ve Resûlüne yalanları söyleyenler de oturdular. Onlardan kâfir olanlara elbette ki pek acıklı bir azap isabet edecektir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bedevîlerden savaşa katılmamak için özürler uyduranlar, hiç değilse kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne bağlılık iddiasında yalancı olanlar ise oturdular. Ne geldiler, ne de özür dilediler. O bedevîlerden kâfir olanlar, gayet acı bir azaba mâruz kalacaklardır.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Özür bahane eden bedevi Araplar, kendilerin(in savaşa katılmamasın)a izin verilmesi için geldiler; Allah'a ve Elçisine yalan söyleyenler oturdular. Onlardan inkar edenlere, acı bir azab erişecektir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Mazeret uyduran çöl Arapları, kendilerine izin verilsin diye sana geldiler. Allah’a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup beklediler. İçlerinden kâfir olanlar yakında acıklı bir azaba çarpılacaklardır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bedevilerden özür beyan eden kimseler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulü'ne yalan söyleyenler öte oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara acı bir azap dokunacaktır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bedevîlerden özür beyan edenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler de evlerinde oturdular.(22) Onlardan kâfir olanların başına acı bir azap gelecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Göçebe Arapların özür bahane edenleri kendilerine izin verilmesi için geldiler; Allah'a ve resulüne yalan söyleyenler oturdular. Onların küfre sapanlarına korkunç bir azap erişecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı geldi 'uzr dileyiciler arablardan tā destūr virinile anlara. daħı oturdı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı daħı resūlını anlara kim kāfir oldılar anlardan 'aźāb aġrıdıcı.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı geldi ‘öẕrleri olan A‘rābīlerden, ḥattā sen anlara destūr viresin. Daḫıoturdı ol kişiler ki yalanladılar Tañrı Ta‘ālā, daḫı resūlini. Yitişse gerek olkişiler ki kāfir oldı anlardan ulu ‘aẕāb.