Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6030, sondan 207. ayet; 90. sure ve Beled Suresinin 7. ayetidir. Beled Suresi 7. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 15 ve toplam ebced değeri ise 430 olarak hesaplanmıştır. Beled Suresinin toplam ebced değeri 20333 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Tefsirlerde verilen bilgilere göre bu âyetler, malına mülküne güvenerek kendilerini yenilmez zanneden Mekke’nin şımarık ileri gelenleri hakkında inmiştir. Onlar, Hz. Peygamber’i de mutlaka yeneceklerini düşünüyorlardı. Bir yoruma göre 6. âyette bu uğurda yaptıkları harcamalar kendi ağızlarından aktarılmaktadır. Bu âyetle ilgili başka bir rivayet de şöyledir: Hâris b. Âmir isimli önde gelen bir Mekkeli, sözde müslüman olmakla birlikte sürekli günah işliyor, ardından durumu Resûlullah’a anlatıyor, o da günahlarının kefâreti için sadaka vermesini emrediyordu. Sonunda bu sözde müslüman “Muhammed’in dinine girdikten sonra kefâret ve sadaka vere vere elimde avucumda bir şey kalmadı” demişti. 7. âyette malını kötülük yolunda harcayanlara, Allah tarafından neyi nereye harcayacaklarının hesabının sorulacağı hatırlatılmaktadır.
1 Bu soru iki şekilde anlaşılabilir: 1. Bu bir korkutmadır. O, yok ettim, harcadım diye mağrurlandığı malı sarf ederken o insanı kimse görmedi mi zannediyor da öyle övünmek istiyor? Kuşku yok ki harcayıp yok ettiyse onu Allah mutlaka görmüştür. 2. Bu, harcama iddiasını yalanlamaktır. Yani böyle diyen o kimse yalan söylüyor, bir şey sarf etmediği halde birçok mal yok ettim diye yalan ile övünüyor. Allah onun ne yaptığını, sarf edip etmediğini görmedi mi zannediyor da öyle yalanı ile övünüyor? Hayır, hiç kimse görmediyse Allah onu görmüştür.
Muhammed Esed
Peki, kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor? 5
[5732] Zımnen: “Allah’ın görmediğini mi”. Bir sonraki âyetle birlikte: “Kendisi yaratılmış olduğu halde görüyor da Allah yaratan olduğu halde görmüyor, öyle mi?” İlk muhatapların Allah inancının nasıl kırılgan olduğunun vurucu bir ifadesi.