Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6115, sondan 122. ayet; 96. sure ve Alak Suresinin 9. ayetidir. Alak Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 1428 olarak hesaplanmıştır. Alak Suresinin toplam ebced değeri 20564 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Ebu Cehil, “Andolsun, eğer Muhammed’in namaz kıldığını görürsem onun boynunu ezeceğim” demiş ve bir gün bu dediğini yapmaya kalkışmıştı. Fakat Hz. Peygamberin yanına geldiğinde düşündüğünü gerçekleştiremeden titreyerek korkuyla kaçmıştı. Âyetler, bu olaya ve Hz. Peygamber’in ilâhî koruma altında olduğuna işaret etmektedir.
Diyanet İşleri (Yeni) Alak Suresi 9. Ayet Tefsiri
Müfessirlerin çoğunluğuna göre bu âyetler Hz. Peygamber’e hitap ederek onun ve müminlerin Kâbe önünde namaz kılmalarını engellemeye kalkışan Ebû Cehil’e karşı bir eleştiri ve uyarıdır. Ancak bunları genel anlamda bütün insanlık için bir uyarı olarak değerlendirmek daha uygun olur. Zira âyetlerin içeriği dikkate alındığında burada, belli tarihsel kişi ve olayların ötesine uzanılarak her dönemde görülen ve dinin sosyal hayatı iyilik, hak ve adalet ilkeleri yönünde şekillendirme işlevini engellemek isteyen bütün zorbaların eleştirildiği ve insanlığın onlara karşı uyarıldığı anlaşılmaktadır. 11-12. âyetler ise hem kendisi doğru yolda olan hem de başkalarına Allah’a saygılı olmayı ve sorumluluk şuuru içerisinde bulunmayı emreden bir kimsenin ibadetten veya dinin emirlerini yerine getirmekten engellenmesinin kesinlikle yanlış ve haksız olduğunu ifade eder.
Mehmet Okuyan
9,10. [Salât] (ibadet) ederken bir kulu engelleyeni gördün mü!
Bir düşünsene, Kâbe’de namaz kılmakta olan bir kulu, yani Peygamberi namazından engellemek isteyen Ebu Cehil adındaki kâfiri. Yine düşünsene, inancı doğrultusunda yaşamak isteyen insanları, bu kutsal haklarından mahrum bırakmaya çalışan Ebu Cehil benzerlerinin yaptıklarını.
1 Müfessirlerin ittifakıyla buradaki namaz kılan kul, Peygamber Efendimiz, onu engelleyen de Ebû Cehil’dir. O, “Peygamberimizi namaz kılarken görürse boynunu çiğneyip, yüzünü sürteceğine” dâir putları üzerine yemin eder ve dediğini yapmak için, Efendimiz namaz kılarken yanına varır. Fakat aniden arkasına dönüp korkarak çekilir ve: “onunla benim aramda ateşten bir hendek ve bir takım kanatlar vardı.” der. Efendimiz de: “Eğer bana yaklaşsaydı melekler onu parçalardı” buyurur. (Ahmed, Müslim, Neseî)
[5809] Bu ve devamındaki âyet Kur’an’daki hitap zamirlerinin tümünü Allah Rasûlü’ne has kılmanın yanlışlığını gösterir. Zira namazı engellenen kul zaten Allah Rasûlü’dür. O halde “Baksana” denilince dönüp bakması gerekenler, her çağda Kur’an’a muhatap olanlardır.