Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1184, sondan 5053. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 24. ayetidir. Enfal Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 96 ve toplam ebced değeri ise 4707 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا استجيبوا لله وللرسول اذا دعاكم لما يحييكم واعلموا ان الله يحول بين المرء وقلبه وانـه اليه تحشرون
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Sahâbeden Ebû Saîd el-Muallâ anlatıyor: “Mescidde namaz kılıyordum. Resûlullah beni çağırdı, ona cevap vermedim, namazımı bitirince yanına gittim ve ‘Yâ Resûlellah, namaz kılıyordum’ dedim. ‘Allah ve resulünün çağrısına kulak (cevap) verin buyruğunu işitmedin mi?’ dedi, sonra elimden tuttu ve bana “Mescidden çıkmadan sana Kur’an’ın en faziletli sûresini bildireceğim” buyurdu (Buhârî, “Tefsîr”, 1:1).
İmam Şâfiî ve Evzâî gibi bazı müctehidler âyetin lafza bağlı yorumundan ve ilgili hadislerden yola çıkarak namazda, farz ve gerekli olan bir hareketin veya fiilin namazı bozmayacağı sonucuna varmışlardır. Evzâî’nin verdiği örnek şöyledir: Bir kimse namaz kılarken bir çukura veya kuyuya doğru ilerlemekte olan bir çocuk görüp ona dönerek seslense ve uyarsa namazı bozulmaz (Kurtubî, VII, 390); çünkü bu uyarı hayatı koruma vazifesi gereğidir, farzdır.
Allah ve resulünün çağrısına cevap verme ve gereğini yerine getirme vazifesini daha geniş ve genel bir çerçeve içinde anlamak gerekir. Buna göre Hz. Peygamber zamanında onun çağrısına uymak, yanında yer almak, emirlerini yerine getirmek nasıl çağrıya uymaksa, ondan sonra gelenlerin Kur’an ve Sünnet’in buyruklarına uyması, buna uygun bir hayat sürmesi de onların çağrısına uymaktır. Esasen bu çağrıya uymak yalnızca müminlerin değil, bütün insanların faydasınadır ve insanlığın meselesidir. Çünkü Allah ve resulünün insanlara öğrettikleri ve hayata geçirilmesini istedikleri bilgi, inanç ve uygulamalar insanlara hayat verecek mahiyette ve niteliktedir. Burada “hayat vermeyi, ihya etmeyi” en geniş mânasıyla almak gerekir. Dinin emirleri sağlıklı yaşamanın kurallarını ihtiva ettiğinden, insan fıtratına uygun olduğundan, biyolojik mânada hayat vermektedir. İnsanın ruh ve beden sağlığını tehdit eden stres, yalnızlaşma, ümitsizlik ve çeşitli korkuların önemli sebeplerinden birisi insanın madde dünyasında tutuklu kalıp, iman ve mâneviyâtın huzur ve rahatlık bahşeden geniş ufkundan mahrum olmasıdır. Allah ile beraber olma ve O’nun eşi bulunmaz koruması altında bulunma şuurunun insana verdiği güç onu, psikolojik olarak canlı tutmakta, ihya etmektedir. Dünyayı bir imtihan yeri olarak gören, burada insanların bazı ödevlerinin bulunduğuna inanan, bu ödevlerin yerine getirilmesi halinde kişinin iki cihanda mutlu olacağına iman eden bir kimseye göre dinin emirleri, hayatın amacını gerçekleştirme çabasında ona rehberlik ederek insanı ihya etmekte, hayatın boşa gitmemesini sağlamaktadır. İslâm kelimesinin kök mânası “barış ve esenlik”tir, doğru anlaşıldığında din olarak İslâm’ın da bir barış çağrısı olduğu anlaşılacaktır. Dinin talebi, zulmün ve baskının yer almadığı, hukuk ve adaletin hâkim olduğu bir dünya düzenidir. Bu mânada Allah ve resulünün çağrısı, bütün dünya insanları için “barış içinde yaşama” çağrısıdır.
“İnsan ile kalbinin arası” ifadesi bir deyim olup bundan insanın şuuru, aklı ve duyguları kastedilmektedir. Buralarda bulunan hiçbir bilgiyi, kararı, eğilimi, duyguyu Allah’tan gizlemek mümkün değildir. Allah’ın çağrısına içtenlikle katılanlarla menfaati için öyle görünenleri Allah bilir ve ayırır. Ayrıca hiçbir beşerin giremeyeceği, bilemeyeceği ve müdahale edemeyeceği bu alanlara Allah müdahale edebilir; inanç, bilgi ve duyguların değişmesini sağlayabilir. Bu sebeple kullar rablerine sığınmalı; inanç, duygu ve düşüncelerini güzelleştirmesi için O’na yakarmalı, “Ey durumları değiştiren, gönülleri evirip çeviren rabbim! Halimi ve gönlümü güzelleştir” diye niyazda bulunmalıdır (Hz. Peygamber’in duası için bk. Müsned, IV, 182; VI, 91).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Elçisine (çağrısına) cevap verin! Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz şüphesiz ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Burada vahyin diriltici özelliğine dikkat çekilmekte ve ilahi davetin insanların dirilişine vesile olacağı bildirilmektedir. Kur’an’ın ruhları diriltici oluşuyla ilgili benzer mesajlar içeren ayetler için ayrıca bkz. Yâsîn 36:69-70; Şûrâ 42:53; Haşr 59:21.,Yüce Allah’ın kullarına yakınlığıyla ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:186; Hûd 11:61; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7.
Bayraktar Bayraklı
Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Peygamberine uyunuz ve biliniz ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer; siz mutlaka O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûl'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer¹. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.
1- Vahiy ile insanın aklına, bilincine ve düşüncesine yön vererek; doğru yola yönelmesine aracı olur. Söz konusu edilen kalp, kan pompalayan organ değil; aklın, düşünmenin ve idrak etmenin merkezidir.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulü’ne icabet edip (emirlerine uymalısınız) . Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer (layıksa hidayet nurunu artırır, müstahaksa dalâlet yolunu kolaylaştırır) ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.
Ey inananlar, sizi diriltecek, size can verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'a ve Peygambere icabet edin ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, insanın kendisiyle kalbinin arasına girer ve hiç şüphe yok ki onun tapısında toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Sizi canlandıracak, size hayat verecek, sizi düzeltecek mesajlara çağırdığı zaman, Allah ve elçisinin mesajına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve kişinin yöneleceği yöne göre kalbini o tarafa çevirir veya kişinin arzu ve eğilimlerinin yaptırmaya yönelttiği şeylerden alıkoyup caydırabilir. Sonuçta hepiniz O'nun yanında toplanacaksınız.
Ey iman nimetine kavuşanlar, sizi, size hayat verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'ın ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulünün davetine, Kur'ân'a ve sünnete icabet ederek ilâhî emirleri yerine getirin. Allah'ın, kişi ile karar mekanizması olan aklı, gönlü arasına girerek meyillerini, kararlarını ve davranışlarını değiştireceğini, kesinkes hesap vermek üzere toplanıp onun huzuruna getirileceğinizi bilin.
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına olumlu karşılık verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.
Ey Mü'minler! Peygamber, size hayat verecek olan şeriat emirlerine, sizi dâvet ettiği zaman, Allah'a ve Rasûlüne icabet edin. Bilin ki Allah, gerçekten kişi ile kalbi arasına girer (her şeyine hâkim olur, canını alır); ve siz muhakkak toplanıp ona varacaksınız.
Ey iman edenler! Sizi canlandıracak mesajlara çağırdığı zaman Allah’ın ve elçisinin çağrısını kabul edin. Ve bilin ki Allah, insan ile kalbi arasına girer. (Her şeyini ondan alabilir) ve hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız. (Ondan kaçmakla bir yere varamazsınız.)
Ey inanmış olanlar! Sizi uyandırmakçin çağırdığında, Allah ile, peygambere başeğin, biliniz ki Allah bir kimsenin kendisiyle, gönlünün arasına girer de, siz onun katında toplanırsınız
Ey inananlar! Allah ve resulü, sizi, yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur'an')a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin.
Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.
İnsanlara hayat verecek şey Allah ve Resûlünün emir ve yasaklarıdır. Şüphesiz ki O’nun her emrinde bir hikmet ve hayat vardır. Onun için O’ndan gelen her emri kabullenmek ve yerine getirmek gerekir. Âyette «Allah kişi ile kalbi arasına girer» buyuruluyor. Bu durumu tasvirden âciziz. Ancak başka bir âyette «Biz insana şah damarından daha yakınız» buyurulmuştur. Allah insanın kabiliyetine göre kalbini dilediği tarafa çevirir. Peygamberimiz şöyle dua ederdi: «Ey kalbleri çeviren Allah! Benim kalbimi senin dinin üzerinde sabit kıl!»
Edip Yüksel
Ey inananlar, size hayat verecek şeylere çağırdığında ALLAH'a ve elçisine yanıt verin. Bilin ki ALLAH kişi ile kalbi arasına girer ve O'nun huzuruna toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey o bütün iyman edenler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere da'vet ettiği zaman Resuliyle Allaha icabet edin ve bilin ki Allah hakıkaten kişi ile kalbinin arasını gerer, ve siz hakıkaten hep ona haşrolunacaksınız
Ey îman edenler, sizi, size hayaat verecek şeylere da'vet etdiği zaman Allaha ve Resûline icabet edin. Bilin ki şübhesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz hakıykaten yalınız Ona dönüb toplanacaksınızdır.
Ey îmân edenler! (Peygamber) size hayat verecek şeylere sizi da'vet ettiği zaman, Allah'a ve Resûl(ün)e icâbet edin! Ve bilin ki şübhesiz Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve(siz) muhakkak O'nun huzûruna toplanacaksınız!
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığında, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edin. Şunu iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Şüphesiz O nun huzurunda toplanılacaksınız.
Ey iman edenler! Peygamber sizi ebedî dirlik için dâvet ettiği zaman Allah/ın, peygamberin dâvetini kabul edin. Biliniz ki Allah kişi ile kalbi arasına girer siz onun tarafına toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Allah ve Peygamber, sizi hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın, kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'na doğru toplanacağınızı bilin.
Ey iman edenler! Allah ve Elçisi, bireysel toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî... yönlerden yeniden dirilişinizi sağlayacak bir konuda size çağrı yaptığında, bu çağrıya mutlaka uyun! Şunu iyi bilin ki, Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve onu, itaatkârlığı sayesinde günaha düşmekten koruyup iyiliklere yönlendirir. Unutmayın ki, hepiniz eninde sonunda ölümü tadacak ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey iman edenler!
Sizi diriltecek / hayat verecek şeyler için sizi çağırdığı zaman Rasûl’e ve Allah’a icabet edin!
Bilin ki Allah, Kişi ile kalbinin arasına girer; sadece O’nun huzuruna toplanırsınız.
Ey îman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah’a ve Peygambere (isteyerek) itaat edin. Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına gireceğini1 ve Onun huzurunda toplanacağınızı, bilin.
1 O halde; kalbinizle aranız açılmadan, canınız elinizden alınmadan, fırsat elinizde iken, Allah’ın Rasûlü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, ihmal etmeyip istekle icabet edin. (Elmalılı)
Muhammed Esed
Siz ey imana erişenler! Her ne zaman sizi, size hayat verecek bir işe çağırırsa, Allah'ın ve (dolayısıyla) Elçi'nin bu çağrısına icabet edin; ve bilin ki, Allah insanla kalbinin [meyilleri] arasına 24 müdahale etmektedir; ve sonunda O'nun katında bir araya getirileceksiniz.
– Ey iman edenler! Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman bu davete uyun! Ve iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına müdahale eder ve unutmayın ki O’nun huzurunda toplanacaksınız. 42/15- 16- 47, 57/8
Siz ey iman edenler! O sizi hayat bahşeden bir (diril)işe davet ettiğinde,[1350] Allah’a ve Elçi’ye icabet edin! Zira iyi bilin ki Allah kişiyle kalbinin (eğilimleri) arasına sürekli müdâhale eder;[1351] akıbet O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 24. Ayet Açıklaması
[1350] Vahye göre “ölüm” dünyadan kopmak değil, hakikatten kopmaktır.
[1351] Bu “müdâhale”, ilâhî yönlendirmeyi ifade eden “hidayet”in ta kendisidir. Bunu radar örneğiyle açıklayabiliriz. Kalp, adının da çağrıştırdığı gibi radara benzer: Bilinç üstü, bilinçaltı, bilinç ve duygulardan gelen iyi kötü her sinyali tarar. İyi-kötü ve hak-bâtıl; aldığı her görüntüyü kendi aynasında yansıtır. Allah’ın kişi ile kalbi arasına müdâhalesi, yanlış görüntünün bilinç ekranına yansımaması için Allah’ın o görüntü ile kalbin arasına engel koymasıdır. Zira Hûd 43’ün de gösterdiği gibi el-havl “engel” anlamına gelir. Sonuçta, insanın kalbi o engel sayesinde kaymaktan korunur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey mü'minler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği vakit Allah için ve Peygamber için icabet edin ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ kişi ile kalbi arasına hâil olur ve şüphe yok ki, O'na haşrolunacaksınızdır.
Ey iman edenler! Allah ve Resulü size hayat verecek hakikatlere sizi dâvet ettiğinde ona icabet edin. Bilin ki Allah insan ile kalbi arasına girer (dilediği takdirde arzusunu gerçekleştirmesini önler) ve siz dönüp O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey inananlar (elçi), sizi yaşatacak şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Elçisinin çağrısına koşun ve bilin ki, Allah, kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz, O'nun huzuruna toplanacaksınız.
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’ın ve Elçisi’nin çağrısına uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Bir de hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.
-Ey iman edenler! Size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman Allah'a ve Elçisi'ne cevap verin ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına nüfuz eder. Şüphesiz siz de O'nun huzurunda toplanacaksınız..
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah'a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz Onun huzurunda toplanırsınız.
Ey iman sahipleri! Sizi, size hayat verecek şeye çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!" Şunu da bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Ve bilin ki, en son O'nun huzurunda haşredileceksiniz.
iy anlar kim įmān getürdiler! uy virüñ Tañrı’ya daħı resūlına ol vaķt kim oķıya sizi aña kim dirüre sizi. daħı bilüñ bayıķ Tañrı arķurdur er araśına daħı göñül araśına daħı bayıķ ol andan yaña ķoparınılasız.