Enfal Suresi 34. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1194, sondan 5043. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 34. ayetidir. Enfal Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 93 ve toplam ebced değeri ise 3853 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وما لهم الا يعذبهم الله وهم يصدون عن المسجد الحرام وما كانوا اولياءه ان اولياؤه الا المتقون ولكن اكثرهم لا يعلمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ومالهمالايعذبهماللهوهميصدونعنالمسجدالحراموماكانوااولياءهاناولياؤهالاالمتقونولكناكثرهملايعلمون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vemâ lehum ellâ yu’ażżibehumu(A)llâhu vehum yasuddûne ‘ani-lmescidi-lharâmi vemâ kânû evliyâeh(u)(c) in evliyâuhu illâ-lmuttekûne velâkinne ekśerahum lâ ya’lemûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onlar gerçek dostları olmadıkları hâlde (Müslümanları) Mescid-i Haram’dan engellerken Allah onlara ne diye azap etmeyecekmiş ki! Onun (Kâbe’nin) gerçek dostları, [muttakî]lerden başkası değildir. Fakat onların çoğu bilmez.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Onlar Mescid-i Harâm'ın yöneticileri olmadıkları halde müminleri oradan geri çevirirlerken, Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Oranın yöneticileri takvâ ehlinden başkası değildir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlar, Mescid-i Harâm'a girmeye engel oldukları halde ve onun velileri olmadıkları halde Allah neden onlara azap etmesin? Oysa oranın evliyası¹ muttakilerdir². Fakat onların çoğu bilmezler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Onlar, (müşrikler ve işbirlikçiler) Mescid-i Haram'dan (insanları) alıkoyarlarken ve onun (gerçek ve layık) dostları ve koruyucuları değilken, Allah ne diye onları azaplandırmasın? Onun (Beytullah ve civarının asıl) koruyucuları (ve sadık mensupları) yalnızca korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınan müttaki (Müslümanlar) dır. Ancak onların (inkârcıların ve münafıkların) çoğu (gerçeği) bilmeyen (iman ve İslam cahili insanlardır, doğru düşünüp değerlendirmekten uzaktırlar).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ne diye Allah onları azaplandırmasın ki onlar, hizmetine layık olmadıkları halde halkı Mescidi Haram'dan menediyorlar, onun hizmetine layık olanlar, ancak çekinenlerdir, fakat çoğu bilmez bunu.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ey peygamber! Sen aralarından ayrıldıktan sonra, Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Onlar, Mescidi Haram'da, müslümanların ibadet etmelerine engel oluyorlar ve onlar Mecidi Haram'ın gerçek ve layık koruyucuları değildirler. O'nun gerçek koruyucuları ve dostları, yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışan müslümanlardır. Ne var ki onların çoğu bunun farkında değillerdir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlar, mü'minleri Kâbe yolundan geri çevirirlerken, engeller çıkarırken, Allah'ın onları cezalandırmaması için bir imtiyazları mı var? Onlar Mescidi Haram'ın mütevellisi de değildirler. Mescid-i Haram'ın hizmetinde görevli olanlar, yalnızca Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerdir, müttakilerdir, takvâ sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlar gerçekte onu korumaya ehil olmadıkları halde insanları Mescidi Haram'dan alıkoyarlarken Allah onlara neden azap etmesin! Onu korumaya ehil olanlar ancak takva sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onlar, Mescid-i Haram'dan (insanları) alıkoyarlarken ve onun (gerçek ve layık) koruyucuları değilken Allah, ne diye onları azablandırmasın? Onun (asıl) koruyucuları yalnızca korkup-sakınanlardır. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Sen aralarından çıktıktan sonra, Allah'ın kendilerine azap etmemesi için ne imkânları var. Mescid-i Hârâm'ı tavâf etmekten mü'minleri menediyorlar, halbuki ona hizmet etmeye ehil de değiller; onun hizmetine ehil olanlar, ancak şirkten sakınan müminlerdir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Neden Allah onlara azap vermeyecekmiş? Hâlbuki onlar, insanları Mescid-ül Haram’dan alıkoyuyorlar. Ve ona sahip de değiller. Asıl sahipleri, özlerini koruyan müminlerdir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kâbe'de onların namazı ancak, ıslık çalmak, el şakırdatmaktır, kâfir olduğunuzçün tadasınız azabı
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlar Mescid-i Haram'ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah'ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Yoksa Mescidi Haram'a girmekten menederlerken Allah onlara niçin azab etmesin? Hem de O'nun dostu değiller; O'nun dostları ancak karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat çoğu bunu bilmiyorlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlar Mescid-i Haram'ın mütevellîleri olmadıkları halde (müminleri) oradan geri çevirirlerken Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Oranın mütevellîleri takvâ sahiplerinden başkaları değildir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Başkalarını Kutsal Mescid'den menederlerken neden ALLAH'ın azabını haketmesinler? Oysa onlar onun koruyucuları değiller. Onun gerçek koruyucuları inananlardır; ancak çokları bunu bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi ise Allah'ın kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescidi Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil kişiler de değiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çoğu bunu bilmezler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Şimdi ise Allahın kendilerini azâb etmemesi için neleri var? Mü'minleri Mescidi haramdan menediyorlar, halbuki hizmetine ehil de değiller, onun hizmetine ehl olanlar ancak müttekılerdir ve lâkin çokları bilmezler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Sen içlerinden çıkdıkdan sonra) Allah onlara ne diye azâb etmeyecek? Onlar mescid-i haramdan, kendileri ona (onun hizmetine) ehil olmadıkları halde, men'edib duranlardır. O (hizmete) takvaaye erenlerden başkaları onun ehilleri değildir. Fakat onların pek çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Hem onlar, (mü'minleri) Mescid-i Harâm'dan men' ettikleri ve onun (hizmetinin)ehli olmadıkları hâlde, neden Allah onlara azâb etmesin? Onun (hizmetinin) ehli olanlar, ancak takvâ sâhibleridir; fakat onların çoğu bilmezler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Mescidi Haramın koruyucuları onlar olmadıkları halde, (inananları) Mescidi Haram’a alıkoymaları sebebiyle Allah’ın onlara azap etmesine onlar nasıl engel olabilirler. Hâlbuki Mescidi Haramın koruyucuları (velileri) Allah’dan korunan (muttaki) lerdir. Fakat onlardan pek çoğu bunları bilmiyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Sen içlerinde olmayınca Allah neye onlara azap etmesin. Halbuki onlar mü/minleri Mescid-i Haram/dan alıkorlar, kendileri ise ona lâyık değillerdir [¹]. Ona lâyık olanlar yalnız sakınanlardır. Fakat onların pek çokları bunu bilmezler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Yoksa Mescid-i Haram'a girmekten men ederlerken Allah onlara niçin azap etmesin? Hâlbuki onun (Mescid-i Haram'ın) mütevellileri (ehil yöneticileri de) değildirler. Onun mütevellileri muttakilerden başkası değildir. Velâkin onların birçokları bilmezler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sen Mekke’den çıkarıldıktan sonra, Allah’ın onlara sizin elinizle azap etmemesi için artık ne gibi mâzeretleri olabilir ki, hem de, serbestçe ziyaret edilmesi gereken Kâbe’deki Kutsal Mescidi Müslümanlara yasaklamışlarken! Üstelik onlar, Hz. İbrahim’in tevhid dinini terk ettikleri için, oranın bakım ve idaresini üstlenme hak ve yetkisine sahip değillerdir! Zira orası Allah’ın evidir ve oraya kan ve soy bağıyla varis olunamaz. Bu yüzden Kâbe’ye hizmet etmeye lâyık olanlar, ancak Rab’lerine içten bir saygıyla bağlanıp zulüm ve haksızlıktan titizlikle sakınan kimselerdir; ne var ki, pek çokları bunu bilmezler.O kâfirlerin şirk ve riyâkârlığa bulanmış ibâdetleri de, kendilerini ilâhî azâptan kurtaramazdı:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onların neyi var ki Allah onlara azap etmesin? Hâlbuki onlar Mescid ül-Harâm’dan alıkoyuyorlar; onun (mescidin) veliyyleri de değildiler. Onun veliyyleri ancak Sakınıp Korunan / Müttakîler’dir; ama onların çoğu bilmez.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar, hizmetine ehil olmadıkları halde (inananları) Mescid-i Haram’a girmekten men edip dururlarken Allah, onlara neden azap etmesin ki? Çünkü onun hizmetine ehil olanlar, ancak Allah’tan hakkıyla sakınanlardır. Ama onların çoğu, bunu bilmiyorlar.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Fakat [şimdi], kendileri oranın [gerçek] sahipleri olmadıkları halde saldırmazlık örfü altında bulunan o Mescid-i Harâm'dan [inananları] alıkoymaları yüzünden Allah'ın onları cezalandırmaması için ne gibi güvenceleri var ellerinde? 34 Allah'a karşı sorumluluk bilinci içinde olanlardan başkası o evin bakıcısı olamaz: ne var ki, onların çoğu bunun farkında değil;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Oysa onlar, insanları Mescid-i Haram’dan engellerken, Allah onları niye cezalandırmasın? Üstelik onlar Mescid-i Haram’ın gerçek dostları değiller. Onun gerçek dostları/oraya layık olanlar yalnızca muttakiler/günahlardan korunanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. 9/17-18-19, 48/25
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama şimdi onlar Mescid-i Haram’dan (inananları) alıkoyup dururken, Allah’ın onları cezalandırmaması için ne gibi bir gerekçeleri olabilir? Kaldı ki, onlar (Kâbe’nin) mütevellileri de olamazlar: çünkü oraya mütevelli olmaya ancak sorumluluk bilincini kuşananlar lâyıktır; ve fakat onların çoğu bunu bile bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve neleri vardır ki, Allah Teâlâ onları muazzep kılmasın? Ve onlar Mescid-i Haram'dan men ediyorlar. Halbuki O'nun mütevellileri değildirler. Onun mütevellileri muttakîlerden başka değildir. Velâkin onların bir çokları bilmezler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Allah ne diye onları cezalandırmasın kionlar kendileri Mescid-i Haramı yönetmeye layık olmadıkları halde, üstelik orayı ziyaret etmek isteyen müminleri de geri çeviriyorlar? Oranın hizmet ve yönetimine asıl ehil olanlar, Allah'ı sayıp O'na şerik koşmaktan sakınanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onlar, (inananları) Mescid-i haramdan geri çevirdikleri ve onun velisi, (bakıcısı, koruyucusu) olmadıkları halde neden Allah onlara azabetmesin? Onun velileri, (bakıcıları, koruyucuları) sadece (günahlardan) korunanlardır. Fakat çokları bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
(Bu iki koşulun dışında) Ne özellikleri var ki Allah, onlara azap etmesin? Yetkileri olmadığı halde (sizi) Mescid-i Haram’dan engelliyorlar. Orada yetkili olanlar sadece Allah’tan çekinenlerdir. Ama onların çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlar, Mescid-i Haram'a girmeye engel olurken, yoksa onlara Allah ne diye azap etmesin?! Üstelik onun (Mescid-i Haram'ın) sahipleri de değiller. Onun sahipleri yalnızca muttakilerdir. Fakat onların çokları bunu bilmez.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Yoksa, onlar insanları Mescid-i Haramdan alıkoyarlarken, Allah niçin onlara azap etmesin? Halbuki onlar Mescid-i Haramın idaresine ehil de değillerdir. Ona ehil olanlar, Allah'a şirk koşmaktan ve Ona karşı gelmekten sakınanlardır; lâkin onların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar Mescid-i Haram'dan geri çevirip dururken, Allah onlara neden azap etmeyecekmiş? Onlar onun dostları/koruyucuları da değillerdir. Onun dostları/koruyucuları takva sahiplerinden başkası değildir. Ama onların çokları bunu bilmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yoķdur anlaruñ kim 'aźāb eylemeye anlara sen anlaruñ içinde-y-iken daħı olmadılar Tañrı 'aźāb eyleyici anlaruñ ol ḥālde kim anları yarġılamak dilerler daħı yoķtur anlaruñ kim 'aźāb eyleye anlara sen anlaruñ içinde-y-iken daħı olmadı Tañrı 'aźāb eyleyicin anlaruñ ol ḥālde kim anlar yarġılamak dilerler daħı yoķtur anlaruñ kim 'aźāb eyleye anlar Tañrı ol ḥālde anlar yarġılar mescid-i ḥarām’dan ya'nį ŧavāfdan daħı olmadılar iş üstine durıcıları anuñ degül iş üstine durucıları anuñ illā śaķınıcılar velįkirı eyregi anuñ bilmezler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Niçün ‘aẕāb eylemeye anlara Tañrı Ta‘ālā ki anlar sürdiler nebī[yi],mü’minleri Mekkeden Medīneye. Daḫı müsteḥaḳ degüldür anlar Mek‐kenüñ vilāyetine, anuñ velīsi degüldür illā yaḫşı kişiler. Līkin anlaruñ çoġı bilmezler.