Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1430, sondan 4807. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 66. ayetidir. Yunus Suresi 66. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 89 ve toplam ebced değeri ise 6974 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (11) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
الا ان لله من في السموات ومن في الارض وما يتبع الذين يدعون من دون الله شركاء ان يتبعون الا الظن وان هم الا يخرصون
Elâ inne li(A)llâhi men fî-ssemâvâti vemen fî-l-ard(i)(k) vemâ yettebi’u-lleżîne yed’ûne min dûni(A)llâhi şurakâ(e)(c) in yettebi’ûne illâ-zzanne ve-in hum illâ yaḣrusûn(e)
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah’ındır. Allah’tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Evrende var olan her şey Allah tarafından yaratıldığına, Allah her şeyin mâliki, sahibi ve hâkimi olduğuna göre, O’ndan başka bir varlığı O’na ortak tanıyıp tanrı olarak nitelemek ve böyle bir iddiayı bir din haline getirip o yolda yürümek, akıl ve ilimden uzaklaşarak bir kuruntunun, yalanın peşinden gitmek demektir.
Mehmet Okuyan
Dikkat edin! Göklerde ve yerde kim varsa (hepsi) yalnızca Allah’a aittir. Allah’ın peşi sıra ortaklara yalvaranlar neyin peşine düşüyorlar! Onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar ve onlar yalandan başka bir şey de söylemiyorlar.
Yüce Allah’ın dışında, O’nun peşi sıra müşriklerin tapındığı varlıkların kendilerinin müstakil varlıklar olmadıkları, dolayısıyla onlara ait özel herhangi bir mekân bulunmadığı, onlardan herhangi bir şey beklememek gerektiği, ayrıca kendilerine kulluk etmeyenleri cezalandırabilecekleri bir ahiretlerinin olmadığı, onlara tapınmamaları durumunda yersiz korkulara kapılmalarının da gereksizliği üzerinde durulmaktadır. Tapındıkları varlıklar genelde melek veya cinler üzerinden ürettikleri varlıklar ve putlar olduğu için, Yüce Allah ayette [mâ] edatı değil de canlı ve ruhu olan varlıklar için kullanılan [men] edatını tercih etmiştir.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:36; Câsiye 45:24; Necm 53:28.
Bayraktar Bayraklı
Biliniz ki, göklerde ve yerde kim varsa onların hepsi yalnız Allah'ındır. O halde Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar? Doğrusu onlar zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır. Oysaki Allah'ın yanı sıra başkasına tabi olanlar neye tâbi oluyorlar? Onlar, ancak zanna tabi olmuş oluyorlar. Ve onlar ancak saçmalıyorlar.
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim ve ne varsa, yerde kim ve ne varsa tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, (gerçekte) şirk koştukları varlıklara ve güçlere uymamaktadır. (Putlardan, tağutlardan ve süper Firavunlardan medet umanlar aslında boş hayallere kapılmaktadır.) Ve onlar sadece zanlarına ve kuruntularına tâbi olup saçmalamaktadır.
Bilin, haberdar olun ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve ondan başka ona eş saydıkları şeylere tapanlar, onlara uymuyorlar, ancak kuru bir zanna uyuyorlar ve ancak yalan söylüyorlar.
Unutmayın ki, göklerde ve yerde kim ve ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ın yanısıra başka putlara tapanlar böyle yapmakla neye uyuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar; hayallerine kapılıp sadece saçmalıyorlar.
Unutmayın, göklerde ve yerde olan akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı Allah'ın koyduğu düzenin içindedir. O halde, Allah'ı bırakıp da, kulları durumundakilerden, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a koştukları ortaklara tapanlar, yalvaranlar neyin ardına düşüyorlar? Onlar kesinlikle ilme, delile dayanmayan zanlarının ardına düşüyorlar. Onlar kesinlikle yalan-yanlış saçmalıyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'tan başkalarına tapınanlar da gerçekte ortak koştukları şeylere uymuyorlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'
Biliniz ki, göklerde (meleklerden) kim var, yerde (insan ve Cinlerden) kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'dan başkasına tapanlar dahi, gerçekte Allah'a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Ancak zanna (zayıf bir ihtimale) tâbi oluyorlar ve yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
İşte bilin ki; göklerdeki ve yerdeki herkes, Allah’ındır. Allah’tan ayrı olarak onlara uyup dua ettikleri o putlar da (Allah’ın mülküdürler.) Onların (putlara tapmakta) zandan başka bir delilleri yoktur. Ve onlar ancak yalan söylüyorlar.
İyi bilin; göklerde, yerde bulunanların hepsi Allahın, Allahı bırakarak, eş koşmuş oldukları şeyleri çağıranlar neye uyarlar? Uymaktadır onlar yalnız sanıya, onlar ancak yalan dahi söylerler
İyi bilin ki, göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar, cinler, melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah'a aittir. O halde Allah'a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar, ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah’ındır. (O halde) Allah’tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. ALLAH'tan başkalarına yalvaranlar aslında koştukları ortakları izlememektedirler. Onlar sadece tahmin yürütüyorlar ve sadece saçmalıyorlar.
Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır. Allah'dan başkasına tapanlar dahi, Allah'a ortak koştuklarına uymuş olmuyorlar, ancak zanna uymuş oluyorlar. Ve yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Uyan: Göklerde kim var, Yerde kim varsa hep Allahındır, Allahdan başkasına tapanlar dahi, şeriklerin tebaası olmazlar, ancak zanne teba'ıyyet ederler ve ancak kendi mızraklarıyle ölçer yalan söylerler
Haberiniz olsun ki göklerde kim var, yerde kim varsa (hepsi) şübhesiz Allahındır. Allahdan başkasına tapanlar dahi (hakıykatde) Allaha katdıkları ortaklara tâbi olmuyorlar. Onlar (kuru) zandan başkasına uymuyorlar ve onlar ancak yalandan başkasını söylemiyorlar.
Dikkat edin! Göklerde kim var, yerde kim varsa şübhesiz Allah'ındır. Allah'dan başkasına yalvarıp duranlar (hakikatte Allah'a şirk) koştukları ortaklara uymuyorlar (çünki o putların bunlardan haberleri bile yoktur); (onlar) ancak zanna tâbi' oluyorlar. Ve onlar, sâdece yalan söylüyorlar.(2)
(2)“(Hiçbir) şerîke (ortağa) bir mahâl (yer), bir makam, bir imkân-ı zâtî yoktur (mümkün değildir) ve şerîkin vücûdu (varlığı) hakkında ne bir delil ve ne de bir delilden neş’et eden (meydana gelen) bir ihtimâl ve ne de bir emâre ve ne de kâinâtın hiçbir cihetinde şerîke bir yer yoktur. Bil‘akis hangi şeye, hangi cihete bakılırsa, tevhîd sikkesi (birlik mührü) görünüyor.” (Mesnevî-i Nûriye, Katre, 50)
İlyas Yorulmaz
Zaten Göklerde ve yerle olanlar Allah’a ait değimli? O halde, Allah’dan başka ortak koştuklarına çağrı (dua) yapanlar, neye tabi oluyorlar? Ancak onlar zanna (kesin doğru olmayan şeylere) tabi oluyorlar. Sadece yalan söylüyorlar.
Haberiniz olsun ki göklerde ve yerde ne varsa hep Allah/ındır. Allah/tan başkasına ibadet edenler şeriklere tâbi olmazlar. [²] Onlar ancak zanna tâbi olurlar. Onlar yalan düzenlerden [³] başka bir şey değillerdir.
İsmail Hakkı İzmirli Yunus Suresi 66. Ayet Açıklaması
[2] Hakikatte şeriklere tâbi olmazlar. Ancak şerik zannetlikleri şeye tâbi olurlar. «Allah'tan başkasına ibadet edenler neye şeriklere tâbi oluyorlar» mânasını da müfit olur.[3] Veya tahminde bulunanlardan.
Kadri Çelik
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi sadece Allah'ındır. (O halde) Allah'tan başka ortaklara yakaranlar, neyin ardına düşüyorlar? Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde her kim varsa, insanlar, melekler, cinler... hepsi Allah’ın kulu olan âciz yaratıklardır.İşte bu yüzden, Allah’tan başkasına yalvarıp yakaran o inkârcılar, her ne kadar onlara ibâdet ediyor gibi görünüyorlarsa da, aslında bu ortakkoştukları sahte ilâhların izinden gitmiyorlar! Gerçekte onlar, sadece kendi arzularının, tutkularının ve zanlarının peşinden gidiyorlar ve aksini iddia ederken de, sadece yalan söylüyorlar! Peki bu câhiller, gözlerinin önünde sürekli tekrarlanan şu mûcizeleri de mi görmüyorlar?
Dikkat edin! Yer’deki kimseler ve Gökler’deki kimseler, Allah’ındır.
Allah’ı bırakıp ortaklara yalvaranlar / tapanlar sadece Zann’a tâbi’ oluyorlar.
Onlar ancak desteksiz atıyorlar.
Şunu iyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa tamamı Allah’a aittir. Allah’tan başkasına tapanlar, aslında Allah’a ortak koştukları ortaklarının ardına değil (ancak) zanlarının ardına düşüyorlar1 ve böylece de yalan söylemekten başka bir şey yapmıyorlar.
1 (وَمَا يَتَّبِعُ)’ya “neyin peşine düşüyorlar?” anlamı da verilebilir.
Muhammed Esed
UNUTMAYIN Kİ, göklerde ve yerde kim varsa hepsi ister istemez Allah'a aittir; hal böyleyken, peki, Allah dışında tanrısal nitelikler yakıştırılan varlıklara 87 yalvarıp yakaran kimseler (böyle yapmakla) neye uyuyorlar? Sadece zanna uyuyorlar; yalnızca tahmine dayanıyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah ile aralarına koyduklarına dua ederek şirk koşanlar yalnızca zanna uyuyorlar ve onlar sadece sürü güdüsüyle hareket ediyorlar. 2/166- 167, 16/86- 87, 28/62...64, 33/66...68
UNUTMAYIN ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’a aittir. Dahası Allah’tan başkasına ilâhî nitelik yakıştırarak yalvarıp yakaran kimseler, acaba neyin peşine takılmış oluyorlar? Onlar safi zannın peşine takılıyorlar; başka değil, yalnızca hurafe ve spekülatif bilgiye dayanıyorlar.[1648]
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 66. Ayet Açıklaması
[1648] Zımnen: Allah’tan başkasına her tanrılık yakıştırma teşebbüsü aslında gizli bir kendini putlaştırmadır. Zira bu bir tanrı atamadır. Atayan atananın amiridir. Yahrusûnun anlamı için bkz: 6:116, not 99.
Ömer Nasuhi Bilmen
Agâh olunuz ki, göklerde kim var ise ve yerde kim var ise şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nındır. Allah Teâlâ'dan başkasına tapanlar da şeriklere tebaiyyet etmiş olmazlar. Onlar zandan başkasına tebaiyyet etmiyorlar ve onlar yalan söyler kimselerden başka değildirler.
İyi bilesiniz ki göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ın kuludur, O'nun hükmü altındadır. Allah'tan başka birtakım şeriklere ibadet edenler de gerçekte o putlarına tâbi olmazlar. Onlar sadece birtakım zanlara uymakta ve sırf kafadan atmaktadırlar.
İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'tan başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Âyette ÂÇ (mâ) soru edâtı da olabilir. Bu takdirde mânâ şöyledir: "Allah'tan başka birtakım ortaklara yalvaranlar, neye yalvarıyorlar?"
Süleymaniye Vakfı
Bilin ki göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’tan başkasına yalvaranların kendilerini kaptırdıkları, ortaklar değillerdir. Onlar sadece kuruntularına (zanna) kapılmışlardır. Onlar sadece atarlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarına dua edenler yalnızca zanna uyanlardır. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.
Bilmiş olun ki, göklerde kim var, yerde kim varsa Allah'ındır. Allah'tan başkalarına dua edenler, o şeriklere uymuş olmuyorlar. Onlar sadece bir kuruntunun peşine takılıyor ve ancak yalan uydurup duruyorlar.
Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır! Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar, ortak koştuklarına uymuyorlar/Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra gidiyorlar? Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
iy bayıķ Tañrı’nuñdur ol kim göklerdedür daħı ol kim yirdedür. daħı uymaz anlar kim oķırlar yā ŧaparlar Tañrı’dan ayruķ ortaķlar uymazlar illā śanuya daħı degül an- lar illā yalan söylerler.
Bilmiş oluñuz ki Tañrınuñdur her ne kim göklerde var‐ısa ve her ne kimyirlerde var‐ısa. Daḫı uymañuz ol kişilere ki du‘ā iderler Tañrı Ta‘ālādan özge şerīklere. Uymazlar illā gümāna. Daḫı anlar yalan söylerler.