

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Nesh: Tarih ittibari ile sonra gelen şer'î bir hükmün, daha önceki şer'î bir hükmü kaldırması, demektir. Şu hâlde cenaze geçerken ayağa kalkmak yoktur. Bu hususta îbni Hibbân'in «Sahih»inde rivayet olunan bir hadîsde:: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evvelce bize cenazeler için ayağa kalkmamızı emrederdi; bilâhare cenaze geçerken kendisi oturdu ve yanındakilere oturmalarını emretti.» denilmektedir. Hâzimî'nin, Ebû Ma'mer'den rivayet ettiği bir hadisde Ebû Ma'mer şunları söylemiştir: «Yanımızdan bir cenaze geçti, ben hemen kalktım. Bunun üzerine Ali: — Bu fetvayı sana kim verdi? diye sordu; — Ebû Müse'l-Eş'ari; dedim. Alî: — Bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yalnız bir defâ yaptı; bu hüküm neshedilince onu nehiy buyurdu, dedi.» Bu bâbda îmam Ahmed b. Hanbel ile ekseri «Sünen» sahiplerinin Ubadetü'bnü's-Sâmid (Radiyallahu anh)'dan tahric ettikleri şu hadîs şâyân-ı dikkattir: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cenaze geçerken kalkıyordu Bir defa yanından Yahudi alimlerinden, birinin cenazesi geçti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Biz işte böyle yaparız.» diyerek oturdu ve hemen yanındakilere: «Oturun da, bunlara muhalefet edin!» buyurdular. Vakıa bu hadis zayıftır. Çünkü onu yalnız Beşîr b. Rafi' rivayet etmiştir-, Bezzâr onun hadis hususunda gevşek olduğunu söylemiştir. Fakat onu takviye eden diğer rivayetlerle birlikte mutâlâ'a edilince derhâl hasen derecesine yükselir. Nevevî, nesh dâvasını kabul etmeyerek şunları söylemiştir: Bu hadîs mensûh değildir. Böyle yerlerde nesh dâvası sahîh olamaz. Çünkü nesihe ancak hadîslerin aralarını bulmak mümkün olmadığı zaman gidilir. Hâlbuki hadislerin aralarını bulmak imkânsız değildir.» Nevevi’nin bu sözlerine Aynî şu cevâbı vermiştir: «Nesh vâki olduğu Hz. Ali (Raâiyallahu anh) hadîsinde tasrîh edilmiştir. İmam Şafiî, Âmir b. Rabîa hadîsi üzerinde ihtimâllerle konuşmuştur. Bunu kendisinden Beyhaki ile Hâzimi rivayet etmişlerdir. îmam Şafiî: (Bu hadis mensûh olmaktan ileriye geçemez yahut Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), o cenazeye bir sebepten dolayı kalkmıştır. Filhakika bâzı hadis imamları o cenazenin bir Yahudiye âit olduğunu ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Yahudi, kendisinden yükseğe çıkmış olmasın diye ayağa kalktığını rivayet etmişlerdir. Ne sebeple kalkmış olursa olsun Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunu evvelâ yapıp, sonra terkettiği rivayet olunmuştur. Burada hüccet, son olarak yaptığı fi'ildir. Eğer evvelâ kalkması vacip idiyse bil'âhare oturması nesih olur. Evvelce kalkması müstehab ise, sonradan oturması da istihbâb bildirir. Evvelce kalkması mubah idi ise, sonra da oturup kalkmakta bir beis yoktur. Bence oturmak daha iyidir. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu husustaki son fiili oturmak olmuştur.» deniştir.» NESAİ’DEKİ ŞU HADİSİ DE OKUMANI ÖNERİRİM BURAYA TIKLA

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.