

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Hacc bahsinin bir-iki yerinde, Ebû Dâvûd , Tirmizî, Nesâî ve İbni Mâce dahî «Hacc» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Ebû Abdirrahman: Hz. Abdullah b. Mes'ûd'ün künyesidir. Hz. Âbdullrah'ın hiç bir sebep yokken yemîn etmesi, sözünü, te'kîd içindir. Abdurrahmân b. Yezîd'in söylediklerini işitince halkın vadinin üstünden taş atmaları gücüne gitmiş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in fiiline muhalif olan bu işi şiddetle reddetmiştir. Bütün Kur'ân sûreleri Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e indirildiği hâlde îbni Mes'ûd (Radiyallahu anh)'in yemininde yalnız Bakara sûresini anması: Hacc ibâdetlerinin ekserisi bu sûrede oldu.ğu içindir. İbni Mes'ûd (Radiyallahu anh) bu sözüyle: «Kendisine Hacc menâsikî indirilen ve şeriatın me'hazi olan Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taşları işte buradan attı. Ona tabî olmak daha lâyıktır.» demiş gibidir. Hadîsin ikinci rivayetinde A'meş'in «Haccâc'dan işittim» diyerek yaptığı rivayet, onun hatâsını göstermek içindir. Yoksa ondan hadîs rivayet etmek istememiştir. Çünkü Haccâc buna ehil değildi. Haccâc'ın hatâsı «Sûre-i Bakara, Sûre-i Nisa ve Sûre-i Âl-i İmrân.» demeyip; «içinde Bakara zikredilen sûre, içinde Nisa zikredilen sûre ilâ ah...» şeklinde konuşmasıdır. Bilâhara A'meş bunu İbrahim Nehaî'ye haber vermiş; İbrahim, Haccâc'a söverek hatâsını göstermiş ve Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in güzîde ashabından Abdullah b. Mes'ûd hazretlerinin dahî: «Sûre-i Bakara.» dediğini isbât etmiştir. Kaadı İyâd diyor ki: «Eğer Haccâc (Kur'ân'ı Cibril'in sıraladığı gibi sıraya koyun!) sözünden muradı: Âyetleri her sûreye bugün Mushaf'ta olduğu şekilde dizin, demek ise zâten icnıâ-ı müslimîn ile sabittir ki âyetleri Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz te'lîf ve tertîb buyurmuşlardır. Şayet sûrelerin tertibini kastediyorsa fukahâ ile kurrâdan bâzılarının kavilleri bu merkezdeyse de muhakkıklardan bir cemâat bunu kabul etmemiş : «Sûrelerin tertibi, tevkîfî değil; ümmetin içtihadı ile olmuştur.» demişlerdir. Ebû'l Fadl'a göre Haccâc'ın Sûre-i Nisâ'yı Âl-i İmran sûresinden önce zikretmesi : Sözünden, âyetlerin sırasını kasdettiğine delildir. Çünkü Haccâc, Hz. Osman'ın Mushafına tabî olur, ona muhalefette bulunmazdı. Cemre: Ufak taşların toplandığı yerdir. Cemre-i Akabe'den murâd: Büyük cemredir. Bu yer: Mina'nın Mekke tarafındaki hududunda olup Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn)'in Hicret için Ensârla bey'at akdettiği yerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.