Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1913, sondan
4324. ayet;
16. sure ve
Nahl Suresinin
12. ayetidir.
Nahl Suresi 12. ayetinin kelime sayisi
15, harf sayısı
70 ve toplam ebced değeri ise
5594 olarak hesaplanmıştır.
Nahl Suresinin toplam ebced değeri
557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
وسخر لكم اليل والنهار والشمس والقمر والنجوم مسخرات بامره ان في ذلك لايات لقوم يعقلون
وسخرلكماليلوالنهاروالشمسوالقمروالنجوممسخراتبامرهانفيذلكلاياتلقوميعقلون
Vesaḣḣara lekumu-lleyle ve-nnehâra ve-şşemse velkamer(a)(s) ve-nnucûmu musaḣḣarâtun bi-emrih(i)(k) inne fî żâlike leâyâtin likavmin ya’kilûn(e)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.
Gece ile gündüzün, ay ile güneşin ve bir kıraate göre (bk. Zemahşerî, II, 324; İbn Atıyye, III, 382) yıldızların, çeşitli renklerdeki nebatatın insanların hizmetine verilmesi mecazi bir anlatım olup maksadı şudur: Dünyanın kutup bölgeleri dışındaki yerlerinde gece ve gündüz, insanın bedensel ve psikolojik sağlığına, çalışma ve istirahat etme ihtiyacına uygun periyotlarla, kusursuz bir düzen içinde yer değiştirmektedir; bu suretle –aksi de mümkün olmakla birlikte– genellikle gece insanların dinlenmesine, gündüz de çalışmasına daha elverişli kılınmıştır. Güneşin, ayın ve yıldızların, yeryüzünde hayatın oluşması, gelişmesi ve kolaylaşması yönündeki rolü de yeryüzü varlıkları içinde en çok insanlara yaramaktadır; çeşitli bitkilerden de birçok canlı istifade etmektedir. Ama sonuçta bütün canlılar içinde yeryüzünün imkânlarını kendi lehine en iyi şekilde kullanan varlık insandır. İşte bütün bu özellikleriyle gece ve gündüz, ay, güneş, yıldızlar ve yeryüzünün muhtelif bitkileri, doğru düşünmesini bilenleri metafizik hakikatlere yönelten deliller olarak Kur’an-ı Kerîm’de sıklıkla tekrar edilmekte, insanın Allah’a inanıp şükretmesini gerektiren nimetler arasında zikredilmektedir.
11. âyetin sonunda “İşte bunda düşünen bir topluluk için büyük ibret vardır” denildikten sonra 12. âyetin sonunda “Bunda aklını kullanan bir topluluk için önemli ibretler vardır”; 13. âyetin sonunda da, “Bunda düşünüp taşınan bir kavim için büyük ibret vardır” buyurularak insanın zihinsel kapasitesinin, âyetlerin metninde “tefekkür, akletme, tezekkür” kavramlarıyla ifade edilen işlevlerine dikkat çekilmektedir. Tefekkür, “zihni sürekli kullanarak varlığın gizli anlamlarını adım adım kavrama faaliyeti”; akletme, “duyu alanına giren varlık ve olaylardan hareket ederek görülmeyen gerçekler hakkında bilgi edinme şeklindeki aklî çaba”; tezekkür ise “üzerinde düşünülen varlıkların türlerini, özelliklerini hatırlayarak, dikkate alarak hakikati anlama gayreti” için kullanılır. Böylece üç âyette de varlık ve olaylardaki “âyet” kelimesiyle ifade edilen gizli ve derin anlamları, delilleri anlayıp kavrayabilmek, sonuçta ilâhî hakikatlere ve hidayete ulaşabilmek için insanın mutlaka zihin yeteneklerini, aklını kullanması gerektiği bildirilmektedir.
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı emre boyun eğdirmiştir. Yıldızlar da (Allah’ın) emri ile boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için dersler vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar onun buyruğuna boyun eğmektedir. Aklını kullananlara bunda dersler vardır.
O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile boyun eğdirilmiştir. Bunda aklını kullanan bir halk için ayetler¹ vardır.
1- Göstergeler, kanıtlar.
Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı (yaşamanızı sağlayacak ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak şekilde) sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle istifadenize hazır haldedir. (Bu müjdeler, ileride gerçekleşecek uzay yolculuklarıyla, hayret verici nimet ve neticelere erişileceğine işarettir.) Şüphesiz bunlarda, aklını kullanabilen bir topluluk için nice ayetler ve ibretler gizlidir.
Ve ram etmiştir size geceyle gündüzü, güneşle ayı; yıldızlar da ram olmuştur emriyle. Şüphe yok ki bunda, akıl eden topluluk için deliller var.
Ve geceyi, gündüzü sizin yararlanmanız için, koyduğu yasalara boyun eğdirmiştir O. Güneş ve ay, bütün yıdızlar hepsi O'nun buyruğuna boyun eğmişlerdir. Dikkat edin! Bütün bunlarda, şüphesiz aklını kullanan kimseler için çıkarılacak dersler vardır.
Bütün yıldızlar O'nun koyduğu kanunlara boyun eğmişken, Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı da sizin menfaatiniz için kurduğu düzene boyun eğdirdi. Bunlarda ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden, eşyanın hakikatini kavrayan, aklını faydalı kullanabilen toplumlar için Allah'ın varlığını ve birliğini ispatlayan deliller, birçok konunun çözümüne, keşfine işaretler vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiş durumdadırlar. Şüphesiz bunda akıl eden topluluk için ibretler vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.
Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı, sizin hizmetinize O bağladı. Bütün yıldızlar da O'nun emrine bağlıdırlar. Elbette bunların her birinde aklını başına alıp düşünen bir topluluk için, bir çok alâmetler var (ki, Allah'ın azamet ve birliğine delâlet ederler).
Ve sizin için gece ve gündüzü, ay ve güneşi musahhar eden O’dur. Yıldızların hepsi de O’nun emriyle musahhardırlar. Şüphesiz bunlarda akıl eden bir toplum için ayetler (deliller) vardır.
Sizinçin geceyi, gündüzü, güneşi, ayı hazırlamıştır, yıldızlar da buyrumuyla verilmiş; anlayan bir ulusa, bunda nice belgeler var 0
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını işleten bir toplum için deliller vardır.
Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.
Hem sizin için geceyi ve gündüzü ve Şems-ü Kameri teshır buyurdu, bütün yıldızlar da onun emrine müsahhardırlar, elbette bunda aklı olan bir kavm için âyetler var
Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı siz (in hizmetiniz) e O raam etdi. Yıldızlar da Onun emrine boyun eğmişlerdir. Bunların her birinde aklını kullanacak bir zümre için elbette âyetler vardır.
(O,) geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O'nun emrine boyun eğdirilmişlerdir. Şübhe yok ki bunda, akıl erdirecek bir topluluk için nice deliller vardır.
Yine Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize (kullanmanıza) amade kıldı. Yıldızlarda O nun emri ile sizin hizmetinizdedir. Aklını kullanan bir toplum için, bunlarda da ibretler vardır.
O, geceyi, gündüzü, güneşi, ay/ı ve yıldızları size müsahhar kıldı [¹]. Yıldızlar ise O/nun emrine müsahhardır [²], bunda aklı eren kavim için nice ibretler vardır.
[1] Yani işinize yarar bir surette yarattı.[2] Yahut hepsi Allah'ın emrine müsahhar oldukları halde geceyi, gündüzü, güneşi, ay'ı, yıldızları menâfiiniz için yarattı.
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Şüphesiz bunda, aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.
Gece ile gündüzü mükemmel bir sistem hâlinde düzene koyan ve Güneş ile Ay’ı sizin yararlanmanız için koyduğu yasalara boyun eğdiren O’dur. Sadece bunlar mı? Bütün yıldızlar ve gökcisimleri, O’nun emriyle ilâhî-fiziki yasalara boyun eğmişlerdir. Evet, bütün bunlarda, aklını kullanan insanlar için Allah’ın sonsuz kudret ve ilmini dolayısıyla yegane rab ve ilâh olduğunu ortaya koyan nice alâmetler, nice deliller vardır!
Ay’ı, Güneş’i, Gündüz’ü ve Gece’yi sizin için hizmete verdi.
Yıldızlar da O’nun emriyle hizmete verildi.
Akledecek bir kavim için bunda elbette âyetler vardır.
(Allah) geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da Onun (koyduğu kurallarla) emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için mûcizeler vardır.
Ve geceyi gündüzü sizin [yararlanmanız] için [koyduğu yasalara] boyun eğdirmiştir 9 O; güneş ve ay ve bütün yıldızlar, hepsi O'nun buyruğuna boyun eğmişlerdir: dikkat edin, bütün bunlarda, şüphesiz, aklını kullanan kimseler için çıkarılacak dersler vardır!
O, geceyi ve gündüzü, sizin istifadenize sunmuştur. Güneş, ay ve yıldızlarda onun emriyle sizin istifadenize sunulmuştur. İşte bunda da aklını kullanan bir toplum için nice deliller vardır. 10/67, 14/33, 17/12, 28/71...73, 30/23, 40/61
Ve O’dur sizin yararlanmanız için geceyi ve gündüzü, güneşi ve Ay’ı (yasalarına) boyun eğdiren;[2098] zaten bütün yıldızlar O’nun emrine teslim olmuşlardır. İyi bilin ki bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.[2099]
[2098] Benzer bir âyet için bkz:
14:33.
[2099] Yani: Gece ve gündüz var oldukça iyi-kötü ve bu ikisinin savaşı da var olacaktır.
Ve sizin için geceyi, gündüzü, güneşi, kameri musahhar kıldı. Yıldızlar da onun emriyle musahhardırlar. Muhakkak ki, bunda âkilâne düşünür bir kavim için elbette büyük alâmetler vardır.
Hem geceyi ve gündüzü, güneş'i ve ay'ı sizin hizmetinize verdi. Diğer yıldızlar da O'nun emriyle size râm edilmiştir. Elbette aklını çalıştıran kimseler için bunda alınacak nice dersler var!
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ay'ı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O'nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.
Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da onun emriyle hizmetinizdedirler. Aklını kullanan bir topluluk için bunda kesin belgeler(ayetler) vardır.
Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Bunların her birinde aklını kullanan bir toplum için ayetler vardır.
Geceyi ve gündüzü, Güneşi ve Ayı O sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Onun emriyle size hizmetkârdır. Akıl eden bir topluluk için bunda âyetler vardır.
Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin emrinize vermiştir. Yıldızlar da O'nun emriyle bir hizmete boyun eğmiştir. Bütün bunlarda, aklını çalıştıran bir topluluk için elbette ibretler vardır.
daħı musaḥḥar eyledi sizüñ içün giceyi daħı gündüzi daħı güneşi daħı ayı daħı ılduzları boyun virici olmışlar-iken buyruġı-y-ıla. bayıķ şunuñ içinde nişānlardur ķavma kim anlarlar.
Daḫı musaḫḫar eyledi sizüñ‐çün giçe‐y‐ile gündüzi ve güneşi ve ayı.Daḫı ılduzları daḫı musaḫḫar itdi buyruġı‐y‐la. Anda āyetler vardur bir ḳavmeki fehm iderler.
O, gecəni və gündüzü, Günəşi və Ayı sizə ram etdi (sizin xidmətinizə verdi). Ulduzlar da Onun əmrinə boyun əymişdir. Doğrudan da, bunda ağılla düşünənlər üçün ibrətlər vardır!
And he hath constrained the night and the day and the sun and the moon to be of service unto you, and the stars are made subservient by His command. Lo! herein indeed are portents for people who have sense.
He has made subject to you the Night and the Day;(2031) the sun and the moon; and the stars are in subjection by His Command: verily in this are Signs for men who are wise.*
2031 The Night and Day are caused by astronomical rotations. What is important for man to note is how Allah has given intelligence to man to make use of this alternation for work and rest; how man can, as soon as he rises from the primitive stage, get over their inequalities by artificial illuminants, such as vegetable or mineral oils, coal, gas, or electricity, which ultimately are derived from the storedup energy of the sun; how the sun's heat can be tempered by various artificial means and can be stored up for use by man as required; how man can be independent of the tides caused by the moon and the sun, which formerly controlled navigation, but which no longer stand in man's way, with his artificial harbours and great sea-going ships; how navigation was formerly subject to direct observation of the Polar Star and other stars but how the magnetic needle and charts have now completely altered the position, and man can calculate and to a certain extent control magnetic variations, etc. In such ways the sun, the moon, and the stars themselves become useful servants to him, all by Allah's gift and His Command, without which there would have been no laws governing them and no intelligence to make use of them.