

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadisi Buhari «Kitâbu Fartü'l-Humûs»'da tahric etmiştir. Bad'a : Et parçası demektir. Mudğa da aynı mânâya gelir. Ulemânın beyânlarına göre bu hadisde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e her ne suretle olursa olsun eziyet vermenin haram olduğuna delil vardır. Velev ki; eziyet aslı mubah olan bir şeyden gelsin, bu hususda başkaları ona kıyas edilemez. Filhakika Besûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben bir helâli haram kilamam...» buyurarak Ebû Cehl'in. kızının Hz. Ali'ye mubah olduğunu bildirmiş. Ancak kendi kızıyle onun bir nikâh altında toplanmalarını iki illetten dolayı yasak etmiştir. Bunlardan biri bu nikâhın kızı Fâtıme'ye eziyet vermesidir. Bu takdirde kendisi de eziyet duyacak ve ona eziyet veren helak olacaktır. işte Hz Ali ile Fâtıme (Radiyallahu anha)'ya karşı beslediği sonsuz şefkatten dolayı bundan men etmiştir. İkinci illet kıskançlık dolayısıyle Hz. Fâtıme'nin fitneye duçar olmasından duyduğu endişedir. Ulemâdan bazıları; «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muradı Ebû Cehl'in kızı ile Fâtıme'nin bir nikâh altında toplanmalarını yasaklamak değildir. O sadece Allah'ın lutfu ile bunların bir araya gelemeyeceklerini bildirmiştir.» demişlerdir. İhtimal ki, Allah Teâiâ Nebiinin kızı ile Adüvvullah'ın kızının bir nikâh altında toplanmalarını haram kılmış da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) burada onu haber vermiştir. Bu takdirde bu mes'eie de nikâhı haram olan kadınlar faslına dâhil olur. Ebû'l-Âs b. Rabi' Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in damadı idi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona Mekke'de iken büyük kızı Zeyneb (Radiyallahu anha)'yi nikahlamıştı. Ebû'l-Âs ahlâkı ve muaşereti güzel, özü-sözü doğru bir zât idi. Kureyş bu evlenmeye karşı çıkmış, Hz. Zeyneb'i boşamasını istemişierse de, o buna razı olmamış; bu suretle Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i memnun etmişti. Bilâhare Bedir gazasında müslümanların eline esir düştü. Hz, Zeyneb annesinin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği gerdanlığını fidye olmak üzere Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gönderdi. Bu hediyye başta Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olmak üzere bütün ashab-ı kiramı ağlattı. Hediyeyi sahibine iade ettiler ve Ebû'l-Âs'i da serbest bıraktılar. Birkaç zaman sonra Mekke'deki işlerini tasviye eden Ebû'l-Âs (Radiyallahu anh) müslüman olarak Medine'ye hicret etti.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.