Vehb b. Cerîr

Ebü'l-Abbâs, Ebû Abdullah, Ebû Hasan · 9. tabaka

Vehb b. Cerîr b. Hâzim b. Zeyd b. Abdullah b. Şücâ'

Vefath. 206
KünyeEbü'l-Abbâs, Ebû Abdullah, Ebû Hasan
Nisbeel-Ezdî, el-Basrî, el-Mısrî, el-Hâfız
Yaşadığı yerlerBasra
Tabaka9. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Ailesi

Babası
Jarir bin Hazim bin Zayd

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

İbn Abbâs (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefatına kadar süren hastalık günlerinin birinde başına bir bez bağlayarak minber'e çıktı. Allah'a hamd-u senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: İnsanlar içinde Ebu Bekir İbn Ebî Kuhâfe kadar canı ve malıyla yanımda yer alan başka biri olmamıştır. Eğer insanlardan bir dost (halîl) edinecek olsaydım, elbette Ebu Bekir'i dost edinirdim. Ancak İslâm dostluğu ile sevgisi her şeyden üstündür. Ebu Bekir'in kapısı dışında, mescide açılan bütün kapılar kapansın! Tekrar: 3656, 3657, 6738.
Yahya'dan şöyle nakledilmiştir: "Kardeşlerimizden biri İsa'nın şöyle dediğini nakletmiştir: Müezzin (haya ale’s-selah) dediği zaman (La havle ve la kuvvete illa billah) dedi. Sonra Nebiiniz'den bu şekilde işittik' dedi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. İbrâhîm ← Vehb b. Cerîr ← Hişâm b. Hassân ← Yahyâ
Abdullah İbn Zeyd'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yağmur duası etti ve omuzuna attığı ridasmı çevirdi."
İbn Abbas r.a.'den nakledildiğine göre: Usame Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in terkisinde idi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha sonra Müzdelife'den Mina'ya kadar Fadl'ı terkisine aldı. Usame ve Fadl, "Hz. Nebi, Akabe cemresine (büyük şeytana) taş atıncaya kadar telbiye etmeye devam etti" demişlerdir. 1543 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler: 1686; 1544 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler: 1670 1685, 1687
İbn Abbas r.a.'den nakledildiğine göre: Usame Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in terkisinde idi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha sonra Müzdelife'den Mina'ya kadar Fadl'ı terkisine aldı. Usame ve Fadl, "Hz. Nebi, Akabe cemresine (büyük şeytana) taş atıncaya kadar telbiye etmeye devam etti" demişlerdir. 1543 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler: 1686; 1544 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler: 1670 1685, 1687
İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: "Usame İbn Zeyd, Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Resulullah'ın bineğinin arkasında - terkisinde idi. Daha sonra Hz. Nebi, Müzdelife'den Mina'ya kadar Fadl'ı bineğinin arkasına - terkisine almıştır. Her ikisi de, "Resulullah, Akabe cemresine gelene kadar telbiye getirdi" demiştir.
İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: "Usame İbn Zeyd, Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Resulullah'ın bineğinin arkasında - terkisinde idi. Daha sonra Hz. Nebi, Müzdelife'den Mina'ya kadar Fadl'ı bineğinin arkasına - terkisine almıştır. Her ikisi de, "Resulullah, Akabe cemresine gelene kadar telbiye getirdi" demiştir.
Enes ibn Malik r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allahım, Mekke'ye verdiğin bereketin iki katını Medine'ye ver!"
Mesruk'un naklettiğine göre Habbab şöyle anlatır: Ben cahiliyye döneminde demirci idim. As İbn Vail'den dirhem alacağım vardı. Alacağımı talep etmek için ona gittim. Bana, "Muhammed'i inkar etmedikçe borcu ödemem" dedi. Ben de, "Hayır, vallahi, Allah seni öldürüp tekrar diriltinceye kadar Muhammed'i inkar etmem" dedim. o da bana, "O halde beni bırak, öleyim, diriltileyim sonra bana mal ve evlad verilsin de ben de borcumu ödeyeyim" dedi. Bunun üzerine, "Ayetterimizi inkar edip de bana, mal ve evlad verilecektir diyen kimseyi gördün mü?" [Meryem, 78-80] ayeti nazil oldu.
Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem büyük günahlar soruldu. şöyle buyurdu: "Allah'a şirk koşmak, anne-babaya karşı gelmek, insan öldürmek ve yalan yere şahitlik etmektir." Tekrar: 5977, 6871
Enes bin Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Ganm oğulları sokağından kalkan toz hala gözlerimin önünde!" Musa İbn İsmail bu rivayeti şu ek bilgiyle nakletmiştir: "Cebrail'in gezdiği o yerleri (hala görür gibiyim)!"
İbn Abbas r.a'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah İsmail'in annesine rahmetini ihsan etsin. Şayet acele etmemiş olsaydı Zemzem yer üstünde akan bir pınar olacaktı."
el-Ensari dedi ki: Bize İbn Cüreyc anlattı, dedi ki: Kesir b. Kesir de bana anlatıp dedi ki: Ben ve Osman b. Ebi Süleyman, Said b. Cubeyr ile birlikte oturuyorken dedi ki: İbn Abbas hadisi bana böyle nakletmedi. Aksine' o dedi ki: İbrahim -henüz süt emmekte olan- İsmail ile annesini (hepsine selam olsun) getirip geldi. Annesi ile birlikte derisi kurumuş bir kırba (su) vardı. -Ancak hadisi (Allah Resulüne nispet ederek) onun buyurmuş olduğunu belirtmedi.- Daha sonra İbrahim onu ve oğlu İsmail'i getirdi.
İbn Ömer dedi ki:. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Onlara isabet edenin bir benzerinin size isabet etmemesi için kendilerine zulmedenlerin yurtlarına ancak ağlayanlar olarak giriniz."
Abdullah b. Ömer r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir kuyunun başında su çekiyor iken yanıma Ebu Bekir ve Ömer geldi. Ebu Bekir benden kovayı aldı. Su çekmesinde bir parça zayıflık olmakla birlikte bir ya da iki kova çekti. Allah ona mağfiret buyurasıca. Daha sonra Hattab'ın oğlu kovayı Ebu Bekir'in elinden aldı. Elinde büyük bir kovayla döndü. Ben insanlar arasında onun çekişi gibi çeken bir başkasını daha görmedim. O kadar su çekti ki nihayet insanlar etrafında yerleşti." Vehb dedi ki: (İnsanlar etrafına yerleşti anlamı verilen) el-atan kelimesi, develerin çöktükleri yer demektir. Nihayet develer suya kandı ve çöktü, demek istemektedir.
Ebu İshak'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Zeyd b. Erkam'ın yanında idim. Ona, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kaç gazvede bulundu, diye soruldu. O, ondokuz diye cevap verdi. Soruyu soran, sen onunla beraber kaç gazvede bulundun, diye sordu. On yedi diye cevap verdi. Ben, bunların hangisi ilk gazve idi, diye sordum. O da el-Uşeyr yahut el-Uşeyra, dedi." Ravi Şu'be dedi ki: Ben bunu Katade'ye nakledince, o el-Uşeyre diye cevap verdi. Bu Hadis 4404 ve 4471 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizi Cihad; Müslim, Cihâd Fethu'l-Bari Açıklaması: "Megazi Bölümü, el-Uşeyre Gazvesi" el-Uşeyre denilen yer Yenbu'da hacıların konakladığı yere yakındır. Onunla şehir arasında Sadece yol vardır. 150 kişi ile birlikte bu gazveye çıkmıştır. 200 kişi ile beraber çıktığı da söylenmiştir. Medine'ye Ebu Seleme b. Abdu'l-Esed'i vekil bırakmıştır. Burada Megazi'den maksat, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bizzat kafirler üzerine gittiği yahut da kendisinin ordu gönderdiği gazalardır. Bununla kastettikleri ise kafirlerin beldelerine yahut da konaklamış bulundukları yerlere gaza tertiplemekten daha geneldir. Öyle ki, Uhud ve Hendek gibi gazveler de bunun kapsamına dahildir. "İbn İshak dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ilk gazvesi Ebva, sonra Buvat, sonra el-Uşeyre'dir." (İbn İshak) der ki: Bu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ilk gazvesidir. Medine'den Safer ayında Medine'ye geldikten 12. ayın başında Kureyşlilerin üzerine gitmek amacıyla yola çıktı. Kinanelilerden Oamra b. Bekr b. Abdi Menat oğulları ile barış antlaşması yaptı. Onunla başkanları olan Mucdi b. Amr ed-Oamrı barış yaptı ve savaşmaksızın geri döndü. İbn Hişam der ki: Medine'ye de Sad b. Ubade'yi ve kil bırakmıştı. (İbn Hişam'ın) Sıret'inde kaydedilen ile Buhari'nin İbn İshak'tan diye naklettikleri arasında bir tutarsızlık yoktur .. Çünkü el-Ebva ile Veddan birbirine yakın iki yerdir. Aralarında 6 ya da 8 millik mesafe vardır. "19 gazve" Evet, Zeyd b. Erkam böyle demiştir .. Fakat onun maksadı, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in savaşsın ya da savaşmasın bizatihi çıktığı gazalardır. Ama Ebu Ya'la, Ebu'z-Zubeyr yoluyla Cabir'den rivayet ettiğine göre gazvelerin sayısı 21 tanedir. Buna dair senedi sahihtir ve bunun asıl rivayeti de Müslim'de bulunmaktadır. Buna göre Zeyd b. Erkam iki gazveyi hatırlayamamıştır. Muhtemelen bunlar da Ebva ile Buvat'tır. Belki de yaşının küçüklüğü sebebiyle bunların farkında olmamıştır
Bera' dedi ki: "Bedir günü ben ve İbn Ömer yaşça küçük görüldük. Bedir gününde muhacirler altmıştan fazla kişi, Ensar da ikiyüz kırk kişiden fazla idiler."
Muaz b. Rifaa b. Rafi' ez-Zuraki, babasından rivayetle -ki babası Bedir'e katılanlardandı- dedi ki: "Cibril, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Siz aranızda Bedir'e katılanları nasıl görüyorsunuz, diye sordu. Allah Resulü: Müslümanların en faziletlilerinden, dedi --ya da buna yakın bir söz söyledi.-- Cibril: Meleklerden Bedir'e katılanlar da böyle, dedi." Tekrarı 3994
Abdullah b. Muğaffel r.a. dedi ki: "Biz Hayber'i muhasara ediyorduk. Bir kişi, içinde iç yağı bulunan bir torba attı. Onu almak için ileri atıldım. Yana dönüp bakınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm ve utandım."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Humeyd b. Hilel ← Abdullah b. Mugaffel
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Vehb b. Cerîr ← Şu'be b. el-Haccâc ← Humeyd b. Hilel ← Abdullah b. Mugaffel
Ebu Mes'ud'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İman işte buradadır. -Bu arada eliyle Yemen'e işaret buyurdu.- Uzaklaşmak ve kalplerin katılığı ise şeytanın iki boynuzunun doğacağı yerde, Rabia ile Mudar kabilelerinde develerin kuyruklarının diplerinde şiddetle haykıranlardadır."
İbn Abbas "İyi işi işlemekte sana karşı gelmemek" ayeti hakkında şöyle demiştir: Bu, Allah'ın kadınlara getirdiği bir şarttır.
Ebu Said el-Hudrı'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Bir yolculuk sırasında mola vermiştik. Bu esnada bir cariye yanımıza gelip 'kabilenin reisini (akrep) soktu. Adamlarımız da burada yok. Sizden rukye yapacak kimse var mı? diye sordu. Onunla birlikte daha önce rukye yaptığını bilmediğimiz biri kalkıp gitti. Kabile reisine rukye yaptı, o da iyileşti. Adam, bize otuz koyun verilmesini emretti. Koyunların sütünü içtik. Geri döndüğümüz zaman onu iyileştiren arkadaşımıza 'sen rukyeyi iyi yapar mıydın, sen rukye bilir miydin?' diye sorduk. O da, 'hayır ona sadece Ümmü'l-kitab'ı okuyarak rukye yaptım' dedi. Biz de 'Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e varana veya ona bu durumu sorana kadar bu koyunlar hakkında hiçbir işlem yapmayın!' dedik. Medıne'ye gelince olayı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattık. O da şöyle buyurdu: Fatiha suresinin rukye olduğunu nereden öğrenmiş! Koyunları pay edin! Bu.arada bana da bir pay ayırın!"
Sa'd'den, dedi ki: "Ben kendimi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yedinin yedincisi olarak görmüşümdür. Selem denilen dikenli bir çöl ağacı yapraklarından başka yiyecek bir şeyimiz yoktu. Öyle ki birimiz tıpkı bir koyun gibi def-i hacette bulunurdu. Daha sonra Esed oğulları kalkmış bana İslam'a dair bilgi öğretiyorlar. Eğer (onlara kaldıysam) zarara uğramış, amellerim boşa çıkmış demektir."
Huzeyfe r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bize altın ve gümüş kaplardan içmeyi, onlarda yemek yemeyi, ayrıca ipek ve atlas giyinmeyi ve bunların üzerine oturmayı yasakladı."
Katade'den, dedi ki: "Enes b. Malik r.a.'a Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçları hakkında sordum da bana şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçları düz ve uzun da değildi, kıvırcık ve kısa da değildi. Saçları kulaklarıyla omuzları arasında idi." Bu Hadis 5906 numara ile de var.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Ali ← Vehb b. Cerîr ← Cerîr b. Hâzim ← Katâde b. Diâme
Enes r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kıyamet günü ile ben şu ikisi gibi gönderildim" buyurmuştur.
Abdurrahman İbn Ebi Bekre, babasından naklen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Ne dersiniz, Eslem, Ğifar, Müzeyne ve Cüheyne kabileleri zarar ve ziyanda olan Temim, Amir İbn Sa'sa'a, Gatafan ve Esed'den daha hayırlı değilmidir? "Ashap Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Nefsimi elinde tutana yemin ederim ki onlar bunlardan daha hayırlıdır" buyurdu.
Enes İbn Malik şöyle rivayet etmiştir. Ensardan bir kadın çocukları ile beraber Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem üç kez şöyle buyurdu: "Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki siz benim en sevdiğim kimselersiniz."
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Maiz b. Malik, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirilince, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Belki öpmüşsündür yahut ellemiş ya da bakmışsındır?" dedi. Maiz "Hayır Ya Resulallah!" dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem herhangi bir kinayeli sözcük kullanmayarak açıkça "Sen onunla cinsel ilişkiye girdin mi?" diye sordu. İbn Abbas şöyle der: Maiz zina ettiğini açıkça ikrar edince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem recm edilmesini emretti.
Bize Osman b. Ebi Şeybe ve İshak b. İbrahim tahdis etti. Hepsi Cerir'den diye nakletti. Osman dedi ki: Bize Cerir, A'meş'ten tahdis etti. O Ebu Vail'den, o Amr b. Şurahbil'den şöyle dediğini nakletti: Abdullah dedi ki: Bir adam: Ey Allah'ın Rasulü, Allah nezdinde hangi günah daha büyüktür, dedi. Allah Rasulü: ''Allah'a seni yaratan o olduğu halde eş koşmandır" buyurdu. Sonra hangisidir dedi. Allah Rasulü: "Seninle birlikte yemek yer korkusuyla çocuğunu öldürmendir" buyurdu. Adam: Sonra hangisidir dedi. Allah Rasulü: "Komşunun helali ile zina etmendir" buyurdu. Aziz ve celil Allah bunu tasdik etmek üzere: "Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilaha ibadet etmezler. Hak ile olması dışında Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi de öldürmezler, zina da etmezler. Kim bunları işlerse o günah(ları) ile karşılaşır." (Furkan, 68) buyruğunu indirdi.6°O