Zeyd b. Erkam Râvi

Vefat: h. 66
Zeyd…
Künye
Ebû Amr
Nisbe
el-Ensârî, el-Hazrecî, el-Medenî
Tabaka
Meşhur sahâbî
Şehir
Kûfe
Vefat kaydı
h. 66 (bazı kaynaklarda 68, 65, 60)
Cerh-ta'dîl
sahâbî

Zeyd b. Erkam, Medineli ensarın Hazrec kabilesine mensup meşhur bir sahâbîdir. Künyesi çoğunlukla Ebû Amr olarak zikredilir; Ebû Âmir, Ebû Saîd ve Ebû Sa'd künyeleri de kaydedilmiştir. Uhud Savaşı sırasında on üç yaşından küçük olduğu için savaşa katılmasına izin verilmemiş, bu bilgiye göre m. 612 civarında Medine'de doğduğu anlaşılmaktadır. Sonraki yıllarda Hendek ve Mûte dahil on yedi kadar gazveye katılmıştır.

Hayatındaki en bilinen olay, münafıkların önde geleni Abdullah b. Übey'in fitne çıkaracak sözlerini duyup Hz. Peygamber'e bildirmesidir. Abdullah b. Übey bunu inkâr edince Zeyd bir süre çevresinin kınamasına maruz kaldı; ancak Münâfikûn sûresinin 7-8. âyetleri nazil olarak onu doğruladı.

İleri yaşlarında Kûfe'ye yerleşmiş ve Kinde mahallesinde bir ev yaptırmıştır. Kendisinden Abdullah b. Abbas, Enes b. Mâlik ve Abdurrahman b. Ebû Leylâ gibi isimler hadis rivayet etmiş, Ahmed b. Hanbel Müsned'inde ondan seksen dört hadis kaydetmiştir. Kûfe'de h. 66 / m. 686 veya h. 68 / m. 688 yılında vefat etmiştir.

Babası Arqam b. Zayd b. Qays. Kardeşleri: Aus/Anas bin Arqam. Yaşadığı yerler: Medina, Kufa. Doğum yeri: Medina. Vefat yeri: Kufa.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.

9 hadis
Ebu Amr eş-Şeybanî şöyle demiştir: Zeyd İbn Erkam r.a. bana şöyle dedi: Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında namazda konuşurduk. Birimiz arkadaşına ihtiyacını söylerdi. Sonra: "'Namazlarınızı muhafaza ediniz [Bakara 238] ayeti indirilince bize namazda susmamız emredildi. Tekrarı: 4534. Diğer tahric:Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Mesacid […]
Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Ensar, Ey Allah'ın Resulü, her bir Nebie tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olanları bizden kılması için Allah'a dua buyur, dediler. O da bunun için dua etti." Bunu ben (Amr b. Murre), İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O: "Zeyd de böyle demiştir" dedi. Tekrar: 3788
Rivayet zinciri: Buhârî Muhammed b. Beşşâr Gunder Şu'be b. el-Haccâc Amr Ebû Hamze Zeyd b. Erkam
Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. dokuz gazve yaptı ve o hicret ettikten sonra sadece bir defa hac yaptı, ondan sonra da hac etmedi. Bu Veda haccıdır." Ebu İshak dedi ki: Mekke'de de bir başka hac yapmıştır.
Rivayet zinciri: Buhârî Amr b. Hâlid Züheyr b. Muâviye Ebû İshâk Zeyd b. Erkam
Zeyd İbn Erkam'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Önceleri namaz kılarken konuşurduk. İçimizden biri bir ihtiyacı hususunda kardeşi ile konuşurdu. Sonra "Namazlara ve orta namaza devam edin' AIlah'a itaat ederek namaz kılın!" ayeti indi ve bize konuşmamamız emrediidi.
Zeyd İbn Erkam r.a.'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Bir gazvede idim. Abdullah İbn Ubey'in "Allah Resıılü'nün yanında bulunanlara, onun etrafından dağılıncaya kadar maddi yardımda bulunmayın. Eğer buradan Medine'ye dönersek, güçlü ve şerefli olan zayıf ve zelil olanı elbette oradan çıkartacaktır," dediğini işittim. Hemen bu sözleri amcama veya Hz. Ömer'e anlattım. O da gidip bunları Hz. Nebi'e anlattı. Bunun üzerine Allah Resıılü Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni çağırdı. Ben de duyduklarımı ona anlattım. Allah Resıılü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdullah İbn Ubey ve adamlarına haber gönderip onları çağırttı. Onlar, bu sözleri söylemediklerine dair yemin ettiler. Hz. Nebi beni yalanlayıp onu doğruladı. Bunun üzerine, daha önce hiç yaşamadığım derin bir üzüntüye kapıldım ve eve kapandım. Amcam bana "Sen bu davranışınla olsa olsa Hz. Nebi'in seni yalanlamasını ve sana kızmasını istemişsindir," dedi. Bunun üzerine Allah Teala: "Münafıklar sana geldiklerinde ... "(Münafikun 1) ayetini indirdi. Hz. Nebi de bana haber gönderdi. Yanına vardığım zaman bu ayeti okuyup: "Ey Zeyd! Allah Teala seni doğruladı," dedi. Hadisin geçtiği diğer yerler: 4901, 4902, 4903, 4904. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Sıfat-ül Münafıkîn […]
Rivayet zinciri: Buhârî Abdullah b. Recâ' İsrâîl b. Yûnus Ebû İshâk Zeyd b. Erkam
Zeyd İbn Erkam'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Amcamla birlikte idim. Abdullah İbn Ubey İbn Selul'ün şunları söylediğini işittim: "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara, onun etrafından dağılıncaya kadar maddı yardımda bulunmayın." Şunları da ekledi: "Şayet Medıne'ye dönersek, güçlü ve aziz olan zayıf ve zelil olanı oradan elbette çıkartacaktır." Bu sözleri amcama anlattım. O da gidip bunları Hz. Nebi'e anlattı. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni çağırdı. Ben de duyduklarımı ona anlattım. Allah Rest1lü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdullah İbn Ubey ve adamlarına haber gönderip onları çağırttı. Onlar, bu sözleri söylemediklerine dair yemin ettiler. Hz. Nebi beni yalanlayıp onu doğruladı. Bundan dolayı, daha önce hiç yaşamadığım derin bi.r üzüntüye kapıldım ve eve kapandım. Bunun üzerine Allah Teala: "Münafıklar sana geldiklerinde ... Onlar: Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı, " ayetlerini indirdi. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bana haber gönderdi. Yanına vardığım zaman bu ayeti okuyup: "Ey Zeyd! Allah Teala seni doğruladı," dedi. Bir önceki başlık altında bu rivayetin açıklaması yapıldı. باب: {ذلك بأنهم آمنوا ثم كفروا فطبع على قلوبهم فهم لا يفقهون} /3/. 3."BUNUN SEBEBİ, ONLARıN ÖNCE İMAN EDİP SONRA İNKAR ETMELERİDİR. BU YÜZDEN KALPLERİ MÜHÜRLENMİŞTİR. ARTIK ONLAR ANLAMAZLAR, "(Münafikun 3) AYETİNİN TEFSİRİ […]
Rivayet zinciri: Buhârî Âdem b. Ebû İyâs İsrâîl b. Yûnus Ebû İshâk Zeyd b. Erkam
Zeyd İbn Erkam'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Abdullah İbn Ubey "Allah'ın elçisinin yanında bulunanlara maddı yardımda bulunmayın! Şayet Medıne'ye dönersek. .. " dediği zaman, onun bu sözlerini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e haber vermiştim. Bunun üzerine ensar beni ayıplamıştı. Abdullah İbn Ubey de bu sözleri söylemediğine dair yemin etmişti. Ben de evime döndüm ve uyudum. Sonra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni çağırdı. Onun yanına gittim. Allah ResLılü şöyle buyurdu: "Kuşkusuz Allah Teala seni doğruladı ve şu dyeti indirdi: Fakat münafıklar bunu anlamazlar ... " باب: {وإذا رأيتهم تعجبك أجسامهم وإن يقولوا تسمع لقولهم كأنهم خشب مسندة يحسبون كل صيحة عليهم هم العدو فاحذرهم قاتلهم الله أنى يؤفكون} /4/. "ONLARI GÖRDÜĞÜN ZAMAN KALIPLARI HOŞUNA GİDER, KONUŞURLARSA SÖZLERİNİ DİNLERSİN. ONLAR SANKİ DUVARA DAYANMIŞ KÜTÜKLER GİBİDİR. HER GÜRÜLTÜYÜ KENDİ ALEYHLERİNE SANıRLAR. DÜŞMAN ONLARDIR. ONLARDAN SAKIN! ALLAH ONLARIN CANLARINI ALSIN. NASIL BU HALE GELİYORLAR?" (Münmikun 4) AYETİNİN TEFSİRİ […]
Zeyd İbn Erkam'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir sefere katıldım. Bu seferde insanlar zorlukla karşılaştılar. Abdullah İbn Ubey adamlarına: "Allah Resıllü'nün yanında bulunanlara, onun etrafından dağılıncaya kadar maddı yardımda bulunmayın," dedi ve şunları da ekledi: "Şayet Medıne'ye dönersek, güçlü ve aziz olan, zayıf ve zelil olanı oradan elbette çıkartacaktır." Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip bu sözleri ilettim. Allah Resıllü sallaııahu aleyhi ve sellem de Abdullah İbn Ubey'e yanına gelmesi için haber gönderdi. Abdullah gelince ona bu durumu sordu. O da bu sözleri söylemediğine dair güçlü yemin etti. İnsanlar "Zeyd, Allah Resıllü'ne yalan söyledi,' dediler. Onların bu sözü beni derinden etkiledi. Nihayet Allah Teala beni doğrulayan ifadeleri içeren "Münafıklar sana geldiklerinde ... " şeklinde başlayan ayetleri indirdi. Bunun üzerine Allah Resıllü sallaııahu aleyhi ve sellem kendileri için bağışlanma dilemek üzere onları yanına çağırdı. Fakat onlar yönlerini çevirdiler ... خشب مسندة Huşubun musennede ifadesi hakkında Zeyd şöyle demiştir: Münafıklar güzel görünümlü kimselerdi. باب: قوله: {وإذا قيل لهم تعالوا يستغفر لكم رسول الله لووا رؤوسهم ورأيتهم يصدون وهم مستكبرون} /5/. 4. "ONLARA: GELİN, ALLAH'IN NEBİİ SİZİN İÇİN MAĞFİRET DİLESİN DENİLDİĞİ ZAMAN BAŞLARINI ÇEVİRİRLER VE SEN ONLARıN BÜYÜKLÜK TASLAYARAK حركوا، استهزؤوا بالنبي صلى الله عليه وسلم، ويقرأ بالتخفيف من: لويت. لووا lewev "hareket ettirdiler" anlamına gelir. Onlar bu davranışlarıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile alayetmişlerdir. Bu kelime şeddesiz olarak ....... levev şeklinde de okunmuştur.
Rivayet zinciri: Buhârî Amr b. Hâlid Züheyr b. Muâviye Ebû İshâk Zeyd b. Erkam
Zeyd İbn Erkam'ın şöyle söylediği rviayet edilmiştir: Amcamla birlikte idim. Abdullah İbn Ubey İbn SelOI'ün "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara, onun etrafından dağılıncaya kadar maddi' yardımda bulunmayın. Şayet Medi'ne'ye dönersek, güçlü ve aziz olan zayıf ve zelil olanı oradan elbette çıkartacaktır," dediğini işittim. Bu sözleri amcama anlattım. O da gidip bunları Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattı. Bunun üzerine Allah Resulü beni çağırdı. Ben de duyduklarımı ona anlattım. Allah Resulü, Abdullah İbn Ubey ve adamlarına haber gönderip onları çağırttı. Onlar, bu sözleri söylemediklerine dair yemin ettiler. Hz. Nebi beni yalanlayıp onları doğruladı. Bundan 'dolayı, daha önce hiç yaşamadığım derin bir üzüntüye kapıldım ve eve kapandım. Amcam bana "Sen bu davranışınla olsa olsa Hz. Nebi'in seni yalanlamasını ve sana kızmasını istemişsindir," dedi. Bunun üzepne Allah Teala: "Münafıklar sana geldiklerinde ... "(Münafikun 1) ayetini indirdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bana haber gönderdi. Yanına vardığım zaman bu ayeti oAllah Teala seni doğruladı," dedi. . باب: قوله: {سواء عليهم أستغفرت لهم أم لم تستغفر لهم لن يغفر الله لهم إن الله لا يهدي القوم الفاسقين} /6/. 5. "ONLARA MAĞFİRET DİLESEN DE, DİLEMESEN DE BİRDİR. ALLAH ONLARI KESİNLİKLE BAĞIŞLAMAYACAKTIR. ÇÜNKÜ ALLAH, YOLDAN ÇIKMIŞ TOPLULUĞU DOĞRU YOLA İLETMEZ,"(Münafikun 6) AYETİNİN TEFSİRİ […]
Rivayet zinciri: Buhârî Ubeydullah b. Mûsâ İsrâîl b. Yûnus Ebû İshâk Zeyd b. Erkam