Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Meymune r.anha şöyle demiştir: İnsanlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arefe günü oruç tutup tutmadığı konusunda şüphe ettiler. Bunun üzerine Meymune, Vakfe alanında vakfe apan Hz. Nebi'e bir süt kabı ile süt gönderdi. Hz. Nebi de insanlar kendisine bakarken süt'ü içti.
Süfyan, Amr'dan şunu nakletmiştir: Burada (Mekke'de) Nevvas adında bir adam vardı. Onun suya kanmayan develeri vardı. ibn Ömer r.a. bu develeri onun ortağından satın aldı. Ortağı gelerek Nevvas'a "O develeri sattık" dedi. Nevvas "Kim'e?" diye sordu. Adam: "Falanca kişiye" dedi. Nevvas "Yazıklar olsun. Vallahi bu İbn Ömer'dir" dedi. Sonra İbn Ömer'e gelerek: "Ortağım seni tanımadığından sana suya kanmayan develer satmış" dedi. Ibn Ömer: "Öyleyse onları geri al" dedi. Nevvas onları götürürken İbn Ömer: "Tamam develeri bırak. Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "Hastalığın bulaşması yoktur" şeklindeki hükmüne razı olduk" dedi. Tekrar: 2858, 5093, 5094, 5753, 5772
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ali ← Süfyân ← Amr
Ebu'l-Bahteri et-Tai şöyle der: İbn Abbas'a r.a. hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana şöyle cevap verdi: "Yenilmeye başlanmadıkça ve tartılmadıkça hurma konusunda' selem yapmayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yasaklamıştır." Bir kimse "neler tartılır?" diye sordu. Başka bir kimse yanındakine yönelerek, "elde edilip muhafaza altına alınıncaya kadar" dedi. Tekrar: 2248, 2250
Rivayet zinciri: Buhârî ← Âdem b. Ebû İyâs ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebü'l-Bahterî et-Tâ'î
Ebul Buhteri şöyle anlatır: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) hurmanın satışı ve gümüş paranın, (altın karşılığında) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'a hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebü'l-Bahterî
Ebul Buhteri şöyle anlatır: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) hurmanın satışı ve gümüş paranın, (altın karşılığında) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'a hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebü'l-Bahterî
Ebul Buhteri şöyle demiştir: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) meyvenin satışı ve gümüş paranın, (altın para ile değişiminde) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi. Ben, "Tartılan nedir?" diye sordum. Yanındaki bir kimse, "tahminde bulunma ve bildiğimiz tartma"dır" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebü'l-Bahterî
Ebul Buhteri şöyle demiştir: "İbn Ömer (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana cevap olarak, "Hastalıktan emin olunmadıkça (ağaçtaki) meyvenin satışı ve gümüş paranın, (altın para ile değişiminde) biri peşin diğeri vadeli olacak şekilde satışı yasaklanmıştır" dedi. "İbn Abbas (r.a.)'e hurmanın selem akdine konu olmasını sordum. Bana, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (ağaçtaki) hurmanın, yenilecek duruma gelinceye kadar veya yenilecek seviyeye gelmedikten sonra tartılmadıkça satılmasını yasakladı" diye cevap verdi. Ben, "Tartılan nedir?" diye sordum. Yanındaki bir kimse, "tahminde bulunma ve bildiğimiz tartma"dır" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebü'l-Bahterî
Salim'in babasından naklettiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kişi başkasıyla ortak olduğu köleyi azat ettiğinde zenginse kölenin değerini ortağına öder, sonra köle azat olur" buyurmuştur.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ali b. Abdullah (el-Medînî) ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr ← Sâlim ← babası
Abdullah b. Abbas'ın azatlısı Kureyb'den nakledilmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Meymune, cariyesini azad etmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Onu dayılarından birine verseydin mükafatın daha çok olurdu" buyurdu.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Bekir ← Amr ← Bükeyr b. el-Eşecc ← Küreyb b. Ebû Müslim ← Meymûne bint el-Hâris
Ata' şöyle demiştir: "Ben Ubeyd İbn Umeyr ile birlikte Aişe r.anha'nın yanına gittim. Sebır dağının yakınlarında konaklamıştı. Bize şöyle dedi: "Allah, Resulü'ne Mekke'nin fethini nasip ettiğinden bu yana artık hicret kesilmiştir. "
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Erkeklerden pek çok kişi kemale ermiştir. Kadınlardan ise İmran kızı Meryem ile Fir'avun'un hanımı Asiye'nin dışında kimse kemale ermemiştir. Aişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü de tiridin diğer yemeklere olan üstünlüğü gibidir."
Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Ensar, Ey Allah'ın Resulü, her bir Nebie tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olanları bizden kılması için Allah'a dua buyur, dediler. O da bunun için dua etti." Bunu ben (Amr b. Murre), İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O: "Zeyd de böyle demiştir" dedi. Tekrar: 3788
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebû Hamze ← Zeyd b. Erkam
Abdullah şöyle demiştir: "Mu'minieri Allah'tan daha çok kötülüklerden koruyan yoktur. İşte bu yüzden O, kötülüklerin açığını da gizlisini de haram kılmıştır. Bir de Allah'tan daha çok Övülmeyi seven kimse yoktur. Bu yüzden O, kendisini övmüştür. [Hadisin ravilerinden Amr İbn Mürre'den şöyle dediği nakledilmiştir]: Ebu Vail'e "Sen bu sözü Abdullah'tan işittin mi?" diye sordum. O da, "Evet," cevabını verdi. Bunun üzerine "Peki bu sözü Hz. Nebi'e nispet etti mi?" diye sordum. O da yine, "Evet," cevabını verdi. Hadisin geçtiği diğer yerler: 4637, 7403. 8. BAB. { vekll, "koruyan", "bir şeyin etrafını çepeçevre kuşatan" anlamına gelir.(En'am 102) Kabula ise, kabll kelimesinin çoğulu olup "azap çeşitleri" anlamını ifade eder.(En'am 11 I) Azabin' her çeşidine "kabil" denir. Zuhrufe'l-kavl (asılsız ya Id ızlı sözler)(En'am 112) batıl olduğu halde süslenip alfanıp pullanan her şeye "zuhruf" denir. harsun hicrun, Haram ekin demektir. Yasaklanan her şeye hicr've mahcur denir. Yapılan her binaya ve atın dişisine de. hicru denir. Akıl için hicr ve hicen ifadeleri kullanılır. Ayrıca.hıcr, Semud kavminin yaşadığı bölgenin adıdır. Taş ile çevrIten toprağa da.hıcr denir. Ka'be'nin "Hatim" bölgesinin plhıcr olarak isimlendirilmesi de bundan dolayıdır. Öyle anlaşılıyo,r ki,.hadim kelimesi, i.mahdum kelimesinden türemiştir. Tıpkı.katil kelimesinin.makul kelimesinden türediği gibi.Hacru'l-Yemame ise bir konaklama yeridir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hafs b. Ömer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Ebû Vâil ← Abdullah b. Mes'ûd
Mus'ab ibn Sa'd ibn Ebî Vakkaas şöyle demiştir: Ben Bâbam Sa'd ibn Ebî Vakkaas'a"De kî: Ameller bakımından en çok ziyana uğrayanları size haber vereyim mi?" kavlinden sordum: Onlar Harûriyye taifesi midir? Dedim. Sa'd ibn Ebî Vakkaas (radıyallahü anh): Bu en çok ziyana uğrayanlar Harûrîler değildir. Bu büyük ziyana uğrayanlar Yahûdîler'le Nasrânîler'dir, Yahûdîler'e gelince, onlar Muhammed'i yalanlamışlardır. Nasrânîler ise cennete kâfir olmuşlar da cennette hiçbir yiyecek ve içecek yoktur demişlerdir. Harûrîler ise, kuvvetli bir te'mînât ile desteklemelerinin ardından Allah'ın ahdini (Allah'a verdikleri sözü) bozanlardır, dedi. onlara "Fâsıklardır" diye isim verir idi Allah'ın Şu Kavli: O en çok ziyana uğrayanlar, Rabb’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edip de (hayır nâmına bütün)yaptıkları boşa gitmiş olanlardır ki, biz kıyâmet gününde onlar için hiçbir ölçü tutmayacağız" (Âyet:)
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Muhammed b. Ca'fer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr ← Mus'ab b. Sa'd
Amr'dan, dedi ki: "Ebli Nehik çok yemek yiyen birisi idi. İbn Ömer ona dedi ki: Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Şüphesiz kafir yedi bağırsağı doldurmak için yer. Ebu Nehik: Ama ben Allah'a ve Rasulüne iman ediyorum, diye cevap verdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ali b. Abdullah (el-Medînî) ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr
Amr (b. Dinar)'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben Cabir b. Zeyd'e: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ehli merkepleri (etlerini yemeyi) yasakladığını iddia ediyorlar, diye sordum, o şu cevabı verdi: Bunu el-Hakem b. Amr el-Ğifari biz de Basra'da iken söylüyordu. Fakat bir ilim deryası olan İbn Abbas bunu kabul etmeyerek: "De ki: Bana vahyolunanlar arasında bir kimseye haram olduklarını bulduğum yiyecekler yalnızca şunlardır ... "(En'am, 145) buyruğunu okudu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ali b. Abdullah (el-Medînî) ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr
Bize Muhammed b. Abbad el-Mekkl tahdis etti. Bize Süfyan tahdis edip dedi ki: Süheyl'e dedim ki: Amr, bize Ka'ka' dan tahdis etti. O senin babandan tahdis edip babandan benim rivayetimdeki senedimden bir adamı düşürmesini ümid ettim, dedi. Ancak Süheyl: Ben bu hadisi babamın kendisinden dinlemiş olduğu zattan dinledim, o babamın Şam'daki bir arkadaşı idi, dedi. Sonra Süfyan bize Süheyl'den tahdis etti. O Ata b. Yezid'den, 0, Temim ed-Dari (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Din nasihattir" buyurdu. Biz, kime dedik, O: "Allah'a, kitabına, Rasulüne, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara" buyurdu.
Amr demiş ki, Bana Bükeyr b. Eşec dahî İbni Abbas'ın azadlısı Kureyb'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymune'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Meymune'nin yanında kürek yemiş. Sonra namaz kılmış, fakat abdest almamış.
Bana Ahmed b. İsa dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana da Amr haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb'da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Evza'i'den rivayet etti. H. Bana Harmeletü'bnü Yahya dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus rivayet etti. Bunların hepsi ibni Şihab'dan Ukayl'in Zühri'den naklettiği isnadla bu hadisin mislini rivayette bulunmuşlardır. İzah 359 nolu Hadiste. DİKKAT!
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ahmed b. Îsâ ← İbn Vehb ← Yûnus b. Yezîd ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Harmele b. Yahyâ ← İbn Vehb ← Yûnus b. Yezîd ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrü'n - Nâkıd da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân, Zührî'den. o da Sâlim'den, o da babasından rivayet etti. Amr: «Hadisi tebliğ ediyordu.» dedi. Ebu Bekir ise: «Onu ref etti.» tâbirini kullandı.
Bana Amru'n -Nükıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb Mûsâ, Mekhûlden, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Irak b. Mâlik'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Amr: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dedi. Züheyr ise: {Ebû Hureyre, hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardırdı.) tâbirini kullandı. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellam) «Müslüman'a kölesi ile atı için zekât yoktur.» buyurmuşlar.
Bize Saîd b. Mansur ile Züheyr b. Harb, Abdü'l âlâ b. Hammâd ve Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Zührî'den rivayet etti. İbni Mansur: Saîd'den, o da Ebu Hureyre'den naklen dedi. Abdülâlâ: Ebu Seleme'den yâhud Saîd'den. o da Ebu Hureyre'den naklen dedi. Züheyr: Saîd'den yâhud Ebu Seleme'den bîri yâhud her ikisi Ebu Hureyre'den naklen ifâdesini kullandı. Amr ise: Bize Süfyân bir defa. Zührî'den, o da Saîd ile Ebu Seleme'den diyerek; bir defa, Saîd'den yâhud Ebu Seleme'den ifadesiyle; başka bir defa da: Saîd'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'den, ibaresi ile rivayet etti; dedi. Bunlar Ma'mer'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr ← Saîd el-Makbürî ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr'dan; İbni Tâvûs da Tâvûs'dan naklen rivayet etti ki. Tâvûs muhabere yapıyormuş.. Amr demiş ki: Ona : Yâ Ebâ Abdirrahmân! Şu muhabereyi bıraksan iyi edersin; çünkü ashâb Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhabereden nehî buyurduğunu söylüyorlar; dedim. Bunun üzerine Tâvûs: — Ey Amr! Bana bunu onların en iyi bileni (yâni İbni Abbâs) haber verdi kî, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhabereyi yasak etmemiş; ancak: «Birinizin (yerini) dîn kardeşine menîha olarak vermesi, onun karşılığında malûm bir ücret almasından daha hayırlıdır.» buyurmuşlar, dedi.
Rivayet zinciri: Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr b. Dînâr ve İbn Tâvûs ← Tâvûs b. Keysân ← Amr
Bize Ahmed b. îsâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr, Bükeyr b. El-Eşecc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bir defa biz Süleyman b. Yesâr'ın yanında otururken aniden Abdurrahmân b. Câbir gelerek onunla konuştu. Derken Süleyman bize dönerek şunları söyledi: Bana Abdurrahmân b. Câbir, babasından, o da Ebî Bürdete'l-Ensârî'den naklen rivayet etti ki Ebû Bürde: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Hiç bir kimseye on kamçıdan fazla vurulmaz. Meğer ki Allah'ın haddlerinden bir hadd hakkında ola!» buyururken işitmiş.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ahmed b. Îsâ ← İbn Vehb ← Amr ← Bükeyr b. el-Eşecc
Bize Muhammed b. Abbâd da rivayet etti. (Dediki): Bize Stifyân, Amr'dan naklen rivayet etti. H. Bize İshâk b. ibrahim ile ibni Ebî Halef de Zekeriyyâ b. Adiy'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ubeydullah, Zeyd b. Ebî Üneyse'den naklen haber verdi Her iki râvi Saîd b. Ebî Bürde'den, o da babasından, o da dedesinden, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Şu'be'nin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Zeyd b. Ebî Üneyse'nin hadîsinde: «Uyuşun! ihtilâf etmeyin!» cümlesi yoktur. Bu sayfanın devamı Emaret bahsinde geçiyor.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abbâd ← Süfyân b. Uyeyne ← Amr ← Saîd b. Ebû Bürde ← babası ← Ceddih