Amr b. Mürre Râvi

Amr b. Mürre b. Abs b. Mâlik…
Künye
Ebû Talha
Nisbe
el-Filistînî, el-Ezdî, b. Ebû Âsım b. Hucr
Tabaka
Sahâbî
Şehir
Filistin, Mısır, Dımaşk
Cerh-ta'dîl
sahâbî

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.

29 hadis
Nu'mân İbn Beşîr Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ya saflarınızı iyice düzeltirsiniz veya Allah (C.C.) yüzlerinizi tersine çevirecektir."
Abdurrahman İbn Ebî Leyla şöyle demiştir: Ümmü Hanî dışında hiç kimse bize Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kuşluk namazı kılarken gördüğünü söylememiştir. Ümmü Hanî ise şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'nin fethedildiği gün evimize girerek yıkandı. Sonra sekiz rekat namaz kıldı. Bunlardan daha hafif bir namaz görmedim, ancak rüku ve secdeyi tam olarak yapıyordu".
Abdurrahman İbn Ebî Leyla şöyle demiştir: Sehl İbn Huneyf ve Kays İbn Said, Kadisiye'de oturuyorlardı. O arada yanlarından bir cenaze geçti. İkisi de ayağa kalktılar. Onlara: "Bu cenaze zimmet ehlindendir" denilince onlar şöyle dediler: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanından bir cenaze geçti. Hemen ayağa kalktı, kendisine "Bu bir Yahudi cenazesidir" denilince O sallallahu aleyhi ve sellem: "İnsan değil mi?" dedi.
İbn Ebî Leyla şöyle demiştir: "Ebu Mes'ud ve Kays cenaze için ayağa kalkarlardı."
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Ebu Leheb Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Kalan günlerde helak senin üzerine olsun" dedi. Bunun üzerine: "Ebu Leheb'in iki eli kurusun. Kurudu da" ayeti indi. [Tebbet, 1] Tekrar: 3525, 3526, 4770, 4801, 4971, 4972, 4973 Not: Kötü kimselerin ölümlerinden sonra aleyhlerinde konuşmanın hükmü yukarıdaki hadisin şerhinde yeterince anlatıldı. Bu konuda şairlerle ilgili olarak eş-Şuara' suresinin tefsiri ile ilgili kısımda geniş bilgi verilecektir.
Rivayet zinciri: Buhârî Ömer b. Hafs babam Süleymân A'meş Amr b. Mürre Saîd b. Cübeyr İbn Abbâs
Saîd İbnü'i-Müseyyeb şöyle anlatır: "Ali ve Osman, Usfan adlı bölgede temettu' hacc hakkında görüş ayrılığına düşmüşlerdi. Ali, "Sen, temettu’ haccından nehyetmekle ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaptığı bir şeyi yasaklamış oluyorsun" dedi ve umre ve haccı birlikte yapmak üzere temettu' haccı niyetiyle ihrama girdi."
Ebu Musa r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Erkeklerden pek çok kişi kemale ermiştir. Kadınlardan ise kemale ancak Firavun'un karısı Asiye ile İmran kızı Meryem kemale ermiştir ve şüphesiz Aişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü, tiridin diğer yemeklere olan üstünlüğü gibidir." Tekrarı: 3433, 3769 ve 5418 Diğer tahric: Tirmizi Et’ime; Nesai, Muaşeret […]
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Aişe'nin kadınlara üstünlüğü tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir. Erkeklerden pek çok kişi kemale erdiği halde kadınlardan ancak İmran kızı Meryem ile Firavun'un karısı Asiye kemale ermiştir."
Muaviye b. Ebi Süfyan Medine'ye son gelişinde bize bir hutbe verdi. Bir top saç çıkartarak dedi ki: "Ben bu işi Yahudilerden başka bir kimsenin yapacağı kanaatinde değildim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise buna "ez-zur (yalan)" adını vermiştir. Kastettiği saça saç eklemektir." Bu rivayette ona (Buhari'nin hocası Adem'e) Gunder, Şu'be'den diye rivayet ederek mutabaatta bulunmuştur.
İbn Abbas r.a dedi ki: "Yüce Allah'ın: "Aşiretini yakın akrabanı inzar et (korkut)."[Şuara,214] buyruğu nazil olunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ey Fihr oğulları, ey Adiy oğulları diye seslendi ve Kureyş'in kollarını zikretti."
Rivayet zinciri: Buhârî Ömer b. Hafs babam Süleymân A'meş Amr b. Mürre Saîd b. Cübeyr İbn Abbâs
Mesruk dedi ki: Abdullah b. Amr'ın huzurunda Abdullah (b. Mes'ud)'un adı geçince dedi ki: "Bu, benim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i: Kur'an'ı şu dört kişiden öğreniniz, deyip önce Abdullah b. Mes'ud --diyerek saymaya başladığından beri-- sevdiğim ve sevmeye devam edeceğim kişidir." (Sonra saymaya şöyle devam etti): "Ebu Huzeyfe'nin mevlası Salim, Ubeyy b. Ka'b ve Muaz b. CebeL" (Abdullah b. Amr): Önce Ubeyy'i mi yoksa Muaz'ı mı saydı bilemiyorum, dedi. Bu Hadis 3760, 3806, 3808, 3999 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, menakÎb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ebu Huzeyfe" b. Utbe b. Rabia b. Abdi Şems"in mevlası (azatlısı) Salim'in menkıbeleri" Salim'in mevlası Ebu Huzeyfe b. Utbe, ashab-ı kiram'ın büyüklerinden idi. Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem ile Bedir'de bulunmuş, o günde babası kafir olarak öldürüldüğüne üzülmüş ve: "Ben onun akıllı birisi olduğunu gördüğümden dolayı Müslüman olacağını ümit ederdim, demiştir." Ebu Huzeyfe Yemame'de şehit düşmüştür. Salim de ilk Müslüman olanlardand!. Bu hadis ile onun Kur'an-ı Kerim'i bilen birisi olduğuna işaret edilmektedir. Daha önce Namaz bölümünde Mekke'den geldikleri sırada Kuba'da muhacirlere imamlık ettiği kaydedilmiş bulunmaktadır. Salim Bedir'e ve ondan sonraki gazvelere katılmıştır. Babasının adının Ma'kil olduğu söylenir. O ensardan bir kadının kölesi iken Ebu. Huzeyfe o kadın ile evlendikten sonra onu evlatlık edindiğinden ötürü Ebu. Huzeyfe'ye nispet edilmiştir. Buna dair açıklamalar da ileride Rada' (süt emme) bahsinde gelecektir. Salim de Yemame'de şehit düşmüştür […]
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Erkeklerden pek çok kişi kemale ermiştir. Kadınlardan ise İmran kızı Meryem ile Fir'avun'un hanımı Asiye'nin dışında kimse kemale ermemiştir. Aişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü de tiridin diğer yemeklere olan üstünlüğü gibidir."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî Âdem b. Ebû İyâs Şu'be
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî Amr Şu'be b. el-Haccâc Amr b. Mürre Ebû Mûsâ (el-Eş'arî)
Amr b. Murre dedi ki: Ensardan bir adam olan Ebu Hamza'yı şöyle derken dinledim: "Ensar, Şüphesiz her bir kavme tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olacakları bizden kılması için Allah'a dua et, dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım, bunlara tabi olacakları kendilerinden kıl, diye dua etti." Amr dedi ki: Ben bunu İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O, Zeyd de böyle demiştir, dedi. Şu'be: Zannederim o(nun kastettiği) Zeyd b. Erkam'dır, dedi.
Mesruk dedi ki: "Abdullah b. Amr'ın yanında Abdullah b. Mes'ud'un sözü edilince şöyle dedi: Bu adam hala sevdiğim ve seveceğim birisidir. (Çünkü) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Kur'am'ı dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan -diyerek önce onu zikretti-, Ebu Huzeyfe'nin mevlası (azatlısı) Salim'den, Muaz b. Cebel'den ve Ubeyy b. Kalb'dan."
Abdullah b. Ebi Evfa r.a.'dan "Ağaç ashabı (ağaç altında bey'at edenler) 1300 kişi idiler. Eslemliler de muhacirlerin sekizde biri kadardılar."
Amr b. Murre dedi ki: Ben -ağacın (altında bey'at eden) ashabdan olan- Abdullah b. Ebi Evfa'yı şöyle derken dinledim: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir topluluk bir sadaka getirecek olursa şöyle derdi: Allah'ım, onlara salat et. Babam ona sadakasını götürüp verince: Ailah'ım, EbU Evfa ailesine salat et, diye buyurdu." Mahir: Buradaki 'salat' kelimesi genelde -rahmet - diye yorumlanmakta, bununla beraber Nebi s.a.v.'in rahmet yerine salat kelimesini kullanması manidar olduğu için lafız aynen korunmalıdır.
Amr bin Mürre, (İbn Mes'ud)'dan şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem benden kendisine Kur'an okumamı istedi. Ben de, "Kur'an size indirilmişken, ben size Kur'an mı okuyacağım!" diyerek hayretimi ifade ettim. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ben Kur'an'ı başkalarından dinlemeyi seviyorum," dedi. Ben de Nisa suresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!" ayetine kadar okudum. Bu ayeti okuyunca Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kadarı kafi," dedi. Bir de baktım ki, Allah Resulü'nün gözlerinden yaş boşanmış. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Salat-ül Müsafirin باب: {وإن كنتم مرضى أو على سفر أو جاء أحد منكم من الغائط} /43/. 10. "EĞER HASTA OLUR VEYA BİR YOLCULUKTA BULUNURSANIZ, YAHUT SİZDEN BİRİ TUVALET'TEN GELİRSE ... "(Nisa 43) AYETİNİN TEFSİRİ {صعيدا} /43/: وجه الأرض. صعيدا Saiden yeryüzünün yüzeyi anlamına gelir. وقال جابر: كانت الطواغيت التي يتحاكمون إليها: في جهينة واحد، وفي أسلم واحد، وفي كل حي واحد، كهان ينزل عليهم الشيطان. Cabir şöyle demiştir: Cahiliyye döneminde insanların huzurunda mahkemeleştikleri tağutlar vardı. Bunlardan biri Cüheyne, biri de Eslem kabilesinde idi. Kısacası her bir kabilenin bir tağutu vardı. Bu tagı}tlar kendilerine şeytan inen kahinlerdi. وقال عمر: الجبت السحر، والطاغوت الشيطان. Hz. Ömer şöyle demiştir: I/Cibt sihir; الطاغوت tagı}t da şeytan anlamına gelir. ' وقال عكرمة: الجبت بلسان الحبشة شيطان، والطاغوت الكاهن. İkrime de şöyle demiştir: ilel-Cibt) Habeşlilerin dilinde şeytan, الطاغوت et-tağut da kahin anlamına gelir.'
[Hadisin ravilerinden Amr İbn Mürre Ebu Vail'e] "Sen bu sözü Abdullah [İbn Mes'ud'dan] işittin mi?" diye sormuş. oda şöyle cevap vermiş: Evet. Hem de o, bu sözü Nebi s.a.v.'e nispet etti. Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Kulları Allah'tan daha çok kötülüklerden koruyan yoktur. Bu yüzden O, açık ve gizli bütün kötülükleri haram kılmıştır. Allah'tan daha çok övülmeyi seven de yoktur. Bu yüzden O, bir çok ayette kendisini övmüştür.
İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "(Önce) en yakın akrabanı uyar, "(Şuara 214) ayeti nazil olunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Safa tepesine çıktı. "Fihroğulları, Adiyoğulları ... " diye Kureyşin boylarını çağırdı. Nihayet hepsi toplandı. Hatta kendisi gelemeyen kimseler, olup biteni araştırması için bir temsilci gönderdi. Kureyşlebirlikte Ebu Leheb de geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Vadide size baskın yapmak isteyen bir süvari birliğinin olduğunu söylesem, bana inanır mısınız?" diye sordu. Orada bulunanlar: "Evet. Senin hep doğru söylediğini gördük," şeklinde cevap verdiler. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ben sizi, şiddetli bir azaba karşı uyaran bir uyarıcıyım!" buyurdu. Ebu Leheb hemen atılıp: "Artık bundan sonra ellerin kurusun! Bunun için mi bizi topladın!" dedi. İşte bunun üzerine; "Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. .. "(Tebbet 1-2) ayetleri nazil oldu.
İbn Abbas'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün Safa tepesine çıktı ve "Yetişin!" diye seslendi. Bunun üzerine Kureyşliler yanına gelip "Neyin var?" diye sordular. O da; "Size sabahreyin veya alajamleyin düşmanın saldıracağını söylesem bana inanır mısınız?" diye sordu. Onlar "Elbette," diye cevap verince şöyle buyurdu: "Ben şiddetli bir azap gelip çatmadan size gönderilr,,iş bir, uyarıcıyım7Nebiim." Bunun üzerine Ebu Lehep çıkıp; "Yazıklar olsun sana! Bunun için mi bizi topladın!" dedi. Allah Teala da "Ebu Leheb'in iki eli kurusun," suresini indirdi. İmam Buhar! burada Şu ara suresinde geçen "(Önce) en yakın akrabanı uyar," ayetinin açıklamasında İbn Abbas'tan naklettiği hadisin bir bölümünü verdi. Bu hadisin açıklaması ayrıntılı olarak Şuara suresinin tefs!r edildiği bölümde yapılmıştı. (bk. Hadis no: 4770) KİTABU’T-TEFSİR EK SAYFA – 1728-2 FATIR SURESİ قال مجاهد: القطمير: لفافة النواة. {مثقلة} /18/: مثقلة. Mücahid "قطمير kıtmir (Fatır 13) 'çekirdeğin zarı,' مثقلة muskale (Fatır 18) 'ağırlaştırılmış' anlamına gelir," demiştir. وقال غيره: {الحرور} /21/: بالنهار مع الشمس، Bir başka müfessir ise "حرور harur (Fatır 21) 'güneşli gün' anlamına gelir," demiştir. وقال ابن عباس: الحرور: بالليل، والسموم بالنهار. {وغرابيب} /27/: أشد سواد، الغربيب: الشديد السواد. İbn Abbas ise şöyledemiştir: "حرور harur 'gece lan sıcaklık,' سموم semum (Tur 27) ise 'gündüz olan sıcaklık' anlamına gelir. غرابيبğarabib (Fatır 27) 'siyah'ın en koyu tonu,' غربيب ğirbib de 'koyusiyah' demektir.
İbn Abbas r.a.'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Önce en yakın akrabalarını (onlardan samimiyet sahibi olanları) uyar, "(Şuara 214) ayeti inince Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem gitti ve Safa tepesine çıktı. İnsanlara "Yetişin!" diye bağırdı. İnsanlar; "Bu da kim?" dediler ve onun etrafında toplandılar. Hz. Nebi; "Şu dağın ardından süvarilerin çıkacağını size söylesem, beni tasdik eder misiniz? Bu konuda ne dersiniz?" diye sordu. Toplanan insanlar; "Senin bize yalan söylediğine tanık olmadık" dediler. Bunun üzerine Hz. Nebi; "Öyleyse bilin ki, ben, şiddetli bir azab öncesinde size gönderilmiş bir uyarıcıyım!" dedi. Hemen Ebu Leheb "Yazıklar olsun sana! Bizi sadece bunun için mi çağırdın?" dedi ve kalkıp gitti. İşte bunun üzerine .........tebbet yeda Ebi Leheb ve teb (Tebbet 1) ayeti indi. Ebu Leheb'in iki eli gerçekten kurumuştu.
İbn Abbas r.a.'dan rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Batha'ya gitti, sonra dağa çıkıp "Yetişin!" diye bağırdı. Kureyşliler onun etrafında toplandı. Sonra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sabah vakti veya akşam vakti düşman size saldıracak desem, bana inanır mısınız?" diye sordu. Etrafındakiler: "Elbette" diye cevap verdiler. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Öyleyse bilin ki, ben, şiddetli bir azab öncesinde size gönderilmiş bir uyancıyım!" dedi. Hemen Ebu Leheb "Bunun için mi bizi topladın! Yazıklar olsun sana!" diye karşılık verdi. Bunun üzerine Allah Teala Tebbet Suresi'nin tamamını indirdi. İmam Buhari bu başlık altında, bir önceki başlık altında zikrettiği hadisi bir başka senede nakletti. باب: قوله: {سيصلى نارا ذات لهب} /3/. 3. "O, ALEV ALEV YÜKSELEN ATEŞE GİRECEK"(Tebbet 3)
İbn Abbas r.a.'dan rivayet edildiğine göre, Ebu Leheb Hz. Nebi'e "Yazıklar olsun! Bizi bunun için mi topladın!" dedi. Bunun üzerine Tebbet Suresi'nin tamamı indi. باب: {وامرأته حمالة الحطب} /4/. 4. "EŞİ DE O ATEŞE ODUN TAŞIYACAK," (Tebbet 4) AYETİNİN TEFSİRİ وقال مجاهد: {حمالة حطب} /4/: تمشي بالنميمة. {في جيدها حبل من مسد} /5/: يقال: من مسد: ليف المقل، وهي السلسلة التي في النار. Mücahid şöyle demiştir: حمالة حطب Hammalete'l-hatab "laf taşıyan" anlamına gelir. في جيدها حبل من مسد Ficidiha hablun min mesed (Tebbet 5) [ifadesindeki mesed] Mukl ağacının lifinden öiülmüş ip anlamına gelir ve Cehennem ateşindeki zinciri ifade eder.
Rivayet zinciri: Buhârî Ömer b. Hafs babam Süleymân A'meş Amr b. Mürre Saîd b. Cübeyr İbn Abbâs
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'Bana kuran oku!' dedi. Ben hayretIe, kuran sana indirildiği halde ben sana kuran mı okuyayım?' diye sordum. Buna karşın şöyle buyurdu: Ben onu başkasından duymayı arzu ediyorum." Bunun üzerine Nisa suresini okumaya başladım. "Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!"(Nlsa 41) ayetine gelince 'yeter' veya 'dur' dedi. Ona baktığım zaman (mübarek) gözyaşlarının aktığını gördüm."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî Sadaka b. el-Fadl Yahyâ b. Saîd Süfyân Süleymân İbrâhîm Abîde Abdullah b. Mes'ûd Yahyâ Ba'd el-Hadîs Amr b. Mürre
Rivayet zinciri (3. tarîk): Buhârî babası Ebü'd-Duhâ Abdullah b. Mes'ûd
Aişe r.anha'dan rivayete göre ensardan bir kız evlendi ve daha sonra hastalanması sebebiyle saçları döküldü. Yakınları saçlarına saç eklemek istediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sorunca, onlara: "Allah saç ekleyen kadına da, saç ekleten kadına da lanet etmiştir, buyurdu."
Said İbn el-Müseyyeb'den, dedi ki: "Muaviye Medine'ye geldiği son seferinde gelip bize bir hutbe verdi. Bu arada bir top saç çıkartarak: Ben bunu Yahudilerden başka bir kimsenin yapacağını sanmıyordum. Şüphesiz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buna -yani saça saç ekleyen kadına- yalan ve batıl adını vermiştir."
Enes İbn Malik'ten rivayete göre; "Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Rasulü, kıyamet ne zamandır, diye sordu. Allah Rasulü: Onun için ne hazırladın, diye sordu. Adam: Ben onun için çokça namaz kılarak,. oruç tutarak, sadaka vererek hazırlık yapmış değilim, ama ben Allah'ı ve Rasulünü seviyorum, dedi. Allah Rasulü: Sen sevdiklerinle berabersin, buyurdu."
İbn Ebi Evfa'dan nakledildiğine göre sadakasını ödemek üzere gelenler için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Falancaya salat et" diye dua ederdi. Babam sadakasını götürdüğünde de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allahım! İbn Ebi Evfa'nın ailesine salat et" diye dua etti.
Murre el-Hemedani'nin nakline göre Abdullah şöyle demiştir: Sözün en güzeli Allah'ın kitabı, hidayetin en güzeli Muhammed'in hidayeti, işlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkanlardır. Size vaad edilen mutlaka gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.