Hasan b. Müslim

Tâbiî, Mekkeli muhaddis

Hasan b. Müslim b. Yennâk

Vefath. 100
Nisbeel-Mekkî
Yaşadığı yerlerMekke
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Hasan b. Müslim b. Yennâk, Mekke'de yaşamış tâbiî nesline mensup bir hadis râvisidir. Saîd b. Cübeyr, Tâvûs b. Keysân, Mücâhid b. Cebr, Ubeyd b. Umeyr el-Leysî ve Safiyye bint Şeybe gibi isimlerden rivayette bulunmuş; kendisinden de Ebân b. Sâlih, İbrâhîm b. Nâfi' el-Mekkî ve Üsâme b. Zeyd el-Leysî gibi râviler hadis almıştır.

Yahyâ b. Maîn, Ebû Zür'a er-Râzî ve Nesâî onu güvenilir (sika) saymış, Ebû Hâtim er-Râzî de hadisinin makbul olduğunu belirtmiştir. Rivayetleri Tirmizî dışındaki temel hadis kitaplarında yer alır. h. 100 yılından kısa bir süre sonra, h. 106 (m. 724) yılından önce vefat ettiği kaydedilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Biz'den biri cünüp olduğu zaman, üç defa başına su dökerdi, sonra eliyle sağ tarafına, daha sonra da diğer eliyle sol tarafına su dökerdi."
Abdullah İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.a.)'ın arkasında bayram namazları kıldım. Hepsi de hutbeden önce namazı kıldırıyordu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Hasan b. Müslim ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
Hasan İbn Müslim - Tavus - İbn Abbâs senediyle nakledilen bir rivayete göre İbn Abbâs şöyle demiştir: "Ben Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.anhum) ile birlikte Ramazan bayramı namazlarında bulundum. Hepsi de bayram namazını hutbeden önce kıldırır ve ardından hutbeye geçerdi. Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hutbe için çıkmıştı. Eliyle insanlara oturun diye işaret edişi hala gözlerimin önünde capcanlı duruyor. Hutbeden sonra cemaatin arasından ilerleyerek kadınların bulunduğu yere kadar vardı. O sırada yanında Bilâl de bulunuyordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadınların yanına ulaşınca: "Ey Nebi, eğer mu'min kadınlar sana gelip... .bey'at etmek isterse.[Mumtehine 12] âyetini okudu ve ayeti bitirdikten sonra kadınlara: "Siz bu âyette sayılan bey'at'a/ ve buradaki görevlerinize bağlı mısınız?" diye sordu. Kadınlardan sadece birisi: "Evet" diyerek cevap verdi. - Hadisin ravilerinden Hasan İbn Müslim bu kadının kim olduğunu bilmiyordu. - Bu görüşmenin ardından Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haydi sadaka verin!" buyurdu. Bu sırada Bilal de elbisesinin eteğini açmış sadakaları topluyor ve bir taraftan da kadınlara: "Haydi verin sadakalarınızı, anam babam size kurban olsun!" diyordu. Onlar da yanlarındaki takıları, alyans ve iri yüzükleri Bilal'in elbisesine atıyorlardı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbn Cüreyc ← Hasan b. Müslim ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
Ali r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine, hedy kurbanının başında bulunmayı, bunların etlerini, derilerini ve heybelerini dağıtmayı, kasaplık ücreti olarak (etlerinden) bir şey vermemeyi emrettiğini söyledi.
Muaviye r.a. şöyle dedi: Bir okun keskin tarafıyla Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Saçını kısalttım.
Mücahid, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in fetih günü ayağa kalkarak şöyle buyurduğunu söyledi: "Şüphesiz Allah gökleri ve yeri yarattığı gün Mekke'yi baram kılmıştır. Allah'ın haram kılmasıyla o kıyametgününe kadar haramdır. Benden önce hiçbir kimseye helal olmamıştır. Benden sonra da helal olmayacaktır. Bana da zamanın ancak kısa bir vakti dışında helal kılınmamıştır. Onun av hayvanları ürkütülmez, ağaçları kesilmez, otları yolunmaz, ilan etmek maksadıyla alan dışında yitiğini almak hela! değildir. Abbas b. Abdulmuttalib: Ey Allah'ın Resulü izhir otu müstesna dedi. Çünkü demireilerin ve evlerin yapımı için ona mutlak bir ihtiyaç vardır. Allah Resulü bir süre sustuktan sonra: İzhir müstesna, o(nu koparmak) helaldir diye buyurdu." Bu hadise dair açıklamalar hac bölümünde (1834 numara ile) geçmiş bulunmaktadır.
Aişe r.anha'nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: "Baş örtülerini yakalarının üzerine {kadar} örtsünler," ayeti inince, kadınlar elbiselerini tutup alt uç kısımlarından yırttılar ve yırttıkları o parça ile başlarını örttüler.
İbn Abbas r.a.'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman ile birlikte Ramazan Bayramı namazını kıldım. Onların her biri hutbeden önce namaz kılıp daha sonra hutbe okuyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eliyle işaret edip erkekleri oturttuğu, sonra onların arasından geçerek Bilal ile birlikte kadınların tarafına geldiği ve şu ayeti okuduğu hala gözlerimin önünde: "Ey Nebi! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. "(Mümtehıne 12) Nebi s.a.v. ayeti okumayı bitirdikten sonra kadınlara; "Siz, bu şartları kabul ediyor musunuz?" diye sordu. İçlerinden bir kadın "Evet, Ey Allah'ın elçisi!" dedi. Onun dışındakiler cevap vermediler. -Ravi Hasan, Hz. Nebi'e "evet" cevabını veren kadının kim olduğunu bilmiyordu.- Bunun üzerine Hz. Nebi onlara "Sadaka verin!" dedi. Silal elbisesini yayoı, onlar da büyük ve küçük yüzüklerini onun elbisesine atmaya başladılar.
Aişe r.anha'dan rivayete göre "Ensardan bir kadın kızını evlendirmişti. Daha sonra kızının başındaki saçları, kökünden dökülmeye başladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek ona bu durumu anlatıp: Kocası bana saçıma saç eklememi emretti deyince, Allah Rasulü: Hayır, şüphesiz ki saç ekletenlere lanet oIunmuştur, diye buyurdu. " Bu Hadis 5934 numara dada geçiyor
Ebu Hureyre'den, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cimri kimse ile bol sadaka veren kimsenin misalini, üzerlerinde demirden iki cübbe bulunan ve üzerlerindeki cübbe, ellerinin göğüslerine ve köprücük kemiklerine doğru sıkışmasına sebep olan iki adama benzetti. Sadaka veren kimsenin bir sadaka verdikçe üzerindeki cübbesi genişler ve nihayet onu ayaklarının parmak uçlarına kadar örter ve izlerini siler. Cimri ise bir sadaka vermek istedi mi cübbe ona yapışır ve her bir halka yerine iyice oturur." . Ebu Hureyre dedi ki: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki parmağını bu şekilde yakasına koyduğunu gördüm. Keşke sen de onu o yakasım genişletmek istedikçe genişleyemeyeceğini (bu haliyle) anlatırken görmüş olsaydın."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre, o şöyle demiştir: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bayram (namazın)da bulundum. Hutbeden önce namazı kıldırdı." Ebu Abdullah (Buhari) dedi ki: İbn Vehb, İbn Cüreyc'den şu fazlalığı eklemektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımların bulunduğu tarafa gitti. Onlara sadaka vermelerini emir buyurdu. Onlar da büyükçe halkaları (el-fetah) ve yüzükleri Bilal'in elbisesine atmaya koyuldular."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Hasan b. Müslim ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
Aişe r.anha'dan rivayete göre ensardan bir kız evlendi ve daha sonra hastalanması sebebiyle saçları döküldü. Yakınları saçlarına saç eklemek istediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sorunca, onlara: "Allah saç ekleyen kadına da, saç ekleten kadına da lanet etmiştir, buyurdu."
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd hep birden Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. İbni Râfi' dediki: Bize, Abdürrezzak rivayet etti. (dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi (dediki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Ramazan bayramı namazında Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile beraber bulundum. Hepsi onu hutbeden önce kılar, sonra hutbe okurlardı. (Bir defa) Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber’den indi; onun eliyle erkekleri oturttuğunu hala görür gibiyim. Sonra erkek saflarını yararak, kadınların yanına geldi; Bilal de beraberinde idi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)- (Ey Nebi ! Şayet mü'min kadınlar Allah'a hiç bir şey'i şerik koşmamak şartı ile sana bey'at etmeye gelirlerse... kabul et.) [Mümtehîne 12.] ayet-i kerimesini bitinceye kadar okudu. Onu bitirdiği vakit (kadınlara): — Siz, bu ayet de zikredilen şartlar üzere devam ediyor musunuz? diye sordu. İçlerinden bir tek kadın: — Evet, yâ Nebiyyallah! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ondan başka cevap veren olmadı. O anda bu kadın’ın kim olduğu bilinmiyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — O halde sadaka verin!., buyurdu. Bunun üzerine Bilal elbisesini yere yayarak: — Haydi buyurun! Annem babam size feda olsun... dedi. Artık kadınlar kimi halkalarını, kimi yüzüklerini Bilâl'in elbisesi içine atmaya başladılar.»
Bana, Süleyman b. Ubeydillâh Ebû Eyyûb El - Gaylânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir yâni El - Akadî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Nâfi', Hasen b. Müslim'den, o da Tâvûs'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cimri ile cömerti üzerlerinde demirden zırhlar bulunan ve elleri memeleri ile köprücük kemiklerine doğru sıkıştırılan iki adamla temsil buyurdu. Cömert her sadaka verdikçe zırhı genişler; o derece ki: Parmak uçlarını bile kaplar; izini de örter. Cimri bir sadaka vermek istedimi zırhı büzülür ve herhalkası yerini alır.» Ebû Hureyre! «Ben, Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parmağını yakasına sokarak işaret ederken gördüm. Onun zırhını genişletmeye çalışıp, zırhın genişlemediğini bir görseydin (şaşar kalırdın.)» demiş.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Biıe Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvus'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: Zeydü'bnü Erkam geldi de Abdullah b. Abbâs ona hatırlatmak isteyerek: «Sen, bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken kendisine bir av eti hediye edildiğini nasıl haber vermiştin?» dedi. Zeyd: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e av etinden bir uzuv hediye edildi de onu geri çevirdi ve: — Biz, bunu yemeyiz. Çünkü ihramlıyız. Buyurdular.» dedi.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs'a da Muâviyetü'bnü Ebî Süfyân haber vermiş. Demiş ki: — «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçını Merve'deyken makasla kısalttım. Yahut Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Merve'deyken saçının makasla kısaltıldığını gördüm.»
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymûn ile Muhammed b. Merzûk ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd (bize haber verdi) tâbîrini kullandı. Ötekiler : Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti dediler. (Muhammed Demişki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Hasen b. Müslim haber verdi, ona da Mücâhid, Mücâhid'e de Abdurrahman b. Ebî Leylâ, ona da Aliyyu'bnü-Ebî Tâlib haber vermiş ki : Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) develerine bakmasını ve bütün develerinin etlerini, derilerini, çullarını fakirlere taksim etmesini, bunlardan kasaplık hakkı olarak bir şey vermemesini kendisine emir buyurmuş.»
Bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız Saîd'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'tan naklen rivayet etti. İbni Abbâs: «Halka son varacakları yerin Beyt-i Şerîf olması emir buyruldu. Yalnız hayzlı kadına ruhsat verildi.» demiş. 381 - (1328). Bu kısımda yer alması gereken; 381’in tümü ve 382 nin başı Kitaptaki baskı hatası nedeniyle eksik SAYFANIN KALAN KISMI 1211’İN DEVAMIDIR 382 - (1211) " ". Bize Kuteybetu’bnu Said tahdis etti (Dediki:) Bize Leys tahdis etti H. Ve Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki:) Bize Leys, İbn-i Şihab dan o da Ebi Seleme ve Urve’den ikiside Aişe r.a.’dan rivayet ettiler ve «Safiyye binti Huyey tavâf-ı ifâzayı yaptıktan sonra hayz gördü. Ben onun hayz hâlini Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattım da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O bizi yolumuzdan alıkoyacakmı? buyurdu. Ben: — Yâ Resûlullah! O ifâsını yapmış ve beyti tavaf elmişdi. İfâzadan sonra hayız gördü dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise yola revan olsun!» buyurdular.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr Şu'be'den, o da Amr b. Mürra'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Hasen b. Müslim'i dinledim, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen rivayet ediyordu ki: Ensardan bir câriye evlenmiş ve hastalanarak saçları dökülmüş, saçını eklemek istemişler. Ve bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuşlar da, hem ekleyene, hem ekletene lanet buyurmuş.
(Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. ki): Bize Zeyd b. Hubab, İbrahim b. Nâfi’den rivâyet etti. ki): Bana Hasen b. Müslim b. Yennak, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki, Ensârdan bir kadın bir kızını evlendirmiş. Ve kız hasta olarak saçları dökülmüş. Derken kadın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelerek: Kocası onu istiyor. Saçlarını ekliyeyim mi? diye sormuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ekleyenlere lanet olundu.» buyurmuşlar
(Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. ki): Bize Zeyd b. Hubab, İbrahim b. Nâfi’den rivâyet etti. ki): Bana Hasen b. Müslim b. Yennak, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki, Ensârdan bir kadın bir kızını evlendirmiş. Ve kız hasta olarak saçları dökülmüş. Derken kadın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelerek: Kocası onu istiyor. Saçlarını ekliyeyim mi? diye sormuş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ekleyenlere lanet olundu.» buyurmuşlar