

Ebu Leheb'in eşinin adı Avra, künyesi de Ümmü CemI! idi. Avra, Harb İbn Ümeyye'nin kızı, Muaviye'nin babası Ebu Süfyan'ın da kız kardeşi idi. Bir görüşe göre onun ismi Erva, lakabı ise Avra idi. Bir başka görüşe göre ise, onun adı Avra değildi, güzelliğinden dolayı kendisine bu ad sonradan verilmişti. KİTABU’T-TEFSİR EK SAYFA – 1762-4 İHLAS SURESİ يقال: لا ينون {أحد} أي واحد.
Vasi halinde "bir" anlamına gelen أحد ehad kelimesinin tenvin almayacağı söylenmiştir.(İhlas 1) 1. BAB حدثنا أبو اليمان: حدثنا شعيب: حدثنا أبو الزناد، عن الأعرج، عن أبي هريرة رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (قال الله: كذبني ابن آدم ولم يكن له ذلك، وشتمني ولم يكن له ذلك، فأما تكذيبه إياي فقوله: لن يعيدني كما بدأني، وليس أول الخلق بأهون علي من إعادته، وأما شتمه إياي فقوله: اتخذ الله ولدا وأنا الأحد الصمد، لم ألد ولم أولد، ولم يكن لي كفأ أحد).
Bu surenin sebeb-i nüzulu olarak Ebu'l-Aliye kanalıyla Ubey İbn Kab'dan şu rivayet aktarılmıştır: Müşrikler Hz. Nebi'e "Bize Rabbinin nesebini söyle!" dediler. Bunun üzerine bu sure nazil oldu. Bu rivayeti Tirmizı ve Taberi' nakletmiştir. Bu rivayetin sonunda Ubey şöyle demiştir: "O doğurmamış ve doğmamıştır.(İhlas 3) Çünkü doğan herkes ölür, ölen herkese de varis olurlar. Rabbimiz ne ölür, ne birisi ona varis olur, ne de onun bir dengi vardır. O'nun bir benzeri ve misli yoktur." Rivayetin bu kısmını Tirmizı nakletmiştir.
باب: قوله: {الله الصمد} /2/. 2. "ALLAH SAMEDDİR (BÜTÜN VARLIKLAR O'NA MUHTAÇTıR, FAKAT O, HİÇ BİR ŞEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR)"(İhlas 2) AYETİNİN TEFSİRİ والعرب تسمي أشرافها الصمد، قال أبو وائل: هو السيد الذي انتهى سودده. Araplar ileri gelenlerine صمد samed derlerdi. Ebu Vail şöyle demiştir: صمد Samed, "liderliğinin zirvesinde olan" anlamına gelir. حدثنا إسحاق بن منصور قال: وحدثنا عبد الرزاق: أخبرنا معمر، عن همام، عن أبي هريرة قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (كذبني ابن آدم ولم يكن له ذلك، وشتمني ولم يكن له ذلك، أما تكذيبه إياي أن يقول: إني لن أعيده كما بدأته، وأما شتمه إياي أن يقول: اتخذ الله ولدا، وأنا الصمد الذي لم ألد ولم أولد، ولم يكن لي كفؤا أحد. {لم يلد ولم يولد.
ولم يكن له كفوا أحد}). Allah Teala, Zatından dolayı vacibu'l-vücuddur, kadimdir, eşyalar varlık alemine gelmeden önce mevcuttu. Her doğan sonradan yaratılmıştır. İşte bütün bunlardan dolayı doğum, Allah için asla söz konusu olamaz. Allah kendi cinsinden nesiini oluşturacağı bir eşi de yoktur. Öyleyse çocuk sahibi olması da söz konusu olamaz. Bu durum şu ayette ne güzel anlatılmıştır: "O'nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir!"(En'am 111) لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ {3} وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُواً أَحَدٌ "NE DOĞURDU, NE DE DOğURULDU. NE DE HERHANGİ BİR ŞEY O'NA DENK OLDU,"(İhlas 3-4) AYETLERİNİN TEFSİRİ كفؤا وكفيئا وكفاء واحد.
كفؤا Kufuen, كفيئا kefien ve كفاء kifaen bir anlama gelir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.