Amr bin Mürre, (İbn Mes'ud)'dan şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem benden kendisine Kur'an okumamı istedi. Ben de, "Kur'an size indirilmişken, ben size Kur'an mı okuyacağım!" diyerek hayretimi ifade ettim. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ben Kur'an'ı başkalarından dinlemeyi seviyorum," dedi. Ben de Nisa suresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!" ayetine kadar okudum. Bu ayeti okuyunca Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kadarı kafi," dedi. Bir de baktım ki, Allah Resulü'nün gözlerinden yaş boşanmış. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Salat-ül Müsafirin باب: {وإن كنتم مرضى أو على سفر أو جاء أحد منكم من الغائط} /43/. 10. "EĞER HASTA OLUR VEYA BİR YOLCULUKTA BULUNURSANIZ, YAHUT SİZDEN BİRİ TUVALET'TEN GELİRSE ... "(Nisa 43) AYETİNİN TEFSİRİ {صعيدا} /43/: وجه الأرض. صعيدا Saiden yeryüzünün yüzeyi anlamına gelir. وقال جابر: كانت الطواغيت التي يتحاكمون إليها: في جهينة واحد، وفي أسلم واحد، وفي كل حي واحد، كهان ينزل عليهم الشيطان. Cabir şöyle demiştir: Cahiliyye döneminde insanların huzurunda mahkemeleştikleri tağutlar vardı. Bunlardan biri Cüheyne, biri de Eslem kabilesinde idi. Kısacası her bir kabilenin bir tağutu vardı. Bu tagı}tlar kendilerine şeytan inen kahinlerdi. وقال عمر: الجبت السحر، والطاغوت الشيطان. Hz. Ömer şöyle demiştir: I/Cibt sihir; الطاغوت tagı}t da şeytan anlamına gelir. ' وقال عكرمة: الجبت بلسان الحبشة شيطان، والطاغوت الكاهن. İkrime de şöyle demiştir: ilel-Cibt) Habeşlilerin dilinde şeytan, الطاغوت et-tağut da kahin anlamına gelir.'