Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah İbn Zeyd r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "İbrahim Mekke'yi haram kıldı ve onun için dua etti. İbrahim'in Mekke'yi haram kıldığı gibi ben de Medine'yi haram kıldım ve İbrahim'in Mekke için dua etmesi gibi ben de Medine'nin müddü ve sa'ı için dua ettim."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Mûsâ b. İsmâil ← Vüheyb b. Hâlid ← Amr b. Yahyâ ← Abbâd b. Temîm ← Abdullah b. Zeyd b. Âsım
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← İbrâhîm
İbn Ömer'in r.a. azatlı kölesi Nafi' şöyle demiştir: "Döllenmiş olan hurma ağacı satıldığı zaman, meyvenin de satıma dahil olduğu söylenmemiş ise meyveler, ağacın döllenmesini sağlayan kimseye ait olur. Malı bulunan kölenin ve ekini bulunan tarlanın satılması da böyledir." Nafi' İbn Cüreyc'e bu üç hususu belirtmiştir. Tekrar: 2204, 2206, 2379, 2716
Abdullah r.a. dedi ki: "Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mina'da bulunuyorken ay yarıldı. Şahit olunuz dedi. Ay'dan bir parça da dağ tarafına gitti." Ebu'd-Duha, Mesruk, Abdullah'tan: "Mekke'de (ay) yarıldı" diye rivayet etmiştir. Muhammed b. Müslim de, İbn Ebi Necih'den, o Mücahid'den, o Ma'mer'den, o Abdullah'tan diye ona mutabaatta bulunmuştur.
Abdullah r.a. dedi ki: "Ay yarıldı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← İbrâhîm ← Abdullah b. Amr ← Abdullah b. Mes'ûd
Amr bin Mürre, (İbn Mes'ud)'dan şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem benden kendisine Kur'an okumamı istedi. Ben de, "Kur'an size indirilmişken, ben size Kur'an mı okuyacağım!" diyerek hayretimi ifade ettim. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ben Kur'an'ı başkalarından dinlemeyi seviyorum," dedi. Ben de Nisa suresinden okumaya başladım. "Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!" ayetine kadar okudum. Bu ayeti okuyunca Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu kadarı kafi," dedi. Bir de baktım ki, Allah Resulü'nün gözlerinden yaş boşanmış. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Salat-ül Müsafirin
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Sadaka b. el-Fadl ← Yahyâ b. Saîd ← Süfyân ← Süleymân ← İbrâhîm ← Abîde ← Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Yahyâ b. Saîd ← Amr b. Mürre
Abdullah "Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar, "(İsra 57) ayeti hakkında şöyle demiştir: Bazı insanlar bir takım cinlere ibadet ederlerdi. Sonra o cinler Müslüman oldu. Ama o insanlar eski dinlerine tutunmaya devam ettiler.
Abdullah'ın "Onların yalvardıklan bu varlıklar Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar," ayeti hakkında şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Bazı cinlere ibadet ediliyordu. Sonra onlar Müslüman oldu.
İbrahim'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Abdullah İbn Mes'ud'un öğrencileri Ebu'd-Oerda'nın bulunduğu şehre geldiler. Ebu'd-Oerda onları aradı ve buldu, sonra onlara "Hanginiz Abdullah İbn Mes'ud'un kıraatine göre okur?" diye sordu. [Hadisin ravilerinden Alkame de] "Hepimiz okuruz," diye cevap verdi. Bu defa o; "Hanginiz daha iyi okur?" diye sordu. Orada bulunanlar Alkame'yi gösterdiler. Bunun üzerine Ebu'd-Oerda ona; .........ve'l-leyli iza yağşa suresini nasılokurdu?" diye sordu. Alkame de sureyi okurken şu ayeti ..........ve'z-zekeri ve'l-ünsa şeklinde okudu. Bunun üzerine Ebu'dOerda şöyle dedi: Tanıklık ederim ki, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu ayeti böyle okuduğunu işittim. Ancak bu insanlar, benim bu ayeti ...........vema halaka'z-zekera ve'l-ünsa şeklinde okumamı istiyorlar. Allah'a yemin ederim ki, onlara uymayacağım.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hattâb ← babam ← Süleymân A'meş ← İbrâhîm
Ebu Mes'ud Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Her kim iki ayeti okursa ... "
Abdullah [İbn Mes'ud]'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'bana kuran oku!' dedi. Ben hayretle, 'kuran sana inmişken ben mi sana kuran okuyacağım!' dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: kuran'! başkalarından duymak hoşuma gidiyor."
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'Bana kuran oku!' dedi. Ben hayretIe, kuran sana indirildiği halde ben sana kuran mı okuyayım?' diye sordum. Buna karşın şöyle buyurdu: Ben onu başkasından duymayı arzu ediyorum." Bunun üzerine Nisa suresini okumaya başladım. "Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!"(Nlsa 41) ayetine gelince 'yeter' veya 'dur' dedi. Ona baktığım zaman (mübarek) gözyaşlarının aktığını gördüm."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Sadaka b. el-Fadl ← Yahyâ b. Saîd ← Süfyân ← Süleymân ← İbrâhîm ← Abîde es-Selmânî ← Abdullah b. Mes'ûd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Yahyâ b. Saîd ← Amr b. Mürre ← İbrâhîm en-Nehaî ← Abîde es-Selmânî ← Abdullah b. Mes'ûd
Rivayet zinciri (4. tarîk): Buhârî ← Süleymân A'meş ← Amr b. Mürre ← İbrâhîm en-Nehaî ← Abîde es-Selmânî ← Abdullah b. Mes'ûd
Rivayet zinciri (5. tarîk): Buhârî ← Süleymân A'meş ← Amr b. Mürre ← babası ← Ebü'd-Duhâ ← Abdullah b. Mes'ûd
İbrahim İbn Ebi Osman'dan, o Enes İbn Malik r.a.'den naklen dedi ki: "Biz Rifaa oğulları mescidinde iken (Enes İbn Malik) yanımıza uğradı. Onu şöyle derken dinledim: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ümmü Suleym'in evinin yakınlarından geçti mi yanına gelir, ona selam verirdi." Daha sonra Enes dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zeyneb ile gerdeğe girmiş yeni damat idi. Ümmü Suleym bana: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir hediye göndersek, dedi. Ben de: Gönder, dedim. O da bir miktar hurma, yağ ve keş alıp, topraktan bir tencere içerisinde Hayse denilen yemeği yaptı. Benimle bunu gönderdi. Ben de bunu alıp, ona götürdüm. Allah Rasulü bana: Onu koy, dedi. Daha sonra bana emir buyurarak isimlerini verdiği birtakım kişiler için: Onları bana çağır, dedi. Ayrıca kiminle karşılaşırsan onu da çağır, diye buyurdu. (Enes devamla) dedi ki: Bana verdiği emri yaptım. Geri döndüğümde evin içindekilerle dolup taştığını gördüm. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem; ellerini o yemeğin üzerine koyup Allah'ın dilediği sözleri söyledi. Daha sonra o yemekten yemek üzere içeriye onar onar çağırdı. Onlara: Allah'ın adını anınız ve her adam önünden yesin, diyordu. Enes dedi ki: Nihayet hepsi yemeğin etrafından çekildiler. Aralarından Çlkanlar çıktı, birkaç kişi kalıp konuşmaya daldı. Enes dedi ki: (Kalanların gitmemeleri sebebiyle) ben de üzülmeye başladım. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem mu'minlerin annelerinin odalarına doğru gitmek üzere çıktı. Ben de hemen arkasından çıktım. Onlar gittiler deyince, geri döndü, eve girdi ve perdeyi indirdi. Ben oda içerisinde iken (ve henüz dışarı çıkmadan) o şu buyrukları okuyordu: "Ey iman edenler! Nebiin evlerine, sizin için yemeğe izin verilmeden girmeyin. Yemek vaktini de beklemeye kalkışmayın Fakat davet olunduğunuzda girin. Yemek yediniz mi dağılın. Söze dalmak için beklemeyin. Çünkü bu, Nebii rahatsız etmekte; ama o sizden utanmaktadır. Allah ise haktan utanmaz ... "(Ahzab, 53) İbrahim İbn Ebi Osman dedi ki: "Enes kendisinin Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e on yıl süre ile hizmet ettiğini söyledi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbrâhîm ← Ebû Osman ← Enes b. Mâlik
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Aişe'den, dedi ki: "Ben aklımın erdiğinden itibaren mutlaka anne ve babamın İslam dinine tabi olduklarını hatırlıyorum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sabah akşam olmak üzere günün iki tarafında bize gelmediği bir günün anne babamın üzerinden geçtiğini de hatırlamıyorum. Bir keresinde bizler öğle sıcağında Ebu Bekir'in evinde iken, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bize gelme itiyadında bulunmadığı bir saatte birisi: İşte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, dedi. Ebu Bekir: O bu saatte ancak önemli bir iş için gelmiştir, dedi. Allah Rasulü: Gerçek şu ki, Rabbim benim Mekke'den çıkmama izin vermiş bulunuyor, buyurdu."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← İbrâhîm ← Hişâm ← Ma'mer
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Leys b. Sa'd ← Ukayl b. Hâlid ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Abdullah İbn Mes'ud, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmiştir: "İnsanların en hayırlısı benim zamanımda yaşayanlardır. Daha sonra onlardan sonrakiler, daha sonra da onlardan sonrakiler gelir. Daha sonra şahitlikleri yeminlerini geçen, yeminleri şahitliklerini geçen kimseler gelir."
Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir Yahudi geldi ve "Ya Muhammed! Allah gökleri bir parmağında, yer tabakalarını bir parmağında, dağları bir parmağında, bütün ağaçları bir parmağında, öbür Bu haber üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem azı dişleri görününceye kadar güldü, sonra "Allah'ın kadrini hakkıyla bilemediler"(En'am 91) ayetini okudu.
Ebu Zerr şöyle demiştir: Ben mescide girdim, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturmakta idi. Güneş batınca bana "Ya Eba Zerr! Bu güneş nereye gider bilir misin?" diye sordu. Ebu Zerr dedi ki: Ben "Allah ve Resulü en iyi bilendir" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Güneş gider, secde halinde izin ister de kendisine izin verilir. Sanki ona 'Nereden geldin ise oraya dön!' denilir. O da battığı taraftan doğar" buyurdu. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Zalike mustekarrun leM=Bu onun için belirlenen yerdir" ayetini okudu. Bu okuyuş, Abdullah b. Mesud'un okuyuşuna göredir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Yahyâ b. Ca'fer ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← İbrâhîm ← babası ← Ebû Zer
Bana Haccâc b. Şaîr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, ibni Avn'dan rivayet etti. (Demişki): Muhammed'e, ibrahim'den dinlediğim Abdurrahmân b. Bişr hadîsini (yâni azil hadîsini) anlattım da: Abdurrahmân b. Bişr onu ancak bana rivayet etti; dedi.