

Namazda meşguliyet vardır": Yani, namazda Kur'an okuma, zikir ve dua ile ya da Allah'ı tazim ile meşgul olma vardır. Bu ne büyük meşguliyettir! Çünkü namaz Allah ile münacattır (söyleşmektir). Bu ise, tamamen Allah'ın emrinde derin bir huşu1 ve sükunet içinde olmayı gerektirir. Namaz başka şeyle uğraşmaya uygun değildir. Nevevî şöyle demiştir: Bunun anlamı şudur: Namaz kılan kişinin görevi namazı ile meşgul olmak, namazda söylediği şeyleri düşünmektir. Bu sebeple selama karşılık vermek vb. başka şeylerle uğraşması uygun değildir.
Ebu Vail rivayetinde şöyle denilmiştir: "Allah kendi emrinde dilediği şeyi ihdas eder (dilediği şekilde yeni hüküm koyar). O, namazda konuşmamanız hükmünü koymuştur." "Birimiz arkadaşına ihtiyacını söylerdi" ifadesi, sahabenin daha önceden de namazda iken her şeyi konuşmadıklarını yalnızca selama karşılık vermek vb. ihtiyaç durumları ile yetindiklerini göstermektedir.
Yukarıdaki hadisten ilk bakışta anlaşılan manaya göre namazda konuşmak "Namazlarınızı muhafaza ediniz" ayeti ile neshedilmiştir. Bu, namazda konuşmanın Medine'de neshedildiğini göstermektedir. Çünkü ayetin Medine'de indiği ittifakla kabul edilmektedir. "Namazda susmamız emredildi" ifadesi mutlak anlamda susma değil, yukarıdaki şekilde konuşmamak anlamındadır. Çünkü namazda mutlak olarak susma söz konusu değildir.
Ek Bilgi: Namazda konuşmanın haram olduğunu bilen bir kimsenin, namazın maslahatlarından biri ve bir müslümanın canını kurtarma kastı da olmadığı halde namazda iken konuşmasının namazı bozduğu konusunda icma edilmiştir. Namazda iken yanlışlıkla konuşan veya bunun haram olduğunu bilmeksizin konuşan kimse konusunda ise İhtilaf edilmiştir. alimlerin çoğuna göre namazda iken bu tarzdaki az konuşma namazı bozmaz. İleride Zul-yedeyn'in namazda sehiv konusundaki hadisinde geleceği üzere Hanefiler namazda iken konuşma durumunda, namazın mutlak olarak bozulacağın! söylemişlerdir.
Namazda iken konuşma konusunda şu meselelerde de ihtilaf edilmiştir: Kişinin namazda kasıtsız olarak konuşması, İmamın şaşırması durumunda namazı düzeltmek için cemaatten birinin konuşması, Bir müslümanın tehlike ile karşılaşmaması için onu söz ile kurtarmak, Kur'an okurken şaşıran imamın okuyuşunu düzeltmek için ona hatırlatmak, Namazda önünden geçen kişiyi uyarmak için "sübhanallah" demek, Selama karşılık vermek, Anne veya babasını kendisini çağırmasına karşılık vermek, Namazda iken konuşmaya zorlanan kişinin konuşması, Namazda iken "Kölemi Allah için azat ettim" gibi Allah'a yaklaştırıcı bir söz söylemek.
Bunların tümü fıkıh kitaplarında geniş olarak açıklanmıştır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.