

NEVEVİ ŞERHİ İÇİN TIKLA DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Bu iki rivayetin bütün ravilerinin Kufe'li olması garib ve latif bir tesadüftür. İbni Mes'ud hazretlerinin buradaki suali hakkında el-Übbi şunları söylemektedir: Amellerin en faziletlisi hususundaki sualin vechi yukarıda geçti. Günahların en büyüğüne gelince: Bütün günahlardan sakınmayı te'min için bu suali sormamak daha muvafık olurdu... denilemez; çünkü bu sualin vechi dahi: o günahdan daha çok korunmak için sorulmuş olmasıdır.» «Seni yaratmış olduğu halde...» cümlesinden murad, Allah ile Ona nazİr sayılan şey arasındaki farkı beyan ve bu inancı takbihtir. İmam Ebu'l-Hasen Eş'ari Allah Allah'u Teala'nın ehass-ı vasfı kudret olduğuna bununla istidlal etmiştir. «Seninle beraber yemesinden korkarak evladını öldürmendir.» cümlesindeki evlad kaydı, katlin pek çirkin bir şey olduğunu anlatmak içindir. Çünkü; bu fiil babaların tabiatına tevdi' buyurulan şefkat ve merhamete zıddır. Binaenaleyh onu ancak canavar tabiatlı beyinsizler yapar. Bu cümle Allah'u Tealanın: «Fakirlik korkusu ile evladınızı öldürmeysrs!» ayet-i kerimesine işarettir. Filhakika arapların en çirkin adetlerinden biri, fakirlik ve açlık korkusu ile çocuklarını Öldürmeleri idi. Hatta büyürse, bir namussuzluk eder endişesiyle kız çocuklarını doğar doğmaz diri diri mezara gömerlerdi. Böyle diri diriye mezara gömülen kızlara mev'ude denilir. Bu tüyler ürpertici çirkin adet Kur'an-ı Kerim 'de: «Diri diriye mezara gömülen kıza, hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğu vakit...» ayet-i kerimesiyle takbih olunmuştur. «Komşunun he!alından murad: Karışıdır. Zina mutlak surette haram ve büyük günah olmakla beraber burada komşunun karısı ile diye kayıdlanması, onunla zina etmenin daha da'çirkin ve büyük suç olduğunu göstermek içindir. Bir de komşunun karısını hasseten zikretmesi, ekseriyetle zina komşular arasında yapıîdığındandır. Zira evlerinin bir birine yakın olması görüşüp buluşmayı kolaylaştırır. Hadis-i şerifde komşunun karısı ile yapılan zinanın büyük günah olarak gösterilmesi komşu kızı, gelini ve nikahlısı olmayan her hangi bir komşu kadını ile zina etmenin hükümden hariç kaldığına delalet etmez. Çünkü buradaki «karısı» tabiri bir kayd-ı ihtirazı değil, kayd-ı vukuîdir. Yani ekseriyetle komşu kadınları evli oldukları için bu ta'bir kullanılmıştır. Yoksa evli olsun olmasın bütün komşu kadınları hükümde müsavidirler. Fakat «komşu ta'biri bir kayd-ı ihtirazıdır. Binaenaleyh komşu kadınla yapılan zina komşu olmayanla yapılan zinadan daha çirkin ve daha büyük bir suçtur. Evet, komşu komşusundan sadakat bekler. O evde yokken komşusu onun malını ve ailesini koruyacak ona her nevi' zararın gelmesine mani' olacak onun gözlerini ardında bırakmayacaktır. Zira komşuya ikram ve ihsanda bulunmak hem Allahu Zü'l Celal'in hern de Resul-i zişan'ın emirleridir. Bu cihet nazar-ı i'tibara alınarak bir de komşunun karısı ile zina meselesi düşünülürse; onun ne derece çirkin bir fiil ve büyük bir günah olduğu kendiliğinden meydana çıkar. Bundan dolayıdır ki Hz: Mikdad (Radiyallahu anh)'ın rivayet ettiği bir hadisde: «Bir kimsenin on tane kadınla zina etmesi, komşusunun karısı ile zina etmesinden daha ehvendir.» Duyurulmuştur. Araplar komşunun harim-i ismetini korumakla öğünürlerdi. Bu babda Arap Şairi Antere'den ve deha başkalarından şiirler nakledilmiştir.
253, 254 NOLU HADİSLER İÇİN (253) "Osman b. Ebu Şeybe, Cerir'den ... komşunun hanımı ile zina etmendir buyurdu." (254) Diğer rivayette ise, yine Osman b. Ebu Şeybe, Cerir'den, O A'meş'den ... "günah ile karşılaşır" şeklindedir. Her iki isnatta şaşırtıcı, alışılmadık bir incelik vardır. O da şudur: Bu iki isnat birbirine bitişik, hepsinin de ravileri Kufelidir. Cerir, Abdulhamid'in oğludur. Mansur, İbnu'l-Mutemir'in oğludur. Ebu Vail'in adı ise Şakik b. Selemee' dir. Şurahbil ismi Arapça olmayan özel bir isim olduğundan ötürü munsarıf değildir. Eş ve benzer anlamındaki "en-nidd" kelimesinin anlamı ile ilgili olarak Şemir, el-Ahfeş' den onun hem zıt, hem benzer anlamına geldiğini söylediğini rivayet etmektedir. "Seninle birlikte yemek yer korkusu ile" buyruğu yüce Allah'ın: "Evlatlarınızı fakirlik korkusu ile öldürmeyin" (İsra, 31) buyruğu ile aynı anlamı ifade eder. Yüce Allah'ın: "Günah ile karşılaşır" (Furkan, 68) buyruğunun anlamının günahının cezasıyla karşılaşır şeklinde olduğu söylenmiştir. el-Halil, Sibeveyh, Ebu Amr eş-Şeybani, el-Ferra, ez-Zeccac, Ebu Ali el-Farisi'nin görüşü budur. (2/80) Bir ceza ile karşılaşır anlamında olduğu da söylenmiştir. Yunus ve Ebu Ubeyde böyle demiştir. Bir karşılık demek olduğu da söylenmiştir. Bunu da İbn Abbas ve es-Süddi söylemiştir müfessirlerin çoğu yahut onların birçoğu Esam cehennemde bir vadinin adıdır. Kerim Allah bizi ve sevdiklerimizi ondan korusun. RasliluIlah (sallallfıhu aleyhi ve sellem)'in: "Komşunun helali ile zina etmendir" buyruğunda "helali"nden kasıt onun zevcesidir. Kadın kocasına helal olduğu için ona bu ad verilmiştir. Onunla birlikte hulul eder (bir yerde bulunur, oturur, kalkar) halde oluşundan dolayı böyle denildiği de söylenmiştir. Buyrukta kullanılan lafız komşunun karısı ile onun rızası ile zina etmen anlamındadır ki bu da hem zinayı, hem de onun halini kocası aleyhine bozmayı da kalbini zina edene doğru meylettirmeyi de kapsar. Bu ise çok daha çirkindir. Zina fiilinin komşunun hanımı ile yapılması ise daha çirkin ve daha büyük bir günahtır çünkü komşu komşusundan kendisinin namusunu korumasını bekler, onun kötülüklerinden emin olmayı, ondan yana herhangi bir tedirginlik duymayıp, huzurlu olmayı bekler. Ayrıca kişiye komşusuna ikramda bulunmak, ona iyilikte bulunmak emri de verilmiştir. Komşusunun karısına karşı başkalarının elde edemediği imkanlara kendisi sahip olmakla beraber bütün bunlara komşusunun karısı ile zina edip, onu kocasına karşı ifsad etmek suretiyle karşılık verecek olursa bu son derece çirkin olur. Şanı yüce Allah'ın: "Hak ile o/ması dışında Al/ah'ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi de öldürmezler." (Furkan, 68) Yani aslı itibariyle canı koruma altında bulunan nefsi onu öldürmekte hak sahibi olmadığınız sürece öldürmeyiniz. Hadisten Anlaşılan Hükümler Bu hadisin ihtiva ettiği hükümlere gelince: 1- En büyük masiyet şirktir. Bu da hiçbir kapalılığı bulunmayan apaçık bir husustur. 2- Haksız yere öldürmek ondan sonra gelen bir günahtır. Mezhep alimlerimiz de böyle demiştir: Şirkten sonra büyük günahların en büyüğü öldürmektir. Şafii (r.a.) da Müzeni'nin Muhtasarı'nın şahadetler bölümünde bunu açıkça böyle ifade etmiştir. Bunların dışında kalan zina, livata (homoseksüellik), anne babaya kötü davranmak, sihir, iffetli kadınlara iftira etmek, savaş günü çarpışmadan kaçmak, faiz yemek ve diğer büyük günahların ise çeşitli teferruatları ve hükümleri vardır ki bunlarla herbirisinin hangi mertebede olduğu bilinir. Durumların ve bunların sonucunda ortaya çıkan"kötülüklerin farklılıklarına göre de durumları değişir. Buna göre bu günahların her birisi hakkında ayrı ayrı, o büyük günahların en büyüklerindendir, denilir. Herhangi bir yerde onun en büyük günahların en büyüğü olduğu sözkonusu edilecek olursa, en büyük günahların en büyüklerinden biri olduğu anlaşılır. Amellerin en faziletlisi ile ilgili geçen açıklamalarda olduğu gibi. Allah en iyi bilendir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.