Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2896, sondan 3341. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 41. ayetidir. Furkan Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 5206 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا راوك ان يتخذونك الا هزوا اهذا الذي بعث الله رسولا
41,42. Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.
Mekkeli putperestlerin ileri gelenleri, bâtıl inançlarını sürdürmekle yetinmeyip bütün cahiller, cahil oldukları kadar küstah da olan kötü karakterli insanlar gibi onlar da Hz. Peygamber’in kendilerine yönelttiği davetin, ortaya koyduğu inanç ilkelerinin ve hayat sisteminin içeriği, anlamı ve değeri üzerine düşünecekleri yerde, sırf ilkellik ve bağnazlıklarından, inat ve inkârlarından dolayı güya onu önder ve rehber olacak nitelikte görmediklerini ileri sürerek alaya alırlardı. Çünkü –önceki âyetlerde de geçtiği gibi– onlar, peygamber olan birinin yanında meleklerin bulunması, kendilerine Allah’ı göstermesi gibi olağan üstü işaretler ortaya koyması gerektiğini ileri sürerlerdi. Oysa, 42. âyette aktarılan kendi ifadelerinden anlaşıldığına göre onlar elleriyle yaptıkları putlara bağlılığı gerçek din sayacak, bunlardan kurtarılmanın kendileri için felâket olduğunu düşünecek kadar da aptalca ve sapkın bir zihniyete sahiplerdi (Râzî, XXIV, 85).
Mehmet Okuyan
Seni gördükleri zaman “Allah elçi olarak bunu mu gönderdi!” (diyerek) seninle hep alay ediyorlar.
Onlar Seni gördükleri zaman, Seni sadece alay konusu edinmektedirler: "Allah'ın elçi olarak gönderdiği bu mu?" (diyerek kendi akıllarınca ve ayarlarınca güya dalga geçilmektedir.)
Seni gördükleri zaman:
“Bu mu, Allah'ın özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, Rasul olarak görevlendirdiği!” diyerek hep seni alay konusu yapıyorlar.
(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirleri) seni gördükleri vakit, seni yalnız bir eğlence yerine tutuyorlar: “- Bu mu, Allah'ın peygamber diye gönderdiği?” diyorlar...
41-42. Seni gördükleri zaman, seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah'ın, resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık, bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!
41, 42. Onlar seni görünce eğlenceye almaktan başka bir şey yapmazlardı: «— Allah/ın gönderdiği peygamber bu mu? Mâbutlarımızın ibadetinde sabır ve sebat göstermeseydik az kaldı bizi onların ibadetinden saptıracaktı» derlerdi. Onlar yakında azabı görecekleri zaman yoldan sapanların kim olduğunu anlayacaklardır.
Bunun içindir ki, [ey Muhammed,] ne zaman senden söz etseler, mutlaka, “Allah'ın bize rasûl olarak gönderdiği kişi bu mu?” diyerek, seni alay, eğlence konusu yapıyorlar.
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 41. Ayet Açıklaması
[3129] Bu küçümseme bir insan olarak Allah Rasûlü’ne yönelik olmaktan çok, insan türüne yönelik bir küçümseme olmalıdır. Çünkü bu aklın sahipleri, Allah’a yalnızca meleklerin elçilik yapabileceğini savunuyorlardı. Bunun da temelinde “herkesi kendi gibi bilme” marazı yatıyordu. Zira kendi hallerine bakıp insan soyundan ümit kesmiştiler (Krş: Âyet 7-8).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve seni görünce de seni ancak bir eğlence yerine tutuyorlar, «Allah'ın peygamber gönderdiği bu mudur?» diyorlar.