Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4870, sondan 1367. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 24. ayetidir. Kamer Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 3431 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
23,24. Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: “İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.”
Semûd, Sâlih peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; Allah Teâlâ onları sınamak üzere mûcizevî özellik taşıyan bir dişi deve göndermiş, mevcut sudan dönüşümlü yararlanmaları yönünde bir kural koymuş, böylece onlar bir sınamaya tâbi tutulmuş, peygamberin Allah’tan getirdiği buyruk ve yasaklara saygılı olduklarını davranışlarıyla ortaya koymaları için kendilerine bir fırsat tanınmıştı. Fakat onlar inançsızlıklarını açığa vuran bir davranış sergilediler ve zarar vermemeleri emredilen deveyi hunharca öldürdüler (bilgi için bk. A‘râf 7:73-79, Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). 23. âyette (aynı şekilde 33. âyette) “uyarılar” diye çevrilen kelimeyi “uyarıcı açıklama ve öğütler” veya “uyarıcı peygamberler” mânasında anlamak mümkündür. 31. âyetin “hayvan ağılındaki kuru çalılar gibi” diye çevrilen kısmı, bu tamlamayı oluşturan kelimelerin değişik anlamları bulunduğu için, “ağılı çeviren çubukların döküntüleri; yanmış kemikler; köhnemiş duvardan dökülen topraklar gibi” mânalarla da açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 103-104).
Mehmet Okuyan
23,24. Semûd (kavmi) de uyarı(cı)ları yalanlamıştı ve “Aramızdan bir insana mı uyacağız? Bu durumda biz sapkınlık ve çılgınlık içinde oluruz!” demişlerdi.
(Müşrikler:) "Bizden biri olan (sıradan) bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapkınlık (dalâlet) ve çılgınlık (akıl bunaması) içinde kalmış oluruz” diyerek (Hz. Salih peygambere karşı çıkmışlardı).
“İçimizden, gücünden korkulmayan zavallı bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir yanılgıya düşmüş, ahmaklık ve delilik etmiş oluruz.” dediler.
Şöyle dediler: “- İçimizden (peygamber iddiasında olan) bir insana mı tâbi olacağız? O takdirde biz, muhakkak sapıklık içinde kalır ve ateşlere düşeriz.
24,25. "İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
Üstelik dediler ki: “İçimizden tek (başına) olan bir insana, ona mı uyacağız? Şübhesiz ki o takdirde biz, gerçekten bir dalâlet ve çılgınlık içinde kalmış oluruz.”
Nitekim, “Bizim içimizden çıkan bizim gibi fâni bir insana mı itaat edecekmişiz?” demişlerdi, “O zaman büyük bir yanılgının ve ahmaklığın pençesine düşmüşüz demektir!”
24,25. Ve: “İçimizden (bizim gibi hem de) yalnız bir insana mı uyacağız?1 O zaman biz, tam bir sapkınlık ve çılgınlık yapmış oluruz. (Bizler dururken) vahiy ona mı indirildi? Hayır, o şımarık bir yalancıdır.” dediler.
Mustafa İslamoğlu Kamer Suresi 24. Ayet Açıklaması
[4818] Tabiatın gizli güçlerinin sembolleri olarak niteledikleri totem ve putlarını meşrulaştırmak için “melek peygamber” talebine işaret eder... Ama bu talebin özünde insan soyundan umut kesme yatar. Bu, onların kendilerinden umut kestiklerini gösterir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Bizden bir tek beşere mi? Ona mı tâbi olacağız? Şüphe yok ki, biz o vakit elbette bir sapıklık ve çılgınlık içinde bulunmuş oluruz.»
23, 24, 25. Semûd kavmi de Peygamberlerini yalancı saydılar ve: “Yani biz, ” dediler, “içimizden bir adamın peşinden mi gideceğiz? Böyle yaparsak doğrusu sapıtmış ve çıldırmış oluruz! Ne o, yani bu kitap, içimizden bula bula onu mu buldu, o mu buna lâyık görülmüş? Hiç de öyle değil, bilakis o, yalancının, küstahın tekidir! ”