Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3122 , sondan
3115 . ayet;
26 . sure ve
Şu'arâ Suresi nin
190 . ayetidir.
Şu'arâ Suresi 190. ayetinin kelime sayisi
8 , harf sayısı
29 ve toplam
ebced değeri ise
2017 olarak hesaplanmıştır.
Şu'arâ Suresi nin toplam ebced değeri
392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
5 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
26:8 , 26:67 , 26:103 , 26:121 , 26:174 ayetleridir. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (0)
م (4) bulunuyor.
ان في ذلك لاية وما كان اكثرهم مؤمنين
ا ن ف ي ذ ل ك ل ا ي ة و م ا ك ا ن ا ك ث ر ه م م ؤ م ن ي ن
Latin Harfleriyle Okunuşu
İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)
1x
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Doğrusu almak isteyenler için bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Çoğu inanmamış olsa da bunda kesinlikle bir ders vardır.
Kuşkusuz bunda¹ bir ayet² vardır. Ama onların çoğu iman edenlerden olmadı.
1- Şuayb'in kıssasında. 2- İbret. Gösterge, kanıt.
(Ey Resulüm!) Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Bu kıssada da, insanlar için bir ders vardır, insanların çoğu inanmasalar da…
Bunlarda da, kesinlikle Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Doğrusu bunda, (onlara yaptığımız bu helâk işinde), kendilerinden sonra gelenler için büyük bir ibret var, öyle iken çoğu mümin olmadı.
Şüphesiz bunda önemli bir ayet ve mucize vardır. Fakat çokları inanmadılar.
Bunda bir belge vardır, pek çokları inanmazlar
Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmediler.
Bkz.
26:8 , 67, 103, 121, 174
Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.
Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı
Şübhesiz bunda mutlak bir âyet vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.
Şübhesiz ki bunda apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
Bu anlatılanlarda alınacak ibretler var. Ancak onların pek çoğu inanıcı değiller.
İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki onların pek çoğu mü/min değildir.
Şüphesiz bunda (iman edenler için) bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Dinle, ey insan; hiç kuşkusuz bütün bu anlatılanlarda,ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret var fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.
Şüphesiz bunda bir âyet vardır.
Yine de onların çoğu mümin olmadı.
Şüphesiz bu (Şuayb kıssasında, insanlar için) bir ibret vardır ama onların çoğu hâlâ) inanmadılar.
Bu [kıssada da insanlar için] bir ders vardır; insanların çoğu [buna] inanmasalar da...
Şüphesiz bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır ama onların çoğu yine de iman etmediler. 18/54
Elbet bu (Şuayb kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.
Muhakkak ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi mü'min kimseler olmadı.
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır ama yine çokları inanmazlar.
İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir
İşte bu olayda da bir ibret vardır, fakat onların çoğu yine de inanmış değildir.
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Bunda elbette bir ibret var ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregi anlaruñ inanıcılar.
Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı anlaruñ çoġı mü’minler degüldür.