Şu'arâ Suresi 189. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3121, sondan 3116. ayet; 26. sure ve Şu'arâ Suresinin 189. ayetidir. Şu'arâ Suresi 189. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 6010 olarak hesaplanmıştır. Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri 392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فكذبوه فاخذهم عذاب يوم الظلة انه كان عذاب يوم عظيم
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فكذبوهفاخذهمعذابيومالظلةانهكانعذابيومعظيم
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Fekeżżebûhu feeḣażehum ‘ażâbu yevmi-zzulle(ti)(c) innehu kâne ‘ażâbe yevmin ‘azîm(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onlar Şu’ayb’ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.[401]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onu yalanlamışlar ve kendilerini o gölge gününün azabı yakalamıştı. Şüphesiz ki o, büyük bir günün azabıydı!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine onu yalanladılar. Derken o gölge gününün çetin azabı onları yakıp yok etti. Şüphesiz o, korkunç bir günün azabı idi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ne var ki onu yalanladılar. Bunun üzerine gölge gününün azabı onları yakaladı. Kuşkusuz o, büyük günün azabıydı.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Nihayet onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik (sandıkları gazap bulutları) gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, büyük (ve korkunç) bir günün azabıydı (ve bunu hak etmişlerdi).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu yalanladılar da karanlık günün azabı helak etti onları; şüphe yok ki bu, o günün pek büyük bir azabıydı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Böylece O'nu yalanlamış oldular ve bu yüzden, kopkoyu gölgelerle kaplı bir günün azabı, onları kıskıvrak yakaladı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onu da yalanladılar. Onların işini gölgeli günün azâbı bitirdi. Hakikaten o büyük bir günün azâbı idi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onu yalanladılar ve bunun üzerine kendilerini gölge gününün azabı yakaladı. Gerçekten o büyük bir günün azabıydı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik-gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Böylece Şuayb'ı tekzib ettiler de, (güneşin bunaltıcı sıcaklığından gölgelenmek için bulutun altında sığındıkları zaman, yakılıb mahvedildikleri) o gölge gününün azabı kendilerini yakalayıverdi. Gerçekten o büyük bir günün azabı idi.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bunun üzerine onlar, yine onu yalanlayınca, üzerlerine gölge yapan bir azap onları yakalayıverdi. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onu, onlar yalanlayınca, hemen onları gölgeli bir günün azabı tuttu; bu, ulu bir günün azabı idi
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Eykeliler) Şuayb'ı yalanladılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten ne dehşet gündü o felaket günü!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Velhasıl onu yalancı saydılar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onu yalanladılar ve sonuç olarak Sayvan Gününün cezası kendilerini yakaladı; müthiş bir günün cezasıydı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Hasılı onu tekzib ettiler, kendilerini de o zulle gününün azâbı alıverdi ki o cidden büyük bir günün azâbı idi
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Hulâsa: Onu tekzîb etdiler de kendilerini o gölge gününün azâbı yakalayıverdi. Hakıykat bu, o günün büyük azâbı idi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Böylece onu yalanladılar da kendilerini o gölge gününün azâbı yakalayıverdi. Gerçekten o, (dehşeti pek) büyük bir günün azâbı idi.(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlar Şuayb’ı yalanladılar. Sonra karanlık bir günün azabı onları yakaladı. O azap büyük bir günün azabı idi.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onlar Şuayb/ı yalancı saymakta devam etmekle kendilerini gölge gününün azabı [³] çarptı. O günün azabı müthiş bir günün azabıydı.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sonunda onu yalanladılar da böylece onları o gölgelik gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Böylece onu yalanladılar. Bundan dolayı, o gölge gününün azâbı onlarıansızın, kıskıvrak yakalayıverdi! Sıcak bir günde, bir bulut gibi üzerlerine gelen azap ile helâk edildiler. Doğrusu bu, gerçekten de korkunç bir günün azâbıydı.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Derken, onu yalanladılar. Gölgeli Gün’ün azabı onları yakaladı. O, çok büyük bir günün azabıydı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar, onu yalanladılar, gölge gününün1 azabı da kendilerini yok etti. Gerçekten o çok büyük bir günün azabı idi!2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Böylece onu yalanlamış oldular; ve bu yüzden, (kopkoyu) gölgelerle kaplı bir günün 78 azabı onları kıskıvrak yakaladı.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Neticede onu böyle yalanladılar ve onları kara bulutların kapladığı bir günün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o azabın geldiği gün çok korkunç bir gündü. 7/91...93
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Neticede, onu işte böyle yalanladılar; bunun üzerine onları Gölge Günü’nün azabı[3259] yakalayıverdi; gerçekten de o pek korkunç bir günün azabıydı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Velhasıl O'nu tekzîp ettiler. Derken onları ZuIle gününün azabı yakaladı. Şüphe yok ki o, pek büyük bir günün azabı olmuş idi.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Hasılı onu yalancı saydılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten o, müthiş bir günün azabı idi.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onu yalanladılar, nihayet o gölge gününün azabı, kendilerini yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabı idi.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onu yalancı yerine koydukları için o gölgeli günün azabı onları çarptı. O, korkunç bir günün azabıydı.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onu yalanlamışlardı da, onları bulutlu bir günün azabı yakalamıştı. O, büyük günün azabı idi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onu yalanladılar. Ve o gölgeli günün azabı onları yakaladı. O gerçekten büyük bir günün azabı idi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yalanladılar; bunun üzerine o gölgelik gününün azabı onları yakalayıverdi. O, gerçekten büyük bir günün azabıydı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes yalan duttılar anı pes duttı anları 'aźābı gölge eyleyeñ bulıd günüñ. bayıķ ol oldı 'aźābı ulu günüñ.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes anı yalanladılar. Anları ‘aẕābı dutdı ol günüñ ki bulıtlarından odyaġdı. Taḥḳīḳ ol ulu günüñ ‘aẕābı‐y‐ıdı.