Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
3214, sondan
3023. ayet;
27. sure ve
Neml Suresinin
55. ayetidir.
Neml Suresi 55. ayetinin kelime sayisi
11, harf sayısı
47 ve toplam ebced değeri ise
3045 olarak hesaplanmıştır.
Neml Suresinin toplam ebced değeri
334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (1) bulunuyor.
ائنكم لتأتون الرجال شهوة من دون النساء بل انتم قوم تجهلون
ائنكملتأتونالرجالشهوةمندونالنساءبلانتمقومتجهلون
E-innekum lete/tûne-rricâle şehveten min dûni-nnisâ-/(i)(c) bel entum kavmun techelûn(e)
“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz.”
Birçok kötülüğü yanında homoseksüellik gibi iğrenç bir ilişkiye alışmış olan ve peygamberin uyarılarına kulak asmayan bir topluluğun nasıl helâk edildiği anlatılarak insanların bu tür kötülüklerden sakınmaları istenmektedir. 58. âyette bu kavmin başına yağdığı bildirilen müthiş yağmurun taş yağmuru olduğu Hûd sûresinin 82. âyetinde bildirilmiştir (Hz. Lût ve peygamber olarak gönderilmiş olduğu Sodom halkı hakkında bilgi için bk. A‘râf
7:80-84; Hûd
11:69-83; Şuarâ
26:160-173). 59-62. Sûrenin başından buraya kadar anlatılan kıssalarda peygamberlerin ve getirdikleri mesajın önemi vurgulandıktan sonra bu âyetlerde de Allah’ın varlığı, birliği ve sonsuz kudretini gösteren kozmik deliller sıralanmakta, müşriklerin âhiret hakkındaki inanç ve tutumları tenkit edilmektedir. 59. âyette Allah, Hz. Peygamber’e bu âyetleri okumaya başlarken kendisine lutfettiği peygamberlik ve diğer nimetlerinden dolayı Allah’a hamdetmesini ve davetini tebliğ etmesi için seçtiği peygamberlere salâtü selâm getirmesini emretmektedir. Şevkânî, âyette geçen “Allah’ın seçkin kıldığı kullar” ifadesini genel anlamda yorumlar ve hem peygamberlerin hem de onlara iman eden müminlerin bu zümreye girdiğini söyler (IV, 141). Yazılı veya sözlü herhangi bir hitabede bulunurken sözün başında Allah’a hamdetme, bu buyruğa dayalı olarak Hz. Peygamber’e ve ailesine salâtü selâm getirme geleneği zamanımıza kadar devam etmiştir. 61. âyette iki deniz arasına konulduğu bildirilen engelden maksat, tuzluluk oranı farklı denizleri birbirinden ayıran sınırdır. Özgül ağırlığı farklı olan yani birinin suyu diğerine nisbetle daha tuzlu olan iki su kütlesi yan yana durdukları halde aralarında görünmeyen bir perde varmış gibi birbirine karışmamakta ve birleşimlerindeki farklılık değişmemektedir (krş. Furkan
25:53; Rahmân
55:19-20; bu âyette geçen diğer konular hakkında bilgi için bk. Nahl
16:14-16). Önceki âyetlerde Allah’ın kudretini göstermek için dış âlemden deliller getirilmişti; 62. âyette ise Allah’ın insanlar üzerindeki iki türlü tasarrufundan bahsedilerek kudretinin sonsuzluğuna delil getirilmektedir. Bunlar: a) Allah’ın, ihtiyaçtan dolayı kendisine dua edenin duasını kabul edip imdadına yetişmesi, sıkıntılarını gidermesi; b) İnsanları yeryüzünün yöneticileri yapması veya nesilleri birbirinin ardından getirerek yeryüzünün sahipleri kılmasıdır.
Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz cahillikte devam eden bir topluluksunuz!”
“Siz ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz, cehalet üreten bir toplumsunuz.”
“Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Hayır! Siz gerçekten cahil¹ bir toplumsunuz.”
1- Yapılması gerekeni yapmayan, gerçeğe aykırı hareket eden.
"Siz gerçekten kadınları bırakıp, ille de şehvetle erkeklere mi gideceksiniz? (Nasıl bir sapıklığa kaymışsınız.) Belli ki, siz (yaptığınız haksızlık ve ahlâksızlığın acı akıbetini düşünmeyen ve) cahillik eden bir kavimsiniz."
Kadınları bırakıp da şehvetle erkeklerle mi temas edeceksiniz, hatta siz, bilgisiz bir topluluksunuz.
Gerçekten kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere mi yöneliyorsunuz? Hayır, işin gerçeği siz, ne yaptığını bilmeyen bir toplumsunuz!
“Siz, ille de, helâl yoldan kadınlarla ilişkiyi bırakıp seviyesizlik yaparak şehvetle erkeklere mi yaklaşacaksınız? Doğrusu siz, sapıklığın doğuracağı felâketin, cezasının ne olduğunu bilmeyen, bilgiden muhakemeden uzak, ihtiraslı bir kavimsiniz.”
bk. Kur’ân-ı Kerim,
26:165-166.
Siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Gerçekten siz bilgisiz bir toplumsunuz."
'Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz.'
Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle mutlaka erkeklere mi gideceksiniz? Doğrusu siz, ne yaptığınızı bilmez bir kavimsiniz.
Nasıl, kadınların dışında erkeklere şehvetlenerek yaklaşırsınız? Hayır, siz ancak cahil bir toplumsunuz.” dedi.
Ulusunun cevabı: «Ancak, şehrimizden Lût'un ailesini çıkarın, onlar temizlik taslayan kimselerdir» demek olmuştur
“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz!”
"Kadınları bırakıp, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz; evet, siz cahil bir milletsiniz."
(Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz, beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!
"Kadınları bırakıp erkeklerle mi cinsel ilişki kuruyorsunuz? Siz gerçekten pek cahil bir topluluksunuz."
"Siz ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz!"
Sahih siz kadınları bırakıp şehvet için mutlak erkekleremi gideceksiniz? Doğrusu siz ne yaptığınızı bilmez bir kavmsiniz
«Gerçek, siz kadınları bırakıb da şehvetle mutlakaa erkeklere yanaşacak mısınız? Hayır, siz beyinsizlikde (ahmaklıkda) devam edegelen bir kavmsiniz».
“Gerçekten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır! Siz câhillik eden bir kavimsiniz!”(2)
(2)“Kuvve-i şeheviyenin tefrit (geri) mertebesi humuddur ki; ne helâle ve ne de harâma şehveti, bir iştihâsı yoktur. İfrat (aşırı) mertebesi fücurdur ki; nâmusları ve ırzları pâyimâl etmek iştihâsında olur. Vasat mertebesi (orta yolu) ise iffettir ki; helâline şehveti var, harâma yoktur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 19-20)Ayrıca bakınız; (sahîfe 373, hâşiye 1)
“Kadınlardan başka, şehvetle erkeklere saldırıyorsunuz. Gerçekten siz çok cahil bir topluluksunuz “ dedi.
«— Sizler, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Hayır, siz cahil [⁶] kimselersiniz».
[6] Veya avanak, laubali, sonunu görmez.
“Siz Gerçekten kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz.”
“Demek kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere yöneliyorsunuz, öyle mi?Aman Allah’ım; siz gerçekten de cehâlet içinde yüzen beyinsiz bir toplumsunuz.”
“Siz, Kadınlar’ı bırakıp şehvetle Adamlar’a geliyorsunuz, öyle mi?
Aksine siz câhillik yapan / ne yaptığını bilmeyen bir kavimsiniz”.
(Ve devamla): “Siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere ilişmeye ısrarla devam edecek misiniz? Doğrusu siz beyinsiz bir toplumsunuz!” (dedi.)1
1 Âyetin çok yakın benzeri için Bk.(A’raf: 81)
“Gerçekten, kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere mi yöneliyorsunuz? Hayır, işin gerçeği, siz [hakka karşı körlüğü,] bilinçsizliği seçmiş bir toplumsunuz!”
Ve siz nasıl oluyor da kadınları bırakıp, erkeklerle ilişkiye girebiliyorsunuz? Gerçekten siz cahil, rezil bir topluluksunuz. 26/160...166
Şimdi siz kadınların yanısıra bir de erkeklere şehvetle yöneliyorsunuz, öyle mi? Yoo! Siz aslında (bunun getireceği vahim sonucu) bilmiyorsunuz!”[3333]
[3333] Onlar bu çirkin işi “göz göre göre” yani “bile bile” yapıyorlardı, fakat bu fiilin getireceği dehşet sonucun cahiliydiler (Zemahşerî).
Âyette min dûni’n-nisâ’ (kadınların yanında ikincil olarak) geçtiğine göre, Lut kavmi karşıt cinslerin birlikteliğini (heteroseksüel) önceliyor, kadınları bırakmıyordu. Fakat buna rağmen erkeklere yöneliyorlardı.
«Siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere mi yanaşacaksınız? Doğrusu siz cahilâne hareket eden bir kavimsiniz.»
Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Siz gerçekten ne cahil bir güruhsunuz öyle! ” [26, 165-166]
Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Siz gerçekten cahil bir toplumsunuz.
Siz kadınları bırakıp erkeklere şehvetle yanaşmakta kararlı mısınız? Hayır, siz kendini tutamayan bir halksınız.”
Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Gerçekten siz, cahillik eden bir toplumsunuz.
“Kadınları bırakmış, erkeklere şehvetle yaklaşıyorsunuz. Ne kadar cahil bir kavimsiniz siz!”
"Siz, şehvetinizi tatmin için kadınları bırakıp da erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz cehalete saplanmış bir topluluksunuz."
“iy bayıķ siz gelür misiz erenlere şehvetdin yaña 'avratlardan ayruķ? belki siz ķavmsız bilmezsiz.”
Siz irkeklere varursız şehvet‐içün ‘avratlardan özge. Bel ki siz cāhil ḳavm‐siz, didi.
Siz qadınları qoyub şəhvətlə erkəklərin yanınamı (üstünəmi) gedirsiniz? Həqiqətən, siz cahil bir tayfasınız!”
Must ye needs lust after men instead of women? Nay, but ye are folk who act senselessly.
Would ye really approach men in your lusts rather than women? Nay, ye are a people (grossly) ignorant!(3290)*
3290 The ignorance referred to here is the spiritual ignorance, the ignorance of how grossness and sins that bring shame on their own physical and moral nature are doomed to destroy them: it is their own loss. That they knew the iniquity of their sins has already been stated in the last verse. That knowledge makes their spiritual ignorance all the more culpable, just as a man consciously deceiving people by half-truths is a greater liar than a man who tells lies inadvertently.