Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3396, sondan 2841. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 56. ayetidir. Ankebut Suresi 56. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 40 ve toplam ebced değeri ise 2506 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (1) م (1) bulunuyor.
Bu âyet, Mekke’de dinlerini hayata geçirme imkânından yoksun bırakılan müslümanlar hakkında inmiş ve onların dinlerini hayata geçirebilecekleri yere hicret edebileceklerini vurgulamıştır. Âyette herhangi bir yerde dinlerini güzelce yaşama imkânından yoksun bırakılan müslümanların inançlarının gereğini yerine getirebilecekleri ortamlara intikal edebilecekleri mesajı verilmektedir.
Bu sûrenin 10. âyetinde Mekkeli müslümanların, “Allah’a inanıyoruz” dedikleri için eziyete uğradıklarına işaret edilmiş; sonraki âyetlerde de yeri geldikçe putperestlerin psikolojik baskı ortamı doğuran küstah ve alaycı tutumlarına işaret edilip bunlar eleştirilmişti. Konumuz olan âyette ise Allah Teâlâ, “Ey inanan kullarım!” şeklindeki iltifatkâr ifadeyle hitap ettiği müslümanlara, dünyanın geniş olduğunu hatırlatarak onlardan her türlü uydurma tanrıları bir yana bırakıp yalnız kendisine kul olmaya devam etmelerini, dolayısıyla dinlerinde kararlı olmalarını istemektedir. Bu ifadeler de ilk müslümanların bir baskı ortamı içinde bulunduklarına işaret eder. Âyet müminlere bu şartlar karşısında hicret yolunu göstermektedir. Çünkü –müfessirlerin de ittifakla belirttikleri gibi– “Benim arzım geniştir” ifadesi, “Mekke’de inancınızı açığa vurmanıza imkân vermeyen bir baskı altında bulunuyorsanız dininizi rahatlıkla yaşamanıza elverişli başka bir yere göç edebilirsiniz” anlamına gelir. Nitekim giriş kısmında da kaydedildiği gibi bu sûrenin inmesinden kısa bir süre sonra Medine’ye hicret olayı gerçekleşmiştir.
Âyetin hükmünü sadece Medine’ye hicret olayıyla sınırlı görmek de isabetli olmasa gerektir. Elbette Kur’an-ı Kerîm yeri geldikçe, emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker hakkındaki âyetler başta olmak üzere, doğrudan ve dolaylı ifadelerle müslümanlardan, içinde yaşadıkları topraklarda dinlerini özgürce yaşamalarına imkân verecek şartları oluşturmak için çaba göstermelerini istemektedir. Ancak bu âyete dayanarak bir kimsenin inanç ve düşüncelerini özgürce hayata geçirme imkânının bulunmadığı ve mevcut olumsuzlukları ortadan kaldırma ümidinin tükendiği durumlarda şartların elverişli olduğu başka yerlere göç etmek gerektiği düşünülebilir. Nitekim İbn Atıyye (IV, 324), Zemahşerî (III, 194), Şevkânî (IV, 241) gibi birçok müfessir de böyle bir yoruma yer vermiştir (bu konuda geniş bilgi için bk. en-Nisâ 4:97-100).
Mehmet Okuyan
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim [arz]ım (yerim) geniştir. Yalnızca bana kulluk edin!
Benzer hitaplar için bkz. İbrâhîm 14:31; Zümer 39:10, 53. Bu hitapların kullanılmasındaki amaç, insanların Yüce Allah’ın kulları oldukları gerçeğini değişik bir ifade ile dile getirmektir.
Bayraktar Bayraklı
“Ey iman eden kullarım! Elbette benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde yalnız bana kulluk ediniz!”
1- Eğer, Bana kulluk etmekten engelleniyor, baskı ve zulme dayanamıyorsanız başka yerlere gidin.
Ahmet Akgül
Ey iman eden kullarım, şüphesiz Benim Arz’ım (ihsan ve ikramım) geniştir; artık yalnızca Bana ibadet edin. (Dünyalık kaygılarla kâfir düzenlere ve zalim-hain yöneticilere boyun eğmeyin.)
Ey iman eden kullarım! Benim yarattığım yeryüzü alabildiğine geniştir. Sadece bana kulluk edin, yani bulunduğunuz memlekette, bana kulluk etme imkanınız olmazsa, rahatça kulluk edebileceğiniz bir memlekete göçün gidin ve orada bana kulluğunuzu sürdürerek ömür tüketin.
Ey iman eden, beni ilâh tanıyan, candan müslümanlar olarak benim şeriatıma bağlanan, bana boyun eğen, saygılı kullarım. Şüphesiz benim arzım, benim ülkem, bana ait olan yeryüzü geniştir. Hicret ederek güç ve gönül birliği yapıp, hürriyetlerinize ve devletinize sahip çıkın. Baskılara boyun eğmeyin, yalnız bana kulluk ve ibadet edin, yalnızca benim şeriatına bağlanın, bana boyun eğin.
Ey iman eden kullarım! (Eğer bir memlekette dininizi açığa vurup gereği üzere yürüyemiyor, ibadet edemiyorsanız, dininizin ahkâmını tatbik edebileceğiniz daha uygun bir memlekete hicret edin). Muhakkak ki benim arzım geniştir. O halde yalnız ve ancak bana ibadet edin.
Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah'ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.
Cemal Külünkoğlu Ankebut Suresi 56. Ayet Açıklaması
Bkz. 39:10Bu ayet, hicreti önermektedir. İnsan Allah’a kulluk etmek ve faydalı eylemler üretmek için yaratılmıştır. Eğer bulunduğu yerde ya da yaşadığı ortamda bunları icra edemiyorsa, icra edeceği bir yer bulmalı ve oraya göçerek yaratılış gayesine matuf çalışmalar ortaya koymalıdır. Bir sonraki ayette, “her canlının ölümlü bir varlık olduğu ve öldükten sonra Allah’a döndürüleceği” anlatılarak, insanın yaşadıklarını gözden geçirmesi ve hayatına çeki düzen vermesi istenmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde güven içinde olacağınız yere gidip yalnız Bana kulluk ediniz.
Ey iman eden kullarım! Eğer içinde bulunduğunuz ortam ve şartlar, sizi Müslümanca yaşamaktan alıkoyup kötülüklere, günahlara sürüklüyorsa; gerektiğinde, içinde yaşadığınız toplumu, ülkeyi, arkadaş grubunu, aileyi, çevreyi, alışkanlıklarınızı, hayat tarzınızı vs. terk ederek, İslâm’ı yaşayabileceğiniz yepyeni bir hayata geçiş yapmalı, yani Allah yolunda hicret etmelisiniz. Unutmayın ki, işte yeryüzü, Benim arzım, hepinize yetecek kadar geniştir. Yani, günahlardan uzaklaşarak Allah’a sığınma imkânı her zaman, her yerde vardır. Öyleyse, emirlerime tam bir teslimiyetle boyun eğerek,yalnızca Bana kulluk edin!
1 “Ey benim inanan kullarım!” ifâdesi, bir şeref hitabıdır ve bu hitaba Allah’ın kâfir kulları dâhil değildir. Allah’ın bu kullarını, şeytanın bile azdıramayacağını bilerek; “Senin şerefine yemin ederim ki ben, onların tümünü kesinlikle azdıracağım. Ancak onlardan has kulların bunun dışındadır.” (Sa’d: 82-83) dediği halis kullarıdır. Yani bu hitap, “ey benim îman şerefiyle şereflenen kullarım!” demektir.2 Haberiniz olsun Benim arzım çok geniştir. Sadece sizin bulunduğunuz yerden ibaret değildir. O halde sadece Bana kulluk edin. Yani bulunduğunuz memlekette sadece Bana kulluk etmek mümkün olmazsa orada çakılıp kalmayın. Onu serbest yapabileceğiniz bir yere gidin, hicret edin veya o baskılardan kurtulmak için ne icap ediyorsa onu yapın. Benim huzuruma sudan sebepleri mazeret olarak getirmeyin.
Muhammed Esed
EY İMANA ermiş olan kullarım! Benim arzım alabildiğine geniştir: o halde Bana, yalnız Bana kulluk edin! 53
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 56. Ayet Açıklaması
[3542] Bu ifade ilk mü’minleri hicrete teşviktir. Bunun için de Akabe biatleri yapılmış ve Medine hicret yurdu olarak belirlenmiş olmalıdır. Zımnen: İmanınızla vatanınız arasında tercihe zorlanırsanız, kesinlikle imanınızı tercih ediniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân eden kullarım! Şüphe yok ki, Benim arzım geniştir. Binaenaleyh Bana ibadet ediniz.
Ey iman eden kullarım! Benim sizi yerleştirdiğim dünyam geniştir. (Bir yerde dininizi uygulayamazsanız başka yere hicret edebilirsiniz. )Onun için yalnız Bana ibadet ediniz.