Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3431, sondan 2806. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 22. ayetidir. Rum Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 6286 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (11) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن اياته خلق السموات والارض واختلاف السنتكم والوانكم ان في ذلك لايات للعالمين
Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.
Yüce Allah’ın kudretinin kanıtlarına değinilirken göklerin ve yerin yaratılmasının insanların özellikleriyle birlikte zikredilmesi ve ardından da bunda bilenler için ibretler bulunduğunun belirtilmesi, evrenin yaratılmasının insanla anlam kazandığını, insanın da bunları bilmesiyle değerli olduğunu göstermektedir (göklerin ve yerin yaratılması hakkında bk. Bakara 2:29).
İnsanların dillerinin ve renklerinin farklılığı objektif olarak gözlemlenebilen bir olgudur. Bundan ibret alınması ise bilme şartına bağlanmıştır. “Bilenler” şeklinde çevirdiğimiz âlimîn kelimesi dar anlamıyla alınırsa bunu “âlimler, ilim sahipleri” şeklinde tercüme etmek mümkündür; fakat burada her insanın fıtrî özellikleriyle bilebileceği bir durumdan söz edildiği için kelimenin geniş anlamı esas alınmıştır. Konu üzerinde özel araştırmalar yapan uzmanların bu kapsamda sayılması ise zaten evleviyet gereğidir. Fakat “bilme”nin başkaları tarafından telkin edilen veya öğretilen bilgileri alıp bellekte koruma anlamında olmadığına dikkat edilmelidir. Zira âyette geçen kelimenin kökünde “varlık ve olayların hakikatini anlamak, temyiz etmek yani farklı şeyleri birbirinden ayrıştırmak, bir şeyin mahiyetini iyice kavramak, bir işi sağlam ve düzgün yapmak” gibi anlamlar bulunmaktadır. Şu halde âyette muhataplardan istenen, bir kökten geldikleri halde insanların biyolojik ve kültürel farklılıklara sahip olmaları üzerinde dikkatle düşünüp bundan sonuçlar çıkarmaktır.
Farklı dillere sahip olma, değişik etnik gruplara mensup toplulukların farklı dilleri konuşması, aynı dili konuşanlar arasında lehçe, şive ve ağız farklılıklarının bulunması şeklinde açıklanabileceği gibi, her bir ferdin ses, konuşma ve ifade özelliklerindeki farklılıklar biçiminde de anlaşılabilir. Çevremize baktığımızda sesinin gürlüğü-zayıflığı, inceliği-kalınlığı, konuşmasının düzgünlüğü-bozukluğu, üslûbu vb. bütün hususlarda birbirinin aynı iki kişiye rastlamanın hemen hiç mümkün olmadığını görürüz. Aynı şekilde, her bir ferdin deri rengi, yüz hatları ve vücut biçimindeki farklılıklar bir taraftan insanın kendine özgü hususiyetleriyle “kendisi” olmasını sağlarken diğer taraftan da insanların birbirleriyle ayrı kişiler olarak ilişki kurmalarını mümkün kılar. Nitekim Hucurât sûresinin 13. âyetinde insanlığın değişik halklara ve oymaklara ayrılmasının amacı, onların tanışmasının sağlanması şeklinde açıklanmıştır ki bunun tabii sonucu karşılıklı beşerî ilişkilerin kurulmasıdır. Şayet bu farklılıklar bulunmasa ve insanlar tek tip olarak yaratılmış olsaydı dünyanın böyle beşerî ilişkilere sahne olması mümkün olmaz, düzenin yerini kaos alırdı. Bunu daha iyi tasavvur edebilmek için, meselâ, aynı kıyafeti giymiş ikiz kardeşleri ayırt etmenin zorlukları ve böyle bir durumda üzerlerinde farklı kıyafet bulunmasının sağladığı kolaylık göz önüne getirilebilir (Zemahşerî, III, 201). Yine, âyette değinilen bu olgu üzerinde düşünürken, üslûp ve ifade farklılıklarının insana verilen düşünme ve muhâkeme yeteneğinin verimliliğini sağlamadaki, ilim, fikir ve sanat hayatının geliştirilmesindeki etkileri hatta medeniyetlerin temelinde bu farklılıkların yattığı dikkatlerden uzak tutulmamalıdır. İnsanların dil ve renk hususiyetleri temeline dayalı bilim dallarının alt disiplinlere ayrılması bu âyette dikkat çekilen olgu üzerinde düşünmenin önemini teyit ettiği gibi, bu alanlarda yapılacak yeni araştırmaların, konunun inceliklerine daha çok ışık tutan verilerin tesbitine imkân sağlayacağı muhakkaktır.
Mehmet Okuyan
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması O’nun delillerindendir. Şüphesiz ki bunda (gerçeği) bilenler için dersler vardır.
Gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olması yine O'nun varlığının delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için dersler vardır.
1- Yasalarındandır. 2- Gerçeği idrak etmiş olanlar. Vahyin bildirdiği bilgilerin gerçek olduğuna inananlar. 3- Kanıt, gösterge, belge.
Ahmet Akgül
O’nun (Allah’ın) delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın (dillerinizin) ve renklerinizin değişik olmasıdır. (Farklı kavim ve kabileler olarak, birbirlerinizle kolay tanışmanız, dayanışmanız, değişik yetenek ve üretimlerinizden yararlanmanız için böyle yapılmıştır.) Şüphesiz bunda, (dikkatle düşünüp) bilenleriniz için alınacak dersler vardır.
O'nun alametlerinden biri de, göklerin ve yerin yaratılması, renklerinizin ve dillerinizin ayrı ayrı olmasıdır. Şüphesiz bunlarda gerçekten bilenler için, alınacak dersler vardır.
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun varlığının, kudretinin delillerindendir. Bilenler, âlimler için bunda Allah'ın kudretini gösteren deliller vardır.
Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin ayrı olması, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, bilenler için gerçekten ayetler vardır.
Gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin birbirinden ayrı olması da O'nun (azamet ve kudretine delâlet eden) alâmetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda, bilenler için ibretler var...
O’nun ayet ve belgelerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması ile dillerinizin ve renklerinizin değişikliğidir.() Şüphesiz ilim adamları için bunda, önemli delil ve belgeler vardır.
(*) Yani; göklerin ve yerin yaratılmasından tutun da insanların ses ve renk farklılıklarına kadar her şey, Allah’ın kontrolü ve yaratmasıyladır. Nitekim hiçbir insanın yüzü, öbür insana tam benzemediği gibi, hiçbir insanın sesi de bir başka insanın sesinin aynısı değildir. Onun için, bütün insanları yaratamayan, hiçbir insanı yaratamaz.
Besim Atalay
O'nun belgelerinden birisi dahi, göklerle yerin yaratılışı, sizin dillerinizle, renklerinizin ayrı ayrı olması; bunda âlemlere ibretler vardır
Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır.
Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O'nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.
O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.
İnsanların bir erkek ve bir kadından yaratılmakla beraber farklı özelliklere sahip topluluklara ayrılmış olmaları konusunda Hucurât Sûresi 13. âyetin açıklamasına bakınız.
Edip Yüksel
Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun ayetlerindendir. Bilenler için bunda işaretler vardır.
Dünyanın bazı ülkelerinde dilleri ve/veya renkleri farklı olduğu için çoğunluk tarafından ezilen ve hor görülen azınlıklar mevcuttur. Azınlığın dilini yasaklayan, onların kimliğini ve kültürünü yok edip asimile etmeye çalışan totaliter yönetimler Tanrı'nın doğadaki ayetlerine savaş açtıkları için halkları büyük felaketlere sürüklerler. Müslümanlığı seçenlerin isimlerini Arapça isimlerle değiştirmelerini özendiren gelenek de asılsız olup Emeviler dönemiyle başlayan Arap kültür emperyalizminin bir ürünüdür. Bak 33:5.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır.
O gökleri, o yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin birbirine uymaması da Onun âyetlerindendir. Hakıykat, bunlarda aalimler için elbette ibretler vardır.
O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması ve lisanlarınızın ve renklerinizin muhtelif olmasıdır. Muhakkak ki bunda, âlimler için kat'î deliller vardır.(3)
(3)“Âlemin mecmûuna (tamâmına) bakıyoruz; muntazam bir memleket, bir şehir, bir saray hükmünde âlî(yüksek) hikmetler, gālî (kıymetli) gāyeler için mükemmel bir tanzîmât görüyoruz. (...) Bir zerreden tut, tâ yıldızlara kadar zerre mikdar şirke (Allah’a ortak koşmaya) yer bırakmıyor. Öyle birbirlerine ma‘nen münâsebetdardırlar (alakadardırlar) ki, bütün yıldızları müsahhar etmeyen (itâat ettirmeyen) ve elinde tutmayan, bir zerreye rubûbiyetini (hâkimiyetini) dinlettiremez. Bir zerreye hakīkī Rab olmak için, bütün yıldızlara sâhib olmak lâzım gelir. Hem (...) semâvâtın halk ve tesviyesine (yaratma ve düzenlenmesine) muktedir olmayan, beşerin (insanın)sîmâsındaki teşahhusu (ona âid husûsî şekli) yapamaz. Demek bütün semâvâtın Rabbi olmayan, bir tek insanın sîmâsındaki alâmet-i fârika (onu diğerlerinden ayıran alâmet) olan nakş-ı sîmâvîyi (sîmâsındaki nakışları) yapamaz.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 337)
İlyas Yorulmaz
Göklerin ve yerin yaratılışında, dillerinizin ve renklerinizin farklı farklı olmasında, yeryüzünde her zaman diliminde yaşayanlar için işaretler var.
Yeri, gökleri yaratması, dillerinizle renklerinizin çeşit çeşit olması da O/nun kudret-i nişanlarındandır. İşte bunda âlim olanlar için elbette ibretler vardır.
Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin ayrı (farklı ve değişik) olması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, bilenler için gerçekten ayetler vardır.
Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve şivelerinizin ayrı ayrı olması ve kiminiz beyaz, kiminiz siyah, kiminiz sarı ırktan olarak renklerinizin farklı farklı olması da O’nun sonsuz lütuf ve rahmetinin delillerindendir. Elbette bunda, evreni ve insanı dikkatli bir gözle inceleyen bilgili insanlar için nice ibretler vardır.
Yer’i ve Gökler’i yaratması da, dillerinizi ve renklerinizi çeşitli yapması da O’nun âyetlerindendir.
Bilginler / Bilenler için bunda elbette âyetler vardır.
Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin1 farklı olması da Onun âyetlerindendir. Şüphesiz bunda, bilenler için gerçekten âyetler vardır.
1 Bu âyetten; dillerin ve renklerin de Allah tarafından yaratıldığı anlaşılmaktadır. Zira insanlığın bilinen tarihinden günümüze kadar yeni bir dil de yeni bir ırk da ortaya çıkmamıştır. Buna göre insanların dilleri, garip seslerden gelişerek renkleri de bulundukları bölgelere göre evrimleşerek meydana gelmemiştir. Bk. (Bakara: 31, Hucurat: 13)
Muhammed Esed
Göklerin ve yerin yaratılması, renklerinizin ve dillerinizin farklılaştırılması (da) O'nun alametlerindendir: bunda, kuşkusuz, [fıtrî] bilgiye (anlama ve kavrama yeteneğine) sahip insanlar için dersler vardır!
Yine göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun ayetlerinden/ delillerinden biridir. İşte bunda hak ve hakikati idrak edenler için nice ayetler/ibretler vardır. 11/7, 45/22, 49/13
Yine gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun kudret delillerinden biridir: Şüphesiz bunda (farklılığın değerini) bilenler için[3580] mutlaka alınacak dersler vardır.[3581]
[3580] Lafzen “âlimler için”. Zımnen: Yaratılıştaki farklılığın hikmetini fehmedenler âlim olabilirler. Yaratılıştaki farklılıklar, ilâhî esmanın mahlûkat üzerindeki tecellileridir. Bu farklılıkları/ihtilafları, cahiller tefrikaya âlimler vahdete dönüştürürler. Bu farklılıkların zenginlik olduğunu fark edemeyenler, ihtilaflar üzerinden verilen âyet ve işaretleri okuyamamışlar demektir.
[3581] Bu âyet açıkça şunu söyler: Dillerin ve renklerin farklılığı Allah’ın birer âyetidir. Dolayısıyla herhangi bir renge ve dile karşı kökten bir saldırı, Allah’ın bir âyetine saldırıyla eş anlamlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'nun âyetlerindendir semâların ve yerin yaradılışı ve dillerinizin ve renklerinizin ihtilâfı. Muhakkak ki, bunda bilginler için elbette âyetler vardır.
O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de: Gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin farklı olmasıdır. Elbette bunda bilen ve anlayan kimseler için ibretler vardır. [4, 1; 29, 43; 49, 13; 78, 8]
O'nun ayetlerinden biri de göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda, bilenler için ibretler vardır.
(6) İnsanın yaratılışına dikkat çekildikten sonra, insanlar arasındaki farklılıklar bir tevhid delili olarak sunulmaktadır ki, gerçekten de, insanın insan olarak var olabilmesi, vazgeçilmez bir şart olarak, bu farklılıkları gerektirmektedir. Bunlardan ikisi, belki de en önemlisi, bu âyette işaret edilen ses ve sima farklılıklarıdır ki, en geniş ölçekte lisan ve renk şeklinde ortaya çıkan bu farklılıklar, bireylere indikçe daha derinleşmekte ve özelleşmektedir. Her insan bireyinin sesi birbirinden kesin şekilde farklı olduğu gibi, sesleri algılayış biçimi de farklıdır; çünkü sesleri toplayan kulak kıvrımları, herkes için ayrı bir ses stüdyosu olarak düzenlenmiş ve bir insanın kulağı diğerinde tekrarlanmamıştır. Konuşma ise, bilimi bütünüyle âciz bırakan bir mucize olarak belirmektedir ki, bu mucizenin bir tarafında insanın meramını sözle anlatabilmesi, diğer tarafında da anlatılan sözü dinleyip anlayabilmesi vardır. Farklı sesler, farklı lisanlar, farklı sözlerle bu mucizenin göz kamaştırıcılığı daha da artmaktadır. Simalardaki farklılığa gelince, bu, çok ince rötuşlardan ibaret, son derece duyarlı ve inceden inceye işlenmiş bir farklılıktır ki, bu farklılığı ayırt etmek için, her insanın beyninde özel bir bölge görevlendirilmiştir. Bu bölge sayesinde insanlar birbirlerinin yüzüne baktıklarında onu diğer insanlardan ayırabilirler. Bu bölgenin hasara uğraması halinde ise “yüz körlüğü” denen hadise ortaya çıkmaktadır ki, bunun keşfi yirminci yüzyıla rastlar. Kısacası, bir tarafta gökleri ve yeri yaratan İlâhî kudret ve irade, diğer tarafta insan bireylerinin birbirine benzeyen ve benzemeyen yönlerinden herbiriyle ayrı bir eserini gözlerimizin önüne sermekte, böylece, herbir insan bireyinin varlığındaki en gizli köşelerden göklerin en ücra tabakalarına kadar uzanan tevhid delilleri, kâinatı üst üste sarıp sarmalamaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır.