Âl-i İmran Suresi 122. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 415, sondan 5822. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 122. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 122. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3854 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (10) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
اذ همت طائفتان منكم ان تفشلا والله وليهما وعلى الله فليتوكل المؤمنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
اذهمتطائفتانمنكمانتفشلاواللهوليهماوعلىاللهفليتوكلالمؤمنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
İż hemmet tâ-ifetâni minkum en tefşelâ va(A)llâhu veliyyuhumâ(k) ve’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.[99]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Hani Allah onların yardımcısıyken içinizden iki grup bozulmaya yüz tutmuştu.Müminler, yalnızca Allah’a güvensinler!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını da hatırla. Halbuki Allah onlara yakındı. Müminler yalnız Allah'a güven duymalıdır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Hâlbuki Allah, onların velisiydi
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Uhud gününde) O zaman sizden (mü’minlerden) iki grup, (düşmanın çok üstün gücünden ürkerek) neredeyse 'çözülüp geri çekilmeye' yönelmişti. Oysa Allah onların (velisi) destekçisiydi. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani içinizden iki bölük, korkup geri dönmek üzereydi, halbuki Allah, onların yardımcısıydı ve ancak Allah'a dayanmalı inananlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
İçinizden iki gurubun paniğe kapıldığını da Allah bilmekteydi. Halbuki Allah onlara yakındı. Mü'minler sadece Allah'a güvensinler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
O zaman, Uhud'da içinizden iki grup (Hazrec'den Selemeoğulları'yla Evs'ten Hâriseoğulları) da, bozguna uğramak üzere idi. Halbuki velileri, koruyucuları, emrinde oldukları otorite Allah'tı. Mü'minler sadece ve sadece Allah'a dayanıp güvensinler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hani, Allah kendilerinin dostu olduğu halde sizden iki grup geri çekilmeyi düşünmüştü. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O zaman (Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Seleme Oğulları ile Harise Oğullarından ibaret) içinizden iki birlik savaş korkusundan (münafık Ubeyy'in kaçışına bakarak) geri dönmeğe niyyetlenmişti. Halbuki onların yardımcısı Allah idi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayanmalıdır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
O zaman sizden iki zümre dağılmak istediler. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah’a tevekkül etmelidirler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Hani, sizden iki bölük korkarak çekilmek istemişti, Allahsa onların yardımcısıydı, Allaha dayanın inanı bulunanlar
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık, mü'minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah'a dayanıp güvensinler (Çünkü O, kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. İnananlar ALLAH'a güvensin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
o dem ki içinizde iki taife yılmak istemişlerdi Allah zahîrleri iken, ve ancak Allaha demek dayanmalı mü'minler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O zaman içinizden iki zümre za'f göster (mek iste) mişdi. Halbuki onların yardımcısı Allahdı. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
O vakit içinizden iki tâife bozulmaya yüz tutmuştu; hâlbuki onların yardımcısı Allah'dır! O hâlde mü'minler artık, ancak Allah'a tevekkül etsinler!(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
İçinizden iki grup (Uhud savaşın da) bozulmuş ve savaşmayı bırakmışlardı. Hâlbuki Allah o iki gurubun da yardımcısı (velisi) idi. İnananlar Allah’a güvenip dayansınlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hani sizlerden iki fırka korkup kaçmak istedilerdi. Allah onların yârlarıdır, neye kaçsınlar. Mü/minler Allah/a mütevekkil olsunlar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hani sizden iki takım çözülüp dağılmaya yüz tutmuş idi; oysa Allah onların velisi idi. İman edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hani sizden iki grup, yani Seleme oğulları ile Harise oğulları, münâfık Abdullah bin Übeyy’in propagandasına aldanarak az kalsın paniğe kapılıp geri döneceklerdi. Hâlbuki onların velisi, yardımcısı, dostu ve koruyucusu yalnızca Allah idi. Öyleyse, inananlar Allah’a dayansınlar ve ancak O’na güvensinler.Çünkü O, kendi uğrunda mücâdele edenleri kesinlikle yardımsız bırakmayacaktır. Nitekim:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Sizden iki grup az kalsın bozulmaya yüz tuttu. Hâlbuki onların veliyysi Allah’tır. Müminler artık Allah’a dayansın!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
İşte o zaman sizden iki topluluk,1 kendilerinin yardımcıları Allah olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Öyleyse îman edenler sadece Allah’a tevekkül2 etsinler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
içinizden iki grubun 91 paniğe kapıldığını [da]; halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah'a güven duymalıydılar:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İçinizden iki grup, paniğe kapılmış ve dağılmanın eşiğine gelmişti. Oysa onların yar ve yardımcısı Allah idi, müminler sadece Allah’a güvenmeliydiler. 3/159-160, 5/11
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
içinizdeki iki grubun -Allah onların velisi olduğu hâlde- paniğe kapıldığını da (biliyordu).[653] Oysa mü’minler yalnız Allah’a güvenmeliydi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit ki, sizden iki zümre dağılmaya kastetmişti. Halbuki onların muhafızı Cenâb-ı Allah'tır. Ve mü'minler ancak Allah Teâlâ'ya tevekkül etmelidirler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Ve hani sizden iki bölük, Allah da kendilerinin yardımcıları olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Halbuki müminlere düşen, yalnız Allah'a dayanıp güvenmeleridir.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Allah müminlerin en yakını olduğu halde içinizden iki bölük korkudan dağılmaya yüz tutmuştu. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösteriyorlardı. Müminler, Allah'a bağlansınlar!
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O vakit içinizden iki birlik yılmış, geri çekilmeye niyetlenmişti. Oysa Allah onların dostu ve yardımcısıydı. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etmeliydiler.(23)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Velî'siydi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ol vaķt kim ķaśd eyledi iki bölük sizden kim yüreksüz olalar; daħı Tañrı arķa viricisidür ol ikinüñ. daħı Tañrı’ya tevekkül eylesün mü’minler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol vaḳtda ḳaṣd eyledi iki ṭā’ife sizden ḳaçmaġa ḳorḳu‐y‐ıla, daḫı TañrıTa‘ālā anlaruñ nāṣırı, daḫı Tañrı Ta‘ālā üstine tevekkül eylesün mü’minler.