Kamer Suresi 12. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4858, sondan 1379. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 12. ayetidir. Kamer Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 2962 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وفجرنا الارض عيونا فالتقى الماء على امر قد قدر
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وفجرناالارضعيونافالتقىالماءعلىامرقدقدر
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Ve feccernâ-l-arda ‘uyûnen feltekâ-lmâu ‘alâ emrin kad kudir(a)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yerden de (su) kaynakları fışkırtmıştık. Böylece (bu iki) su, belirlenmiş bir iş (tufan) için birleşmişti.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Yerden kaynaklar fışkırttık. Her iki su, karar verilmiş bir işin gerçekleşmesi için birleşmişti.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Yeryüzünde de kaynakları fışkırttık. Böylece sular kararlaştırılan amaç için birleşti.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Yerdeki (suları) da coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Böylece sular, takdir edilmiş bir işe (Nuh kavminin helakine) karşı birleşip (her tarafı kaplamıştı).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve yerden de sular fışkırttık, derken sular, mukadder bir emre göre birleşti.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
ve yeryüzünün pınarlar halinde fışkırmasını sağladık, göğün ve yerin suları takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. Her iki su, takdir edilmiş bir planın icrası için birleşmişti.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık. Böylece su(lar) takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Böylece arzı da kaynaklar halinde coşturduk. Nihayet iki su (yerin ve göğün suları, Nûh kavmini helâk edecek) muayyen bir ölçü üzerinde birleşiverdi. (Böylece mukadder olan helâk husule geldi.)
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Yerden de (suyu) kaynaklar halinde fışkırttık. Takdir edilmiş bir miktar üzere su birleşti.
Besim Atalay
Besim Atalay
Yeryüzünde çok pınarlar akıttık, ölçümlenen bir iş için hemen sular kavuştu
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Ve toprağı göz göz yarıp, suları fışkırttık. Nihayet, (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek), takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Yerden de pınarlar fışkırttık. Nihayet sular, daha önce belirlenmiş seviyeye ulaştılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Yeri de fışkırtık kaynaklar halinde, derken su birleşti bir emr üzerine ki olmuştu öyle mukadder
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Yeri de kaynaklar haalinde (tamamen) fışkırtdık da (Her iki) su (ezelde) takdîr edilmiş bir emr üzerinde birleşiverdi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Yeri de kaynaklar hâlinde fışkırttık; derken o su(lar), takdîr edilmiş bir iş (olan tûfan âfeti) için birleşiverdi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Ayrıca yerin su kaynaklarını fışkırtarak, Rabbinin emri gereği planlandığı şekilde su her tarafı kaplamıştı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Yeri yarıp pınarlar fışkırttık, artık takdir olunan bir iş için sular birbirine kavuştu [⁵].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Yeri de coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir iş üzere (hükmümüzü gerçekleştirmek amacıyla) birleşti.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ve yeraltındaki göllerin, ırmakların, derelerin sel gibi coşkun pınarlar hâlinde fışkırmasını sağladık. Böylece yerdeki ve gökteki su kütleleri, daha önce takdir edilmiş belirlenmiş bir işi gerçekleştirmek üzere toplandı.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Yer’den pınarlar fışkırttık. Sular bir emr / iş üzere birleşti. Olanlar oldu.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Yeryüzünü de kaynaklar halinde fışkırttık. Derken (her iki) su, önceden belirlenmiş bir iş için1 birleşti.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ve toprağın pınarlar halinde fışkırmasını sağladık ki sular önceden belirlenmiş bir amaca hizmet etsin:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Yerden de sular fışkırttık. Nihayet sular takdir olunan işi gerçekleştirmek üzere birleşip tufana dönüştü. 7/59...64
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
ve toprağı fışkıran pınarlara çevirdik; ve kararlaştırılmış bir görevi gerçekleştirmek üzere su(lar) birleşti.[4813]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yeri de pınarlar halinde fışkırttık. Artık su, takdir edilmiş bir emre binaen birbirine kavuşuverdi.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Yeri pınar pınar fışkırttık. Öyle ki her iki su kütlesi, takdir edilen o işin olması için birleşti.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Yerden de pınarlar fışkırttık, kararlaştırılan işin olması için sular birbiriyle buluştu.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Yerden de pınarlar fışkırttık. Böylece sular takdir edilen bir iş için birleşti.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Yerden de pınarlar açtık. Her ikisi, belirlenen iş için buluştu.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yardık/fışkırttık yeryüzünü pınar pınar. Sonunda kesin ölçülere bağlanmış bir oluş üzere birleşti sular.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķılduķ yiri çeşmeler pes irişdi śu ya'nį gök śuyı yır śuyına bir ḥal üzere kim bayıķ endāze olındı.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı çıḳarduḳ yir yüziniñ bıñarlarını külliyen açup semādan inen ṣular ile birleşdir‐dik ki ezelī taḳdīr olundıġı gibi onları [...] helāk itdik, taḳdīr olunmış işüzere.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Yeri yarıb (oradan) bulaqlar qaynatdıq. Nəhayət, (göydən axan və yerdən qaynayan) sular (lövhi-məhfuzda) əzəldən müəyyən edilmiş bir iş üçün (tufan məqsədilə) bir-birinə qovuşdu.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And caused the earth to gush forth springs, so that the waters met for a predestined purpose.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
And We caused the earth to gush forth with springs, so the waters met (and rose)(5137) to the extent decreed.*