Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
6144, sondan
93. ayet;
99. sure ve
Zilzâl Suresinin
6. ayetidir.
Zilzâl Suresi 6. ayetinin kelime sayisi
6, harf sayısı
32 ve toplam ebced değeri ise
2749 olarak hesaplanmıştır.
Zilzâl Suresinin toplam ebced değeri
16609 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
يومئذ يصدر الناس اشتاتا ليروا اعمالهم
يومئذيصدرالناساشتاتاليروااعمالهم
Yevme-iżin yasduru-nnâsu eştâten liyurav a’mâlehum
O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.
Âyetin “farklı gruplar halinde” diye çevirdiğimiz kısmına, a) Herkesin kabirlerinden çıkıp mahşer yerine doğru ilerlerken dünyadaki amellerine göre iyi veya kötü şartlar altında, güzel veya çirkin bir görünüşte olması; b) Yeryüzünün farklı bölgelerinden çıkıp bölük bölük mahşer yerine doğru ilerlemeleri gibi değişik anlamlar verilmiştir (Râzî, XXXII, 60; Elmalılı, IX, 6012). Âyetin, bu anlamların hepsini içerdiğini düşünmek de mümkündür. Burada asıl anlatılmak istenen, daha kabirlerinden çıktıkları andan itibaren her bir insanın âhiretteki durumunu, âkıbetini, iyiler arasında mı yoksa kötüler arasında mı olacağını belirleyen şeyin, bizzat kendisinin bu dünyadaki tercihi, inancı ve yaşayışı olduğudur. Şu halde bu tasvir, her insanın devredilemez bireysel sorumluluğunun varlığını da göstermektedir. Bu âyetin “yaptıkları kendilerine gösterilsin diye” şeklinde çevrilen kısmı ise tefsirlerde, insanların, a) Amel defterlerindeki kayıtları görmeleri, b) Yaptıklarının ödül veya ceza olarak karşılığını görmeleri şeklinde açıklanır.
O gün, (yaptığı) işleri kendilerine gösterilsin diye insanlar grup grup çıkarlar.
O gün insanlar gruplar halinde çıkarlar ki yaptıkları işler kendilerine gösterilsin.
İzin Günü, insanlar amelleri kendilerine gösterilsin diye grup grup ortaya çıkacaklar.
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin (ve hak ettiği karşılığı verilsin) diye, (kabirlerinden) bölük bölük fırlayıp-çıkacaklardır.
O gün insanlar, gittikleri yerden gelirler, yaptıklarını görmek için.
O gün bütün insanlar geçmişteki yaptıkları tüm işleri kendilerine gösterilmesi için ayrı ayrı guruplar halinde Rablerinin huzuruna gelecekler.
O gün, insanlar, amelleri kendilerine gösterilmek üzere, bölük bölük, birbirlerinden ayrı olarak kabirlerinden fırlayıp mahşere gidecekler.
O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için çeşitli gruplar halinde çıkarlar.
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.
O gün (kıyamette) insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek için (rütbelerinin icabı) fırka fırka (kabirlerinden) çıkacaktır.
O gün, insanlar bölük bölük olarak ortaya çıkarlar ki yaptıkları işler kendilerine gösterilsin.
İşte o gün, inananlar nettiklerin görmekçin, bölük bölük olurlar
İşte o dehşet günü bütün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın bir halde ortaya çıkacaktır.
O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler.
O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.
O gün, insanlar yapmış oldukları kendilerine gösterilsin diye bölükler halinde çıkagelirler.
O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.
O gün nâs, müteferrık surette fırlıyacaklardır, amelleri kendilerine gösterilmek için
O gün insanlar, amelleri (nin karşılığı) kendilerine gösterilmek için, dağınık dönecek (ler) dir!
O gün insanlar, amelleri(nin karşılığı) kendilerine gösterilmek için (mahşer yerinden)bölük bölük (Cennet ve Cehennemdeki yerlerine) döner(ler).
O gün insan, yaptıklarının karşılığını görmesi için, yaptığı her türlü şeyi kendisi ortaya döker.
O gün nâs amellerinin cezasını görmek üzere tek [³] olarak hesap yerinden geri dönecekler,
[3] Kimi sevinerek, kimisi yerinerek, kimi utanarak.
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, (kabirlerinden) dağınık bir halde çıkarlar.
O Gün bütün insanlar, yaptıkları iyilik ve kötülükleri kendilerine gösterilmek üzere, gruplar hâlinde Rablerinin huzuruna çıkacaklar.
O gün bölükler halinde İnsanlar fırlayıp gelir ki amellerini görsünler!
O gün insanlar, (dünyada) yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere, (mahşere) gruplar halinde götürülecekler.
O Gün bütün insanlar, [geçmiş] fiillerini görmek üzere biri öbüründen ayrılmış olarak 3 ortaya çıkacaklar.
O gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere bölükler halinde toplanacak. 16/39, 83/29…36
İşte o dehşet günü bütün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın ve derbeder bir halde ortaya çıkacaklar.[5854]
[5854] Nebe’ sûresi 18. âyet ışığında: Hesap Günü’nün dehşetiyle duygu ve düşünceleri derbeder, iç ve dış bütünlükleri darmadağın. Bu âyet, kayırıcıları nefyeden En’âm 94 ve Meryem 80 ile çelişmez.
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilmek için perakende bir halde dönerler.
İşte o gün bölükler halinde insanlar, kabirlerinden çıkıp yüce divana dururlar, ta ki yaptıklarının karşılığını görüp alırlar.
O gün insanlar, ayrı ayrı gruplar halinde (Yüce Divana) çıkarlar ki, yaptıkları işler kendilerine gösterilsin.
O gün insanlar bölük bölük öne çıkar ki, yaptıkları kendilerine gösterilsin.
O gün insanlar yaptıklarını görmeleri için bölük bölük gelirler.
O gün insanlar, yaptıkları işler kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük Allah'ın huzuruna çıkarlar.
O gün insanlar, yapıp ettikleri kendilerine gösterilsin diye kümeler halinde ortaya fırlayacaklardır.
ol gün döneler ādemįler bölük bölük tā göster dineler 'amellerini.
Ol günde ḫalḳ türbelerden çıḳup maḥşer yirine gelürler bölük bölük, gör‐meg‐içün ‘amelleri cezāsını.
O gün insanlar əməllərinin özlərinə göstərilməsi üçün (qəbirlərindən məhşərə) dəstə-dəstə çıxacaqlar! (Cənnətliklər sağ tərəfə, cəhənnəmliklər isə sol tərəfdə olacaqlar).
That day mankind will issue forth in scattered groups to be shown their deeds.
On that Day will men proceed in companies sorted out,(6239) to be shown the deeds that they (had done).*
6239 In this world good and evil are mixed together. But then they will be sorted out, and each grade of good and evil will be sorted out. So they will proceed in companies to receive judgement. And they will be shown the exact import of everything that they had thought, said, or done, in this life of probation, however they may have concealed or misinterpreted it in this life. Everything will be considered in taking the account, and the account will convince the persons concerned themselves.