Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 908, sondan 5329. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 119. ayetidir. En'am Suresi 119. ayetinin kelime sayisi 30, harf sayısı 116 ve toplam ebced değeri ise 8706 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما لكم الا تأكلوا مما ذكر اسم الله عليه وقد فصل لكم ما حرم عليكم الا ما اضطررتم اليه وان كثيرا ليضلون باهوائهم بغير علم ان ربك هو اعلم بالمعتدين
Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir.[191] Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
Hafâcî’nin kaydettiği bir rivayete göre ilk dönem müslümanlarından bir kısmı, zühd ve takvâ olsun diye bazı önemli gıda maddelerini kendilerine yasaklıyorlardı. Âyette böyle bir tutumun doğru olmadığına işaret edilmiştir (bk. İbn Âşûr, VIII, 33). Ancak Taberî, kendisinin ilk müslümanlar arasında böyle bir anlayış bulunduğunu gösteren bir bilgiye rastlamadığını belirtiyor (VIII, 12). Bu âyetin ifadesi karşısında da, vejeteryen anlayışın kişisel bir tercih olmaktan öte kendisi için dinî bir dayanak bulması mümkün değildir. Zira yüce Allah, açlıktan ölmek gibi bir çaresizlik dışında hangi şeylerin yenilmesinin haram olduğunu açıklamıştır.
Âyetin “Oysa Allah ... haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır” cümlesiyle hangi âyetin kastedildiği hususunda değişik görüşler ileri sürülmüştür. Müfessirlerin çoğunluğuna göre bu ifade ile, yenilmesi haram olan şeyleri açıklayan Mâide sûresinin 3. âyetine atıfta bulunulmuştur. Ancak En‘âm sûresi Mekke’de, Mâide sûresi ise Medine’de indiğinden bu görüş isabetli görülmemektedir. Râzî ise söz konusu ifadeyle, bu sûrenin az sonra gelecek olan 145. âyetinin kastedildiği görüşündedir.
Âyette, zaruret halinde haram kılınan şeylerden yenilmesine izin verilmiştir. Ancak zaruret halinin tesbitiyle ilgili kesin ölçüler belirlenmesi önemli güçlükler taşır; bu durum büyük ölçüde vicdanî bir meseledir. Bu sebeple âyetin sonunda “Muhakkak ki rabbin haddi aşanları çok iyi bilir!” buyurularak bu ruhsatı istismar etmeye kalkışacak olan kötü niyetli kimseler uyarılmıştır.
Mehmet Okuyan
Üzerine Allah’ın adı anılan (hayvan)lardan yememenize sebep nedir ki! (Oysa Allah), mecbur bırakıldıklarınız dışında, haram kıldığı şeyleri elbette size ayrıntılı açıklamıştır. Doğrusu birçoğu, bilgisizce kendi arzularına uyarak (insanları) saptırıyorlar. Şüphesiz ki Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilendir.
Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6: 114, dipnot 3.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın adı anılarak kesilenlerden niçin yemeyesiniz? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu birçoğu bilgisizce, kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
Size ne oluyor ki, üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Oysaki O, mecbur yemek zorunda kaldıklarınız dışında¹, haram kıldığı şeyleri size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Doğrusu birçokları bir bilgiye dayanmaksızın hevasına² uyarak saptırıyorlar. Kuşkusuz Rabb'in haddi aşanları en iyi bilendir.
1- Mecburiyetler haramları helal kılar. 2- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.
Ahmet Akgül
Zaruri bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız durumunda, bunlardan (bile) yiyebilecekleriniz dışında; O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, size ne oluyor ki (hâlâ), üzerinde Allah'ın ismi anılan (helâl) şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten (insanların önderlik ve mürşitlik taslayanların bir) çoğu da ilmi (ve ehliyeti) olmadan, sadece kendi nefsü hevâsına uyarak (peşlerine takılanları) saptırmakta (rast gele şu helâldir şu haramdır diyerek insanları dalâlete sürüklemekte) dir. Şüphesiz, Senin Rabbin haddi aşanları en iyi Bilendir.
Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenleri yemiyorsunuz? Halbuki zorada kaldığınız zamanlar hariç, size haram edilenleri ayırt etmişti. Şüphe yok ki halkın çoğu, bilmeden kendi istekleriyle sapıp gider. Şüphe yok ki Rabbin, haddini aşanları daha iyi bilir.
Üzerine Allah'ın adı anılan şeyleri, yememenize sebep ne? Allah, çaresiz kaldığınız şeylerin dışında, haram kıldıklarını size açıklamıştır. Ama bakın ki, bu tür konularda birçok insan, diğer insanları hiçbir gerçek bilgiye dayanmaksızın, kendi temelsiz görüşleriyle saptırarak Allah'ın helal kıldıklarını haram, haram kıldıklarını da helal göstermektedirler. Şüphe yok ki, senin Rabbin hak ve adalet sınırlarını aşanları çok iyi bilendir.
Bildiğiniz bir şey mi var ki Allah'ın emrinden uzak duruyor, Allah'ın adı anılarak kesilen hayvanların etinden yemiyorsunuz? Oysa Allah, mecburiyet altında yemek durumunda kaldıklarınızın dışındaki haram olan şeyleri size ayrıntılı olarak açıklamıştır.
Birçokları, bilgisizce, şahsî arzu ve ihtiraslarına uyarak hak yoldan ayrılıyorlar, insanları doğru yoldan uzaklaştırıyorlar, başlarına buyruk hale getiriyorlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlıyorlar. Rabbin haddi aşanları, Allah'ın emirlerini çiğneyenleri iyi bilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2:173; İmam Halef’in okuyuşuna göre meçhul siga manası verilmiştir.
Ahmet Varol
Allah zorunluluk halleri dışında size haram olan şeyleri ayrı ayrı açıklamış olduğu halde üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyeceksiniz? Pek çokları bilgisizce arzularına uyarak başkalarını saptırmaktadırlar. Şüphesiz ki Rabbin, sınırı aşanları en iyi bilendir.
Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksınız kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir.
Çaresiz muhtaç bulunduklarınız müstesna olmak üzere, o, size neleri haram kıldığını ayrı ayrı bildirmişken, üzerlerine Allah'ın ismi anılmış olanlardan ne diye yemiyeceksiniz? Gerçekten bir çokları bildiklerinden değil, yalnız nefis arzularıyla halkı sapıklığa düşürüyorlar. Muhakkak ki Rabbindir, o tecavüz edenleri, en iyi bilen...
Üzerinde Allah ismi zikredile şeyi neden yemeyeceksiniz? Hâlbuki Allah, size neleri haram kıldığını, zor durumda iken neleri yiyebileceğinizi size açıklamıştır. Hiç şüphesiz çokları, bir bilgiye dayanmadan yalnızca heva ve hevesleriyle saptırırlar. Hiç şüphesiz senin Rabbin, azgınları çok iyi biliyor.
Size ne oluyor? Kesilirken, üzerinde Allahın adı anılan şeyden yememektesiniz? Size haram kılınan şey anlatılmıştı, bunalmış olduğunuz hal başka, bilmeden birçokları, kendi havalariyle sapkınlığa düşüyor, Tanrın çok iyi bilir aşırı gidenleri
Size ne oluyor da üzerine Allah'ın adı anılarak kesilen hayvanların etlerinden yemiyorsunuz? Oysa Allah çaresizlik sonucu yemek zorunda kaldıklarınız dışında, size haram kıldığı etleri ayrıntılı biçimde açıkladı. Birçokları hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın, sırf keyfi arzularına uyarak insanları yoldan çıkarırlar. Hiç kuşkusuz Rabbin haddi aşanları çok iyi bilmektedir.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 119. Ayet Açıklaması
Eti yenmeyen hayvanlar Bakara, 2:173 ve Maide, 5:3 ayetlerinde açıklanmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.
Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu bir çokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.
İnsanlar çaresiz kalıp açlıktan ölüm tehlikesi gibi bir tehlike ile karşı karşıya kaldıklarında, haram olan şeylerden az miktarda yiyebilirler.
Edip Yüksel
Size ne oluyor ki, üzerinde ALLAH'ın ismi anılanlardan yemiyorsunuz? Halbuki zorunlu haller haricinde size yasaklananları detayıyla size açıklamış bulunuyor. Birçokları, bilgiye dayanmayan kişisel görüşleriyle halkı saptırıyor. Rabbin sınırı aşanları en iyi bilendir.
Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size, mecbur kalmanızın dışında haram olan şeyleri genişce açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilmeden keyiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar. Muhakkak ki, Rabbin, sınırı aşanları çok iyi bilir.
O size muztarr olduklarınız müstesna olmak üzere harâm kıldığı neler ise ayrı ayrı bildirmiş iken üzerlerine Allâh ismi anılmış olanlardan neye yimeyeceksiniz? Evet bir çokları bildiklerinden değil, mücerred hevâlariyle halkı behemehal dalâlete düşürüyorlar, şüphesiz ki rabbındır o mütecavizleri en ziyade bilen
O, size — kendisine kat'î suretde muztar ve muhtâc bulunduklarınız müstesna olmak üzere — neleri haram kıldığını ayrı ayrı bildirmişken üzerlerine Allahın adı anılmış olanlardan yememeniz de ne oluyor ya? Muhakkak ki bir çokları ilim (ifâde edebilecek deliller) ile (hiç bir münâsebeti) olmayarak hevâ (ve heves) leriyle (halkı) her halde sapdıracaklardır. Şübhesiz ki Rabbin haddi aşanları en çok bilenin ta kendisidir.
Kendisine mecbur kaldığınız (ölmeyecek kadar yemek zorunda olduğunuz)şeyler müstesnâ olmak üzere, (Rabbiniz) üzerinize haram kıldığı şeyleri gerçekten size iyice açıkladığı hâlde, üzerine Allah'ın ismi zikredilmiş olan (besmele ile kesilmiş hayvan)lardan neden yemeyesiniz? Hiç şübhesiz birçokları, bilgisizce kendi (nefsî) arzularıyla (insanları)açıkça saptırıyorlar. Muhakkak ki haddi aşanları gerçekten en iyi bilen ancak O Rabbindir.
Size ne oluyor da Allah’ın ismi anılarak kesilmiş hayvanların etlerini yemiyorsunuz. Hâlbuki size zaruretlerin dışında nelerin haram olduğu ayrıntılı olarak açıklanmıştı. Buna rağmen pek çoğu bilgisizce, arzularına göre insanları saptırıyorlar. Rabbin haddini aşanları en iyi bilendir.
Size ne oluyor! ki kesilir iken Allah/ın adı anılmış olan şeyi yemiyorsunuz? Halbuki O, bunalarak naçar kaldığınız hayvan başka olmak üzere size haram kıldığı şeyleri tafsil üzere beyan etmiştir. Muhakkak ki bir çoğu kendi heveslerinden dolayı nadanlıkla sapıtıp gidiyorlar [¹]. Rabbin tecavüz edenleri daha iyi bilir.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 119. Ayet Açıklaması
[1] Yahut halkı saptırıyorlar.
Kadri Çelik
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında haram olanları genişçe anlatmışken, adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden (insanları) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin aşırı gidenleri en iyi bilendir.
Allah, yenilmesini haram kıldığı her şeyi ve mecburen yemek zorunda kalacağınız durumları size ayrıntılarıyla açıklamışken, O’nun adı anılarak boğazlanmış olan hayvanların etinden niçin yemeyeceksiniz ki? Doğrusu insanların çoğu, hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın, sırf keyiflerine uyarak câhil insanları kendi çıkarları doğrultusunda saptırmaktadır. Fakat Allah, Kur’an’ın ortaya koyduğu hak ve adâlet sınırlarını kimlerin çiğnediğini çok iyi bilmektedir ve cezalarını da verecektir. Öyleyse;
Zorda kaldığınız şeyler hariç, neyin haram olduğunu size ayrıntılı açıklamışken, size ne oluyor da, üzerine Allah’ın adının anıldığı şeylerden yemiyorsunuz?
Birçoğu, kendi hevâları sebebiyle bilgisizce (yoldan) saptırıyor.
Gerçekten senin rabbin, Sınırı / Haddi Aşanlar’ı çok iyi bilir.
Allah size mecbur kalmanız dışında (yenilmesini) haram kıldığı şeyleri ayrıntılı bir biçimde açıklamışken1 size ne oluyor da üzerine Allah’ın ismi anılan şeylerden yemiyorsunuz? Onların birçoğu, bilgisizce kendi keyiflerine uyarak insanları hak yoldan saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
Ve Allah mecbur kaldığınız durumlar dışında (yemenizi) yasakladığı şeyleri size ayrıntılı olarak açıklamışken üzerinde O'nun adının anıldığı şeyleri neden yemiyorsunuz? Ama bakın, [bu tür konularda] birçok insan diğerlerini [hiçbir gerçek] bilgiye dayanmaksızın, kendi temelsiz görüşleriyle saptırmaktadır. Şüphe yok ki senin Rabbin hak ve adalet sınırlarını aşanlardan tam olarak haberdardır.
Mecbur kaldığınız durumlar dışında, size nelerin haram kılındığı detaylı bir şekilde açıklanmışken siz neden Allah’ın adının anıldığı hayvanlardan yemiyorsunuz? Fakat insanların birçoğu, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi arzu ve hevesleriyle bu konularda insanları saptırırlar ama Rabbin haddini aşanları (Haram ve helal koyma yetkisini kendinde bulanları) çok iyi bilendir. 5/1-3, 6/145, 16/116
Kaldı ki Allah, -mecbur kaldığınız hâller dışında- yasakladığı şeyleri size ayrıntılı olarak açıkladığı hâlde,[1112] O’nun adının üzerlerine anıldığı şeyleri niçin yemiyorsunuz? Fakat (bu tür konularda) birçokları, sahih bir bilgiye dayanmaksızın sırf kendi kişisel görüşleriyle (yasak alanını genişleterek) başkalarını saptırmaktadır: Kuşkusuz Rabbin haddini aşanları çok iyi bilmektedir.[1113]
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 119. Ayet Açıklaması
[1112] Ayrıntılı olarak açıklandığı ifade edilen şeylerin, bu sûreyle neredeyse eşzamanlı olarak inen 16:114-116. âyetlerde yer aldığı görülmektedir. Sûre olarak En’âm’ın Nahl’den önce indiği yaygın olarak kabul görse de, en azından bu âyetlerin Nahl sûresinin ilgili âyetlerinden sonra indiği kesindir.
[1113] Bu âyet eşyada asıl olanın mubahlık olduğu ilkesine zemin teşkil eden âyetlerin başında gelir (Krş: 3:93). Burada vahiy, açıkça yasak sınırlarının keyfî ve bâtıl inanca dayalı olarak genişlemesine karşı çıkıyor. Yasakların ayrıntılı olarak açıklandığını ifade eden âyet, bunların dışında kalanları ‘haram’ saymada ısrar edenleri açıkça yeriyor. Bu âyette “haddi aşma” ifadesi, genel kullanımın aksine “yasak sınırlarını genişletme, Allah’ın haram kılmadıklarını haram kılma” eylemine karşılık olarak kullanılıyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
Size ne var ki, üzerine Allah Teâlâ'nın ismi zikredilmiş olanı yemeyesiniz. Ve muhakkak size haram olan şeyler mufassalan bildirilmiştir. Ancak kendisine muzdar kaldığınız şey müstesna. Ve şüphe yok ki birçokları bilmeksizin kendi hevâlarıyla (halkı) dalâlete düşürürler. Senin Rabbin ise muhakkak ki, mütecavizleri en ziyâde bilendir.
Kesilirken üzerlerine Allah'ın adı anılmış olan hayvanların etlerinden niçin yemeyecek mişsiniz? O, zaten size haram kıldığı etleri açıkça bildirmiştir; ancak çaresiz kalıp da zaruret mikdarı yemeniz müstesnadır. Evet birçokları, bildiklerinden değil, sırf heva ve hevesleriyle halkı saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları pek iyi bilmektedir. [2, 173]
Nesefî’nin dediğine göre, fe külû (kesilirken üzerine Allah’ın adı anılmış olan hayvanların etini yiyin) emri (âyet:118) 117. âyetteki saptıranlara uymanın yasaklanmasının bir neticesi durumundadır. Zira onlar haramı helâl, helâli ise haram sayıyorlardı. Bu şöyle olmuştu: Müslümanlara diyorlardı ki: “Siz Allah’a kulluk ettiğinizi iddia ediyorsunuz. Öyleyse sizin öldürdüğünüzü yemektense, Allah’ın öldürdüğünü yemeniz gerekmez mi?” Bu âyetle müminlere deniliyor ki: “Siz kesin olarak iman ediyorsanız, öyleyse özellikle kesilirken üzerine Allah’ın adı zikredilen eti yiyin, yoksa onların putlarının adı zikredilerek kesileni veya kendiliğinden öleni yemeyin. Hem Allah adına kesilmiş olanı yemenize ne engel var ki? O, sizin öldürdüğünüz değil, Allah adına kesilen helâl ve hoş rızıktır”
Süleyman Ateş
Üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyesiniz? Çaresiz yemek zorunda kaldıklarınız dışında, size haram kıldığı şeyleri (Allah) size açıklamıştır. Doğrusu birçokları, bilmeden keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Muhakkak ki Rabbin, (evet) O, sınırı aşanları çok iyi bilir.
Allah, mecbur bırakılmadığınız sürece, haram kıldıklarını size ayrıntılı olarak açıkladığı halde üzerine Allah’ın adı anılanlardan yememeniz için dayandığınız ne var? Bir çokları, kendi heveslerine uyarak bilgisizce insanları saptırırlar. Rabbin, sınırları aşanları çok iyi bilir.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 119. Ayet Açıklaması
[*] Bkz. Bakara 2:173, Maide 5:3. En'am 6:145 ve Nahl 16:115. Bu âyetlerde, hayvanın kesim şekli, besmele çekme emri ve kesen kişinin inancı ile ilgili bir şart yoktur. Besmele, sadece Kurban bayramı kurbanı için şarttır. Bkz. Hac 22:28, Hac 34-36. Bu iki ayet gösteriyor ki Mekke'de müslümanlar, müşriklerin, Allah'ın adını anarak kestikleri hayvanlardan bile yemiyorlarmış. Müşrikin kestiğini haram kılan bir delil olmadığı halde böyle bir davranışta bulunmaları kınanmaktadır. Haram olan, sadece Allah'a iftira ederek adını anmadan kesilen hayvandır. O hayvanları, bu iş için yerleştirilmiş taşlar (nusub) üzerinde keserlerdi. Bkz. En'am 6:121, En'am 6:138 ve En'am 6:145
Şaban Piriş
Bir zorunluluk dışında neyin haram olduğunu size açıklamışken, size ne oluyor da Allah adı anılandan yemiyorsunuz? Bir çokları, bildiklerinden değil heveslerine uyarak saptırıyorlar. Şüphesiz Rabbin, ölçüyü aşanları en iyi bilendir.
Üzerine Allah'ın adı anılmış olan şeylerden ne diye yemeyeceksiniz? Zarurete düştüğünüz haller dışında size neyi haram ettiğini Allah açıkça size bildirmiştir. Fakat çokları, birşey bilmedikleri halde, kendi hevesleriyle insanları saptırıyorlar. Rabbin ise haddi aşanları pek iyi bilir.
Size ne oluyor da üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Zorda kalışınız dışında üzerinize haram kıldığını bizzat kendisi size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Birçokları ilimsiz bir biçimde kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin sınır tanımaz azgınları çok iyi bilmektedir.
daħı nedür sizüñ kim yimezsiz andan kim anıldı Tañrı adı anuñ üzere daħı bayıķ beyān olındı size ol kim ḥarām oldı üzerüñüze illā ol kim geñsüz olınduñuz anuñ yaña? daħı bayıķ çoķ azarlar nefsleri dilekleri-y-ile bilmeksüz bayıķ çalabuñ ol bilürirekdür ḥaddan geçicileri.