Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2015, sondan 4222. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 114. ayetidir. Nahl Suresi 114. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3013 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فكلوا مما رزقكم الله حلالا طيبا واشكروا نعمت الله ان كنتم اياه تعبدون
İçinde bulundukları bolluk ve güvenlik ortamını kendisine borçlu oldukları Allah’a karşı nankörlük eden, üstelik yaptıklarının yanlışlığını göstermeye çalışan Allah elçisini de yalancılıkla suçlayan şehir halkının bu yüzden uğradığı açlığı, korkuyu ve başlarına gelecek büyük azabı bir uyarı örneği olarak hatırlatan âyetlerin ardından Allah’a hakkıyla kulluk eden kimselerin, O’nun verdiği nimetlerden yararlanırken kendisine şükretmeleri gerektiği bildirilmekte; sonra da bazı haram yiyecekler sıralanmaktadır (bu haramlar konusunda bilgi için bk. Bakara 2:173). Allah kuluna gereksiz ve faydasız yere zorluk çıkarmaz; hatta kul zorda kalırsa, kural olarak yasakladığı bazı şeylere geçici olarak izin de verir. Önemli olan, Allah tarafından konmuş olan hükümlere saygı duymamızı, nimetlerinden ötürü O’na minnettar olmamızı sağlayan, bizi haksızlık ve aşırılığa sapmaktan koruyan bir dindarlık duyarlılığına sahip olmaktır. Buna karşılık, Allah’ın hükümlerini önemsemeyip de haram ve helâl konusunu hafife alarak, aslında kendi keyfî arzularıyla uluorta hükümler koyup bunları Allah’ın hükümleriymiş gibi göstermeye kalkışmak, “az bir faydalanma” yani önemsiz dünya menfaatleri uğruna “Allah üzerine yalan uydurmak”, insanı ebedî kurtuluştan mahrum bırakacak ve “elemli bir azab”a götürecek ölçüde ağır bir suçtur.
Mehmet Okuyan
Allah’ın size verdiği rızıktan temiz, helal olarak yiyin! Yalnız O’na ibadet ediyorsanız Allah’ın nimet(ler)ine şükredin!
Öyleyse Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helâl (ve) temiz olanlarını yiyin (için) ; eğer (sadece ve samimiyetle) O'na kulluk ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin (ki kurtulasınız!)
Bunun içindir ki, Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerin, temiz ve meşru olanlarından istifade edin ve eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, o zaman nimetlerinden dolayı Allah'a şükrünüzü gösterin.
Artık, Allah'ın size verdiği rızık ve servetin helâlinden, temizinden, sağlıklısından yeyin. Eğer O'nu, sadece O'nu ilâh tanıyor, candan müslüman olarak O'na teslim oluyor, saygıyla O'na kulluk ve ibadet ediyor, yalnızca O'nun şeriatına bağlanıyor, O'na boyun eğiyorsanız, itaat ederek onun verdiği nimetlere şükredin.
Artık Allah'ın size rızık olarak bahşettiği helal ve temiz olan nimetlerden yiyin. Eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, o zaman nimetinden ötürü (söz ve davranışlarınızla) Allah'a şükredin.
Sadece Allah'a kulluk edenler, O'nun haram etmediğini haram etmezler. Fakat, mollaları, şehyleri, imamları, din adamlarını Tanrı'ya ortak koşanlar, onların Tanrı ve peygamber adına uydurdukları sayısız haramlarla Tanrı'nın bağışladığı bir çok nimeti yasaklayarak nankörlük ederler. Bak 6:145-150 ve 42:21.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden helal ve temiz olarak yiyin. Allah'ın nimetine şükredin, eğer gerçekten O'na ibadet edecekseniz.
(2)“Ni‘metler, Mün‘im-i Kerîm’in (çok ni‘met verici ve ikrâm edici olan Allah’ın) taahhüdü (va‘di)altındadır. Senin işin, O’nun sofra-i ihsânından yiyip içmekle şükretmektir. Şükürde bir zahmet yoktur. Bil‘akis, şükür ni‘metin lezzetini arttırır. Çünki şükür, ni‘mette in‘âmı (ni‘met verme işini) görmek demektir. İn‘âmı görmek, ni‘metin zevâlinden (bitmesinden) hâsıl olan (ortaya çıkan) elemi def‘ eder. Zîrâ ni‘met zâil olduğunda (bittiğinde), Mün‘im-i Hakīkī (hakīkī ni‘met verici olan Allah) onun yerini boş bırakmaz, misliyle doldurur. Sen de teceddüdünden (yenilenmesinden) lezzet alırsın.” (Mesnevî-i Nûriye, Habbe, 107-108)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın size rızık olarak verdiklerinin helal ve temiz olanlarından yiyin. Eğer yalnızca O’na kulluk etmek istiyorsanız, nimetlerinden dolayı Allah’a şükredin.
Öyleyse, ey insanlar, Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıkları afiyetle yiyin ve eğer gerçekten yalnızca Allah’a kulluk ediyorsanız, O’nun bağışladığı nîmetlere söz ve davranışlarınızla şükredin! Ve sakın, Allah’ın helâl kıldığı nîmetleri haram kılmaya kalkışmayın:
O halde, (ey mü’minler!)1 Eğer sadece Allah’a kulluk ediyorsanız; Allah’ın size verdiği rızıkları helal (ve) temiz2 olarak yiyin ve Allah’ın nîmetine şükredin.
1 Bazı müfessirler hitâbın, Mekkeli müşriklere olduğunu söylemişlerse de 115. âyete göre Müslümanlara olması daha uygundur. 2 Âyetin bu bölümü: “...Allah’ın size verdiği helal (ve) temiz rızıkları yiyin...” diye de tercüme edilebilir. Ancak helal ve temiz rızık haram yolla da elde edilebileceğinden dolayı, yukarıdaki tercüme daha uygun bulunmuştur.
Muhammed Esed
BUNUN içindir ki, Allah'ın size rızık olarak bahşettiği temiz ve meşru şeylerden payınızı alın ve eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, o zaman nimetinden ötürü Allah'a şükrünüzü gösterin. 139
O halde siz, Allah’ın verdiği rızıkların temiz ve helal olanından yiyin. Ve eğer sadece Allah’a kulluk ediyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlere şükredin. 2/172, 7/10, 14/7, 16/14, 23/78, 31/12
Haydi, siz hem Allah’ın size verdiği rızıkların helâl ve temiz olanlarından yiyin, hem de onun nimetlerine şükredin! Tabii ki, gerçekten yalnızca O’na kulluk etmek (istiyorsanız)…
Artık siz, Allah'ın sizi merzûk ettiği şeylerden helâl ve tertemiz olanlarını yeyiniz ve Allah'ın nîmetine şükrediniz, eğer O'na ubûdiyette bulunur oldunuz iseniz.