Nahl Suresi 113. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2014, sondan 4223. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 113. ayetidir. Nahl Suresi 113. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 4742 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولقد جاءهم رسول منهم فكذبوه فاخذهم العذاب وهم ظالمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولقدجاءهمرسولمنهمفكذبوهفاخذهمالعذابوهمظالمون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velekad câehum rasûlun minhum fekeżżebûhu feeḣażehumu-l’ażâbu vehum zâlimûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki kendi içlerinden onlara elçi gelmişti de onu yalanlamışlardı. Onlar haksızlık ederlerken azap onları yakalamıştı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de, onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ant olsun ki, onlara, içlerinden bir resûl geldi. Fakat onu yalanladılar. Bunun üzerine onları azap yakaladı. Onlar zalimlerdir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun, onlara kendi içlerinden bir elçi gelmiş (ve gerçekleri hatırlatmıştı), fakat yine de onu yalanlamışlardı; böylece onlar zulümlerine devam etmektelerken azap onları yakalamıştı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki onlara, kendi cinslerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar, onları helak ediverdi azap ve onlardır zulmedenler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Andolsun, onlara kendi aralarından bir peygamber de geldi ve O'nu yalanladılar, yaratılış gayeleri dışına çıktıkları için, azap onları kıskıvrak yakalayıverdi.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Andolsun ki, onlara kendilerinden bir Rasul geldi. Onu yalanladılar. Onlar baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellerlerken, ceza ve felâket başlarına indi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun onlara kendi içlerinden bir peygamber geldi ama onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap kendilerini yakaladı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun, onlara kendi içlerinden bir elçi gelmişti, fakat onu yalanladılar; böylece zulümlerine devam etmektelerken azab onları yakalayıverdi.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Yemin olsun ki, Peygamberi inkâr eden o nankörlere içlerinden bir Rasûl geldi de onu yalanladılar. Zulüm yaparlarken azab da kendilerini yakalayıverdi. (Bu azab, müşriklerin Bedir felâketidir).
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Andolsun! Kendi içlerinden onlara bir elçi geldi. Onlar o elçiyi yalanladılar. Bunun üzerine onlar zulmederlerken, azap onları yakalayıverdi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlar içlerinden bir peygamber gelince, onu yalanladılar, zulümleri yüzünden azaba uğradılar
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap (Bedir savaşı ile) onları yakalayıverdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onlara kendilerinden bir elçi geldi, onu yalanladılar. Sonunda, zulmederlerken onları azap yakaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine zulüm yaparlarken azab da onları yakalayıverdi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Celâlim hakkı için, onlara içlerinden bir Resul geldi de ona yalan söyleyor dediler, zulmederlerken azâb da kendilerini yakalayıverdi
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki onlara kendilerinden bir peygamber de gelmişdir de onu tekzîb etmişlerdir. Derken onlar zulümlerinde berdevam iken kendilerini azâb yakalayıvermişdir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Şânım hakkı için, onlara kendilerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine, onlar zulmedici kimseler oldukları bir hâlde iken azab onları yakalayıverdi!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Hâlbuki onlara kendi içlerinden bir elçi gelmişti de onlar, o elçiyi yalanlamıştı. Zulümlerine devam ettikleri bir zamanda onları azap yakalamıştı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara içlerinden bir peygamber geldi, onlar onu yalancı saydılar, şirk ile zulüm edip dururken azaba [³] giriftar oldular.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz onlara kendi içlerinden bir peygamber gelmişti; fakat onu yalanladılar. Böylece onlar, zulümlerine devam ederlerken azap onları yakalayıverdi.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Doğrusu onlara, kendi içlerinden ve kendi dillerini konuşan bir Elçi veya elçinin misyonunu yüklenen dâvetçiler gelmişve Allah’ın ayetlerini onlara açıkça tebliğ etmişti, fakat onu yalanladılar ve inananlara hayat hakkı tanımadılar;işte onlar, böyle zulmedip dururlarken, o sözü edilen azap onları kıskıvrak yakalayıverdi! İşte bu fecî âkıbete uğramak istemiyorsanız, Allah’ın emirlerine sımsıkı sarılmalı, haram helâl konusunda, yalnızca O’nun verdiği hükümleri ölçü almalısınız:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
And olsun, onlara içlerinden bir rasûl geldi; onu yalanladılar; derken, onları Azap yakaladı. Zaten onlar zâlimlerdir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Yemin olsun, onlara kendi içlerinden bir Peygamber gelmişti de onlar, onu yalanlayarak zulümlerine devam etmektelerken azaba1 uğramışlardı.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Kaldı ki, onlara aralarından bir elçi de gelmişti; ama onlar o'nu yalanladılar. Ve onlar böylece zulüm ve haksızlıklarına devam edip giderken azap kendilerini kıskıvrak yakaladı.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Zira onlara içlerinden bir elçi gelmişti de onu yalancılıkla suçlamışlardı. Onlar bu haksızlığı yapar dururken azap onları yakalayıverdi. 22/42...44, 38/12...14, 50/12...14, 54/9
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve doğrusu onlara kendilerinden bir elçi gelmişti; fakat onu yalanladılar. Ne var ki onlar zulümlerini sürdürürken azap onları yakalayıverdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, onlara kendilerinden bir peygamber geldi, onu hemen tekzîp ettiler, artık onlar zalimler oldukları halde kendilerini azap yakaladı.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlara, içlerinden bir peygamber geldi, onlar onu yalancı saydılar. Derken onlar zulümlerine devam ederken, çok geçmeden azap kendilerini kıskıvrak yakaladı. [28, 58-59; 14, 28-29; 3, 164; 2, 151]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Andolsun, onlara, kendilerinden bir elçi geldi, onu yalanladılar. Bunun üzerine onlar zulümlerine devam ederken azab onları yakalayıverdi.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bunlara içlerinden mutlaka bir elçi gelir ve onu yalancı sayarlar. İşte o azap, yanlışlar içinde iken onları yakalar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara içlerinden bir peygamber gelmişti. Ama onu yalanladılar. İşte o zaman, zalimlikleri içinde iken onları bir azap yakaladı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Halbuki onlara bir peygamber de gelmişti. Fakat onlar peygamberi yalanladılar; azap da onları zulümleri üzerinde yakaladı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, onlara içlerinden bir resul geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine, onlar zulümlerine devam edip dururken azap kendilerini yakaladı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ geldi anlara yalavaç, anlardan; pes yalan duttılar anı. pes duttı anları 'aźāb, anlar žālimler iken.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Taḥḳīḳ geldi‐y‐idi anlara bir peyġamber özleri cinsinden, yalanladılar anı.Pes helāk itdi anları ‘aẕāb, anlar ẓālimler‐iken.