78. Nebe' Suresi Meali

KENDİ aralarında neyi[5512] soruşturuyorlar?[5513]
O muazzam (olayın) müthiş haberini mi?[5514]
Ki onlar o (haber) hakkında ihtilaf ediyorlar.[5515]
Evet: Bir gün (gerçeği) öğrenecekler;
evet, evet: Bir gün (gerçeği nasılsa) öğrenecekler.
YERYÜZÜNÜ (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?[5516]
Ve dağları da (o beşiğin) kazıkları?[5517]
Dahası sizi çiftler halinde yarattık;[5518]
ve uykunuzu istirahat[5519] kıldık;[5520]
ve geceyi tarifsiz bir örtü kıldık;[5521]
gündüzü de çalışma zamanı yaptık.[5522]
Ve üzerinize yedi kat (göğü) sapasağlam bina ettik.[5523]
Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.[5524]
Ve sıkılmaya hazır yağmur yüklü (bulutlardan)[5525] şarıl şarıl sular indirdik;
ki onunla tohumlar ve bitkiler bitirelim;
dahası, salkım saçak bahçeler (yetiştirelim diye).
ŞÜPHESİZ Ayrışma Günü’nün[5526] belirlenmiş bir vakti mutlaka vardır:[5527]
o gün sûra üflenir, derhal amacına göre taksim edilmiş topluluklar halinde (hayat alanına) çıkarsınız;
ve kapıları varmış gibi gökler açılıverir;[5528]
ve dağlar yürütülür, sanki bir serap olur.
Şüphesiz (o gün) Cehennemin gözleri yolda kalacaktır;[5529]
(o) haddini bilmezler için bir son duraktır;
onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.[5530]
Orada ne (yürek) serinletici bir (haber) tadacaklar,[5531] ne de (iç yangınını söndürecek) bir içecek.
Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık.[5532]
(İnkârlarına) uygun bir karşılık…
Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;
üstelik âyetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;
Biz de her şeyi bir bir sayarak kayıt altına aldık.
Sonunda (onlara diyeceğiz ki): “(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.”[5533]
NE var ki, Allah bilinciyle hareket edenleri tarifsiz bir mutluluk yurdu[5534] bekliyor;
içinden su çıkan göz bebeği bahçeler,[5535] bağlar…
Dahası, dengi dengine gözalıcı eşler…[5536]
Ve dolup taşan kadehler…
Orada kimse ne boş bir laf ne de yalan bir söz duyacak.
(Bütün bunlar) Rabbinden, tarif(e)siz bir hesaba göre bahşedilen sınırsız bir ödül olacak:
göklerin, yerin ve o ikisi arasındakilerin Rabbi’nden; Rahmân’dan…Ve hiç kimse O’na (karşı) söz söyleme cesaretini kendinde bulamayacak;[5537]
o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar[5538] ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahmân’ın izin[5539] verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.[5540]
İşte bu, hakkın tecelli ettiği gündür: artık isteyen Rabbine varan bir yol tutsun!
Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkâr eden kişi şöyle diyecek: “Âh n’olaydım, keşke bir toprak olaydım!”[5541]