Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1648, sondan 4589. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 52. ayetidir. Yusuf Suresi 52. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3731 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (9) ر (0) bulunuyor.
Arapça Metin
ذلك ليعلم اني لم اخنه بالغيب وان الله لا يهدي كيد الخائنين
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 52. Ayet Tefsiri
Müfessirlerin çoğunluğu, bu âyetlerde geçen sözlerin Hz. Yûsuf’a ait olduğu görüşündedir (bk. Taberî, XII, 238, XIII, 2; Zemahşerî, II, 328; Begavî, II, 430). Bununla birlikte bu sözlerin Aziz’in karısına ait olduğunu söyleyenler de vardır. Onlara göre bu âyetler, bir önceki âyetin devamıdır. Çünkü bu sözler kralın huzurunda kadınların sorguya çekildiği sırada söylenmiştir. Halbuki o zaman Yûsuf zindanda bulunuyordu. Ayrıca bu âyetleri 51. âyetten ayıran herhangi bir karine de yoktur; dolayısıyla bu sözler kadına ait olmalıdır. O bu sözleriyle Yûsuf’un gıyabında ona hıyanet etmediğini ve kendi nefsini de temize çıkarmak istemediğini ifade etmek istemiştir (İbn Kesîr, IV, 319 vd.; Reşîd Rıza, XII, 323; İbn Âşûr, XII, 292). Kadın suçunu itiraf ettiğine göre, kalkıp bir de “O suçlu ama ben de büsbütün temiz değilim” anlamında bir söz söylemesi çelişkili olacağından, kanaatimizce o sözleri Hz. Yûsuf söylemiş olmalıdır.
Mehmet Okuyan
“Bu (itirafım, Yusuf’un) yokluğunda (o şimdi hapisteyken) ona hainlik etmediğimi ve Allah’ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.
Bu ve bir sonraki ayette geçen konuşmalar sanıldığı gibi Hz. Yusuf’a değil, Züleyha’ya aittir; çünkü surenin 54. ayetinden de açıkça anlaşılıyor ki Hz. Yusuf, bu konuşma esnasında henüz hapisteydi; daha sonra çağrılıp saraya getirtilmişti.
Bayraktar Bayraklı
“Bu, onun yokluğunda ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın ihânet edenlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir.”
1- Aziz'in hanımı, gerçek neyse onu söyleyerek, suçu Yusuf'a atmıyor. Böylelikle ona ihanet etmemiş oluyor.
Ahmet Akgül
(Yusuf, kadınların Mısır Melikine gerçeği itiraf ettiklerini öğrenince aracıya şunu söyledi:) “Bu (girişimim), onun (vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve Allah'ın ihanet edenlerin hileli-düzenlerini kesinlikle başarıya eriştirmeyeceğini kendisinin de bilip öğrenmesi içindi. (Kendimi iftiradan, çevremi su-i zandan kurtarmam icap ederdi.) ”
Yusuf, bu da dedi, padişahın, o yokken ona bir hainlik yapmadığımı bilmesi içindi ve şüphe yok ki Allah, hainlerin düzenlerini başarıyla sonuçlandırmaz.
Elçi gelipte kadınların itirafını anlatınca, Yûsuf şöyle dedi: “Onların bu itiraflarına lüzum görmem; benim vezirin yokluğunda kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hile ve tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını, vezirin de bilmesi içindir.
Dürüstlüğü sabit olduktan sonra Yûsuf:
“Bunu sormam, Devletlü vezirin yokluğunda, ona hıyanet etmediğimi, Allah'ın hainlerin sinsi planlarını başarıya ulaştırmayacağını onun bilmesi içindi.” dedi.
(Yusuf aracıya şunu söyledi:) 'Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah'ın ihanet edenlerin hileli-düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi.'
Yûsuf dedi ki, kadınlara gerçeği itiraf ettirişim şunun içindi: vezir bilsin ki, hakîkaten ben ona, gıyâbında hainlik yapmadım ve muhakkak ki, Allah hainlerin hilesini muvaffakıyete ulaştırmaz.
(Yusuf olup biteni öğrendiğinde:) Amacım; efendim bilsin ki ben, arkasından ona ihanet etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz” dedi.
(Elçi gidib de Yuusufa bu kat'î i'tirâfı nakletdikden sonra o, dedi ki: «(Benim) bu (i'tirâfa lüzum görüşüm azîzin) gıyaabında kendisine hakıykaten haainlik etmediğimi ve Allahın, haainlerin hıylesini hiç şübhesiz muvaffakiyyete erdirmeyeceğini onun da bilmesi içindi».
“Kral’a de ki: Bu soruşturmanın yapılmasını istemem, beni evinde barındıran vezirin şerefine asla leke sürmediğimi, o evde yanımızdayken onun hanımına nasıl yan gözle bakmadıysam, yokluğunda da kendisine hiçbir zaman ihânet etmediğimi ve Allah’ın, hâinlerin hilesini asla başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir.”
1 Bu ifâdelerin vezirin karısına ait olduğunu söyleyen müfessirler varsa da Hz. Yûsuf (a.s.)’a ait olması, daha uygundur. Zîrâ vezirin yokluğunda karısı ona ihânet etmek istemiştir. Hz. Yûsuf (a.s.) ise ihânet etmemiştir. Bk. (Taberî, Kurtubî, Celâleyn)
Muhammed Esed
[Yusuf olup biteni öğrendiğinde: 51 “Amacım [eski efendimin,] arkasında 52 kendisine ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hazırladığı tuzakları asla başarıya ulaştırmadığını bilmesini sağlamaktı” dedi,
(Yusuf): İşte şu gerçeği (efendim) bilsin diye (söylüyorum) ki, ben gıyabında ona ihanet etmedim, üstelik Allah da hainlerin tuzağını asla başarıya ulaştırmaz.[1873]
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 52. Ayet Açıklaması
[1873] Bu ve müteakip âyette konuşan kişinin Hz. Yusuf mu yoksa Aziz’in karısı mı olduğu tartışılmıştır. Doğrusu bu fakir de iki görüş arasında bir müddet gidip gelmiştir. Uzun mütalalarımın ardından bu ve müteakip âyetin Hz. Yusuf’a ait olduğunda şüphem kalmadı. 52. âyette bunun iki delili var: 1) Konuşan kişi “ben gıyabında ona ihanet etmedim” diyor. Bunu demek Aziz’in karısının hakkı değil, Yusuf’un hakkıdır. 2) Konuşan kişi tuzak kuranları kınıyor. Açıktır ki tuzağı Aziz’in karısı kurmuştur. Allah en doğrusunu bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hazret-i Yusuf dedi ki: «Bu, bilmesi içindir ki, Ben ona gıyabında hıyanet etmiş olmadım. Ve şüphesiz ki, Allah Teâlâ hain olanların hilesini muvaffakiyete erdirmez.»
52, 53. Ve devamla şöyle dedi: Bunu böylece söylüyorum ki eşim vezir de (Yusuf'a sahib olmaya yeltenmemle beraber) kendisinden gizli olarak ona (fiilen) hiyanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini iflah etmeyeceğini bilsin. Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevk eder. Doğrusu Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur). ”
Bu âyetler için şu tefsir daha yaygındır: “(Yusuf dedi ki:) Maksadım, vezire hainlik etmediğimi, hainlerin hilelerini Allah’ın iflah etmeyeceğini onun da bilmesini sağlamaktı. Ben nefsimi temize çıkarmam (…)”. Fakat ilk tefsir, Hz. Yusuf (a.s.)’ın makamına ve Kur’ân’ın siyakına daha uygundur (İbn Kesir). Zira kail, yani sözü söyleyen açıkça bildirilmiyor. Bu da vezirin eşinin sözünün devam ettiğini gösterir.
Süleyman Ateş
(Gerçeği söyledim ki Yusuf) Benim, arkadan kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."